Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12779 E. 2023/6815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12779
- Karar No
- 2023/6815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2022/187 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 27.08.2003 tarihinde yolun bir tarafından diğer tarafına geçmek isterken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken davacıya çarptığını ve müvekkilinin yaralanmasına ve sol gözünü kaybetmesine sebebiyet verdiğini, davalı İsviçre Sigorta A.Ş.'nin davalılara ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketi olduğunu ve ödeme yapmadığını, davalı sürücü ...'ın hız sınırlarını bilinçsizce zorladığı, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı, trafik kurallarına aykırı davrandığı için asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin uzunca bir süre tedavi gördüğünü, tedavi giderlerini kendisinin karşıladığını, müvekkilinin yaralanmasından dolayı işine gidememekten dolayı iş gücü kaybına uğradığı, kaza sonucu sol gözünü kaybetmesinden dolayı sürekli iş gücü kaybına uğradığı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile müavekkilinin uğramış olduğu maddi zararları olan 20.000,00 TL iş gücü kaybı zararı ve 30.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan İsviçre Sigorta açısından poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin yaralanmasından ve gözünü kaybetmesinden dolayı duyduğu elem ve üzüntüden dolayı talep ettiği manevi tazminat olan 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren hüküm altına alınarak davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle iş gücü kaybı zararı talebini 144.503,00 TL'ye yükseltmiştir. Yargılama sırasında sunduğu dahili dava dilekçesi ile tedavi gideri talepleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; 27.08.2003 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu aracın davacıya çarpması ile yaralandığını, olay nedeniyle Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/41 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat talep etmiş ise de, manevi tazminat yönünden faiz talep edilmesinin sehven unutulduğunu belirterek, faiz talebi için bu davayı açtıklarını belirterek, dosyaların birleştirilmesi ile manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu savunarak manevi tazminata ilişkin talebin müvekili şirket bakımından reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili; davacı işe giderken kaza meydana gelmiş olup, iş kazası söz konusu olduğundan İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin yasak yola girmediğini, trafiğin yoğun olduğu kaza mahallinde 20 km'den fazla surat yapmasının mümkün olmadığını, davacının sağına soluna bakmadan müvekkilinin aracının önüne atladığını, davacının talep ettiği tazminat miktarlarının çok fazla olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.12.2011 tarihli ve 2005/41 Esas, 2011/747 Karar sayılı kararı ile; davacının kazada %62,5 nispetinde kusurlu olduğu, bu kazadan dolayı davacının % 74 oranında çalışma gücü kaybına uğradığı ve 18 ay çalışmadığı belirtilerek iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 144.503,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 13.576,50 TL tedavi gideri ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketine karşı açılan tedavi giderlerine ilşkin davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2013 tarihli ve 2012/7860 Esas, 2013/5202 Karar sayılı ilamıyla; uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur ve maluliyet oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca ıslahın zamanaşımı süresi dolmadan yapılmasına göre davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesinden sonra "....Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 03.09.2010 tarihli raporda, davacının iyileşme süresi 18 ay olarak belirlenmiş ve bilirkişi tarafından bu dönem için hesap edilen 1.748 TL geçici iş göremezlik zararına mahkemece hükmedilmiştir. Davalılar vekilince davacının bu süre zarfında çalışmasına devam ettiği iddia olunmuş, mahkemece bu husus araştırılmamıştır. Mahkemece davacının 18 aylık iyileşme süresi içinde çalışıp çalışmadığı ve bu dönem için Sosyal Güvenlik Kurumundan kendisine ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının etraflıca araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiştir....Somut olayda; tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ve kaza tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir. Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma kapsam ve nedenine göre davalılar ... ve ... vekilinin tedavi giderlerine ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.09.2014 tarihli ve 2013/395 Esas, 2014/361 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş. aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile 144.503,00 TL iş göremezlik tazminatının her üç davalıdan tahsiline, 13.576,50 TL tedavi giderinin davalılar ..., ... ve Sosyal Güvenlik Kurumundan tahsiline, tedavi giderleri yönünden Ergo Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, dahili davalı ... vekili ile davalılar ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2015/4907 Esas, 2018/3215 Karar sayılı ilamıyla; kişinin mutlak surette devlet sağlık kurumlarında tedavi görmeye zorlanması, onun yaşam hakkının sınırlandırılması ve bu konuda tercih yapmasını engellemek sonucunu doğuracak olmasına göre, davacı vekili, dahili davalı ... vekili ile davalılar ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesinden sonra "...Mahkemece davacının kaza tarihinde çalıştığı iş yerinden tekrar sorularak, davacının tedavi gördüğü 18 aylık dönemde prim tahakkuku dışında, ücretlerinin/maaşının ödenip ödenmediğinin sorularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir..Davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden Sosyal Güvenlik Kurumu, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumludur. Mahkemece somut olayda, belgeli/faturalı tedavi giderinden SUT kapsamında değerlendirme yapılarak davalı ... Kurumunun yanında diğer davalılar ..., ...'