Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13414 E. 2024/11290 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13414
- Karar No
- 2024/11290
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/116 D.İş - 2021/115 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-2955 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K.2020/88625 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.09.2012 tarihinde davalı ... şirketi tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigortalanan aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini beyanla fazlaya ait ve munzam zarardan kaynaklanan her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMK md. 107/1 uyarınca şimdilik 3.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tutarında maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibi tarafından huzurdaki başvurunun ikamesinden önce Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/565 E. sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhine "sakatlık tazminatı talepli" dava ikame edildiğini ve bu dava devam ederken davacı tarafından davadan feragat edilmesi sonucu Mahkeme tarafından feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafından tazminat hakkından feragat edilmiş olmakla dava açma hakkı düştüğünden huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuruda ileri sürülen sürekli sakatlık taleplerinin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı yana geçici iş göremezlik için (180 gün) 02.06.2020 tarihinde 4.521,83 TL, geçici bakıcı gideri için (90 gün) 02.06.2020 tarihinde 2.821,50 TL tazminat ödendiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin ödenmiş olması nedeniyle iş bu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketçe ödenen tutar ile hesap edilen tutar arasında açıkça fahiş bir fark olduğunun tespit edilmesi halinde müvekkili şirket tarafından davacı yana yapılan ödemenin ödeme tarihinden bilirkişi raporunun tanzim tarihine kadar yasal faiz işletilmek suretiyle güncellenerek hesap edilen tutardan düşürülmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalarda davacı için Balıkesir Devlet Hastahanesi tarafından düzenlenmiş olan davacının %0 oranında maluliyeti olduğunu gösterir 27.02.2014 tarihli rapor bulunduğunun tespit edildiğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, her durumda söz konusu raporu kabul etmediklerini, ........ Üniversitesi dışında bir üniversite hastahanesinden rapor alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, talep sahibinin söz konusu olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti ve yapılan ödemelerin hesaplanabilecek tazminattan mahsubu gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, hatır için taşınıp taşınmadığı konularının araştırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması ve davacının da buna rağmen sigortalı araç ile seyahat etmesi nedeniyle davacının da dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu, bu kapsamda var ise davacıya ödenecek tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının hatır için taşındığının tespiti halinde hesaplanacak olan zarardan indirim yapılması gerektiğini, davacının temerrüt tarihini belirtmemesi nedeniyle taleple bağlı kalınarak ancak ve ancak iş bu dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilebileceğini, müvekkili şirketin avans faizden sorumlu olmadığını, kazaya karışan araç hususi araç olduğundan huzurdaki dava bakımından uygulanacak olan faiz türünün yasal faiz olduğunu, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre hesaplanacak miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya eklenen İzmir... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastahanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 14.02.2020 tarihli Sağlık Kurulu Raporundaki tespitler ile davacı için Sağlık Bakanlığı Balıkesir Devlet Hastahanesi tarafından düzenlemiş olan davacının %0 oranında maluliyeti bulunduğunu gösterir 27.02.2014 tarihli rapor arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte başvuranın rapor temin etmesi gerektiği yönünde kurulan ara karar gereğince başvuru sahibinin Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastahanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu Raporunu sunduğu, İzmir... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastahanesi 14.02.2020 tarihli Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda belirlenen %36 sakatlık oranı üzerinden sürekli maluliyet tazminatı hesaplandığı, başvuru sahibinin alkollü iken araç kullanan sürücü ...