Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13658 E. 2024/11642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13658
Karar No
2024/11642
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/676 Değişik İş, 2022/676 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 01.11.2021 tarihinde kontrolsüz manevra ile refüje çarparak aniden müvekkiline ait aracın önüne çıkması üzerine yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride ıslah edilmek üzere, maddi hasar ve değer kaybı nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...den alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş; 17.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 43.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafça başvuru öncesi müvekkili şirkete tam bir başvuru yapılmadığını, işbu başvurunun belirsiz dava koşullarını taşımadığını, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini, hasar aşamasında ödeme yapılmış olması sebebiyle müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartların işbu uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, en az %30 oranında parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin Komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 30.000,00 TL hasar zararının 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber aleyhine başvuru yapılan Doğa Sigorta A.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın tescilli olduğu ülkedeki rayiç değerine ve Türkiye'deki onarım maliyetine göre, aracın pert-total sayılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığı, hal böyle olunca onarım maliyeti, maliyetin hesaplanmasında esas alınması gereken ölçütler yönünden yapılan itirazların incelenmesine gerek kalmadığı, başvurucu vekilince 15.03.2022 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz edilerek, davayı sigorta limiti dahilinde arttıracakları, mehil verilmesinin istenildiği, başvurucu vekilince sunulan 17.03.2022 tarihli dilekçe ile 10.000,00 TL olan dava değerinin 43.000,00 TL'ye ıslah edildiği, ıslah harcına ilişkin dekontun 18/03/2022 tarihli olduğu, başvurucu vekilince sunulan 22.04.2022 tarihli dilekçede her ne kadar bir saat önce gönderilen dilekçede 13.000,00 TL değer kaybı talep edilmiş ise de, aracın pert olması nedeni ile beyanın düzeltildiği, 43.000,00 TL'nin maddi hasar için talep edildiğinin belirtildiği, başvurucunun aracında sigortacının poliçe limiti ile sınırlı olduğu 43.000,00 TL'den daha fazla hasar oluştuğu, talebin açıklanmasının istenilmesi üzerine alacağın değer kaybı ve hasar olarak ayrıntılandırıldığı, aynı gün düzeltme dilekçesi verildiği, alacağın Sigortacının “Maddi Zararlar Teminatı” kapsamında olduğu, ihtilafların en düşük maliyetle ve en kısa sürede çözüme kavuşturulmasının asıl olduğu, zarar görenin bir an önce alacağına kavuşmasının, zarardan kısmen sorumlu olan basiretli tacirin de borçtan bir an önce kurtulmak istemesi gerektiği, başvurucunun talebinin kabulünün hakkaniyete uygun düşeceği, temerrüt tarihinin belirlenerek yasal faiz işletilmesinde isabetsizlik görülmediği, başvurucu lehine maktu 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle; "... itiraza konu 29.04.2022 — K-2022/103398 sayılı Karara Sigortacı vekilinin yaptığı itirazların reddine, başvurucu vekilinin yaptığı itirazın kabulüne, bu doğrultuda itiraza konu kararın kaldırılarak; başvurucunun talebinin kabulü ile 43.000,00 TL maddi zarar tazminatının 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Sigortacıdan alınarak, Başvurucuya ödenmesine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın HMK M. 176 uyarınca hukuka aykırı olduğunu ilgili kanun hükmü uyarınca ıslaha yalnızca bir kere başvurulabileceği hüküm altına alınmışken İtiraz Hakem Heyetinin bunun aksi yönünde ikinci kez ıslah edilmiş tutar üzerinden hüküm kurduğunu, başvuru konusu uyuşmazlığın detaylı bilirkişi incelemesi ve kapsamlı yargılama gerektirmesi nedeniyle komisyon tarafından el çekme kararı verilmek suretiyle işbu haksız ve hukuka aykırı başvurunun usulden reddi ile bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, araç hasarına ilişkin hazırlanan hükme esas bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, tespit edilen rayiç değerin fahiş ve dayanaksız olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın şüpheli bir biçimde gerçeklestiğini ancak yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin Komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 01.11.2021 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybının tahsili talebine ilişkindir. 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin dava dışı araç sürücüsü ve işleteni Yusuf Bilmez ve Oğuzhan Murat aleyhine Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/519 Esas sayılı dosyasında hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2024 tarih 2022/1940-2024/370 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek 13/03/2024 tarihinde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/519 esas sayılı dosyasında hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince, eldeki başvurunun konusu olan davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 01.11.2021 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybının tahsili talebi için de davalı aleyhine mahkemeye başvurması gerektiğinden Hakem Heyetince dosyadan el çekilerek başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince sigortacı vekilinin yaptığı itirazların reddine davacı vekilinin yaptığı itirazların kabulü ile 43.000,00 TL'lik maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup bu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın 01.11.2021 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybının tahsil talebine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak dava dışı araç sürücüsü ve işleteni Yusuf Bilmez ve Oğuzhan Murat aleyhine Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkesinin 2021/519 E. sayılı dosyasında hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği söz konusu karara karşı istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verildiği ve kararın 13.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 maddesinde "Mahkemeye ve tüketicinin korunması hakkında kanun hükümleri uyarınca tüketici sorunları hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklara ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz" şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda davacı tarafından dava dışı araç sürücüsü ve işleteni Yusuf Bilmez ve Oğuzhan Murat aleyhine Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/519 Esas sayılı dosyasında hasar bedeli değer kaybı ve araç mahrumiyetine ilişkin tazminat davası açılmış olsa da, iş bu tahkim dosyasında davalı olan sigorta şirketi aleyhinde açılmış dava bulunmamaktadır. Bu nedenle tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği için müteselsil sorumlulardan davalı ... şirketi aleyhine genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurulması mümkündür. Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durum da söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13658, K. 2024/11642, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13658-e-2024-11642-k-0f68359ee148