ın da sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde yapılacak iş; mahkemece tedavi giderlerinin hesaplanması yönünde yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davacı tarafça karşılanan ve 6111 sayılı Yasada düzenlendiği üzere acil hal teşkil eden tüm (SUT yönünde bir hesaplamaya/ayrıma gidilmeksizin) belgeli tedavi giderlerinden sadece Sosyal Güvenlik Kurumunun, davacının belgeli/belgesiz paramedikal tedavi gideri ile refakatçi için yapılması zorunlu giderlerinden (refakatçi oda ücreti, refakatçi öğün yemekleri vb.) Sosyal Güvenlik Kurumu dışındaki davalıların (hükmü temyiz edenlerin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilerek) sorumluluğunun belirlenerek sonucuna göre karar vermek olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir...Davacı vekilince faturaya istinaden talep edilen tedavi giderlerinden bilirkişice SUT kapsamında hesaplama yapılmış olup anılan hesaplama yöntemi usul ve yasaya uygun değildir. Danıştay Onuncu Dairesinin 2010/6584 Esas Numaralı Kararı gereği 05/11/2011 tarih ve 28106 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğde yer alan trafik kazası tedavi giderlerine yönelik Sağlık Uygulama Tebliği’ne ilişkin uygulamanın yürütmesi durdurulmuş olup, bundan sonraki trafik kazalarına bağlı acil hal teşkil eden tedavi giderlerinden özel veya devlet hastanesi ayrınına gidilmeksizin ve SUT konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın “tüm” tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacaktır. Buna göre mahkemece davacının tedavi giderlerinden sadece SUT kapsamında kalan kısmından sorumluluğa karar verilmesi doğru görülmemiştir...Mahkemece davacının tedavi giderine yönelik talebinin 30.000,00 TL olduğunun kabulü ile tedavi giderine yönelik yapılan yeni bilirkişi incelemesi sonucunda hasıl olacak sonucun bu 30.000,00 TL yönünden değerlendirilerek karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir...Dahili davalı ... harçtan muaf olduğu halde, Sosyal Güvenlik Kurumunun da diğer davalılar ile birlikte harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.12.2019 tarihli ve 2018/405 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 142.755,00 TL iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ... ve Ergo Sigorta A.Ş,'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 13.150,77 TL tedavi giderinin davalı ... Kurumundan davaya dahil edildiği tarihten itibaren; 417,14 TL tedavi giderinin ise davalı ... ve ...'tan olay tarihinden itibaren tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, tedavi gideri talebi yönünden davalı Ergo Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine; manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, dahili davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/2076 Esas, 2021/3300 Karar sayılı ilamıyla; bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğinden dahili davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesinden sonra "....Tedavi giderleri yönünde sorumluluğun ve zarar miktarının tespiti açısından bozma ilamı doğrultusunda alınan raporda, 35.068,72 TL tedavi giderinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğu belirtilmiş, mahkemece rapor hükme esas alınarak belirlenen tedavi giderinden dahili davalı ...'nun sorumluluğunun kusur oranında olduğu gerekçesi ile davacının meydana gelen kazadaki kusuru oranında indirim yapılarak davalı ...'nun sorumlu olduğu tazminat tutarının 13.150,77 TL olduğu gerekçesi ile bu miktara karar verilmiştir. Anılan karar hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Şöyle ki; Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu 6111 sayılı Yasa gereğince yasadan kaynaklanan, hizmet odaklı bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türü değildir. Bu nedenle davalı ... yönünden hükmedilecek tedavi gideri tazminatından kusur indirimi yapılmadan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğu kabul edilen 35.068,72 TL üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; Dairenin 10.02.2022 tarihli ve 2021/18734 Esas, 2022/2114 Karar sayılı ilamı ile dahili davalı ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine, davalılar ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçünçü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamlarına ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen trafik kazasında davacı ...'nın % 62,5 oranında kusurlu olduğu, bu kazadan dolayı davacının % 74 oranında çalışma gücü kaybına uğradığı ve 18 aylık iş göremezlik dönemi içinde aynı zamanda çalışmakta olduğu firmadan maaş aldığı anlaşılmakla, aldığı maaşın hesaplanan maddi tazminattan mahsubu sonucu uğradığı maddi zararın 142.755,00 TL olduğu, belirlenen tedavi giderinden dahili davalı SGK'nın sorumluluğunun 35.068,72 TL olarak hesaplandığı, diğer davalılar ... ve ...'ın sorumluluğunun ise 417,14 TL olduğu, davacının geçirmiş olduğu kaza sebebiyle kendisinde oluşan araz, duyduğu acı ve ıztırap, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak; davanın kısmen kabulü ile 42.755,00 TL iş göremezlik tazminatının davalı ... mirasçıları, davalı ... ve davalı Ergo Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen, Ergo Sigorta AŞ'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere olay tarihi olan 27/08/2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 35.068,72 TL tedavi giderinin davalı ...'ndan davaya dahil edildiği tarihten itibaren, 417,14 TL tedavi giderinin ise davalı ... mirasçıları ve davalı ...'tan olay tarihi olan 27/08/2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tedavi gideri konusunda davalı ... (Birleşen İsviçre Sigorta A.Ş., Ergo Sigorta A.Ş.) hakkında açılan davanın reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... mirasçıları ve davalı ...'tan olay tarihi olan 27/08/2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; SUT hükümlerinin dikkate alınmadığını, 6111 sayılı Kanun gereği trafik kazasından kaynaklanan belgeli tedavi giderlerinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı ... sigortaya yöneltilen tedavi giderleri talebi, 6111 sayılı yasa ile yapılan değişiklik nedeniyle reddedildiğinden sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, bir önceki kararda sigorta şirketi lehine bu nedenle vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın davalı tarafından temyiz edilmediğinden usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu uğradığı zarar nedeniyle belgeli tedavi gideri, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.