ın 3.8 mg/dl alkollü olduğu araçta yolcu konumunda olması nedeniyle zararlı sonucun oluşmasına, kendi zararına veya zararın artmasına neden olduğunun belirlendiği, Yargıtay değerlendirmelerine göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının takdir edildiği, her durumda hesaplanan zarar poliçe limitinin üzerinde olduğundan sürekli maluliyet tazminatı talebi 223.000,00 TL olduğundan işbu tutarın kabulü gerektiği, sigorta şirketi lehine usuli kazanılmış hak oluşturan İzmir... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastahanesi 14.02.2020 tarihli Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda davacının 180 gün geçici iş göremezliğe ve 90 gün bakıcı ihtiyacına neden olduğunun belirlendiği, sigorta şirketi tarafından 90 gün geçici bakıcı ihtiyacı süresine karşılık 02.06.2020 tarihinde 2.821,50 TL ödeme ve 180 gün geçici iş göremezlik süresine karşılık 02.06.2020 tarihinde 4.521,83 TL ödeme yapılmış olmakla bu hususta tamamlanması gereken bir tazminat bulunmadığı, hüküm altına alınan tazminata 04.03.2020 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle "Başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 223.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.03.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...den alınarak Başvuru Sahibine verilmesine,..” karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin uyuşmazlık konusu kazada oluşan sürekli iş göremezlik zararının tazmini amacıyla dava açtığı, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/565 E. sayılı dosyasında feragat nedeniyle başvuru sahibinin sürekli sakatlık talebinin reddine karar verildiği, Heyetin 20.01.2021 tarihinde aldığı ara kararda, feragat tarihinden sonra (07.04.2015) maluliyette bir artışın olup olmadığının tespiti amacıyla davacı ...'ın Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarına (raporu düzenleyecek Heyetin en az 3 kişiden oluşmasının ve en az birinin Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olmasının sağlanmasına) sevk edilerek davacı ...'ın muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak feragat tarihinden sonra maluliyette bir artışın olup olmadığı, artış varsa oranının tespit edilmesine karar verildiği, aynı ara kararda taraflardan ek süre talep edildiği, başvuru sahibi vekilinin ek süreye onay verirken davalı vekilinin bu konuda beyanda bulunmadığı, itirazın değerlendirilebilmesi için maluliyet artışını ispat eden yeni bir raporun alınması gerektiği halde söz konusu raporun temini ve daha sonra aktüer hesaplaması için gerekli olan ek süre talebine davalı tarafından onay verilmediğinden, dosyanın esası ile ilgili karar verilemediği gerekçesiyle "5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/12-16 maddesi uyarınca belirlenen süreler içinde karar verilmesi mümkün olmadığından ve uyuşmazlığın yetkili mahkemece halledilmesi gerektiğinden, itiraza konu Hakem kararının kaldırılmasına, Heyetimizce dosyadan el çekilmesine, itirazın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/565 E. sayılı dosyasında tam bir feragatten söz etmek mümkün olmadığından gelişen durum değerlendirmesine de yargılamanın devamı açısından gerek bulunmadığını, bahse konu davada "kısmi feragat" daha doğru bir ifadeyle talep sonucundan vazgeçme söz konusu olup tazminat alacağının tamamından feragat edilmesinin söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkilinin uğramış olduğu maluliyet oranının oldukça yüksek olduğunu, söz konusu dava tarihi itibariyle müvekkilinin bunu bilmediğini, bilmediği bir zararın tazmininden feragat ettiğinin düşünülemeyeceğini, müvekkilinin sadece talep sonucundan "vazgeçmiş" olup %43 oranında gelişen maluliyet tazminatından feragat etmediğini kaldı ki gelişen durum zararının bulunduğunun da aşikar olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, mahkemedeki feragatten sonra maluliyette artış olup olmadığının tespiti amacıyla rapor alınmasına karar verildiği, maluliyet artışını ispat eden raporun temini ve aktüer raporu alınması için ek süre talebine karşı davacı vekilince muvafakat verildiği, davalı vekilince muvafakat verilmediği ve kalan sürede işlemlerin tamamlanmasının mümkün olmadığı ve uyuşmazlığın mahkemede çözülmesi gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 5684 sayılı Kanun'un 30/12 hükmü gereği, İtiraz Hakem Heyeti dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı; ancak, davalının süre uzatılmasına muvafakat vermeyişinin TMK 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına uygun düşmeyeceği ve korunmayacağı hususları da gözetilerek inceleme yapılması gerektiği, dosyadan el çekme kararı verilmesinin doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.