Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12654 E. 2024/6094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12654
- Karar No
- 2024/6094
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/288 E., 2021/434 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya direnilmiş; direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın bozulmasına, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. İdare mahkemesinde çıkartılan olumsuz görev uyuşmazlığı neticesinde Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/03/2021 Tarihli 2021/74 Esas, 2021/98 Karar sayılı ilamı ile davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi kararı uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in eşi ve diğer davacıların babası olan ...'in 16.06.2008 tarihinde karşıdan karşıya geçmek isterken sürücü ...'in kullandığı araç ile çarpması neticesi vefat ettiği, olayın meydana geldiği yerde demir bariyerlerin açık bırakıldığı, yolun kontrolünden davalı idarenin sorumlu olduğu savcılık tarafından alınan raporda aynı güzergahta mevcut olan mahale yaklaşım öncesinde var olduğu belirtilen bariyer açıklıklarını mahallinde yaya geçidi işaretlemesi yapılmasına rağmen bu yerdeki açıklığa yaya geçidi ikaz levhalarının konulmadığı tespitinin yapıldığı ve idarenin kusuru olduğunu beyanla davacı eş için 20.000,00 TL diğer davacıların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın hizmet kusuruna dayandığı ve idari yargı yerinde görülmesi gerektiği, yolun bakım ve yapım sorumluluğunun EGO Genel Müdürlüğüne ait olduğu bu nedenle kendileri açısından husumetten ret kararı verilmesi, söz konusu kazanın Altındağ Belediyesi sınırları içinde meydana geldiği ve husumetin bu belediyeye yöneltilmesi gerektiği, kazada hiç bir kusurları olmadığını, söz konusu yerlerde bulunan yatay- düşey trafik işaret levhalarının konulması, bakım ve tamiratının EGO Genel Müdürlüğüne ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.03.2014 tarihli ve 2013/333 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararıyla; meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi maksadı ile alınan bilirkişi raporu ile davalı idarenin % 25 oranında, müteveffa ...'in % 75 oranında kusurlu oldukları, dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu, trafik kaza tutanağı, adli tıp kurumu raporunun denetime elverişli ve yerinde görülmekle meydana gelen olayda davalı idarenin gerekli işaretlemeleri yapmamak suretiyle % 25 oranında kusurlu olduğu, kusur oranı, olayın oluş şekli ve paranın satın alma gücü, manevi tazminatın cezalandırma amacı olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, diğer davacılar her bir lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve 2014/11120 Esas, 2015/13688 Karar sayılı ilamı ile "Davacılar, destek ...'in olayın olduğu yerde refüjdeki fiziki demir bariyerlerin açık bırakılması ve yolun kontrolünden sorumlu olan davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kazada dava dışı sürücünün araç ile çarpması sonucu hayatını kaybettiği manevi zarara uğradıkları iddiasıyla ... aleyhine dava açılmış olup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. "şeklinde bozma kararı verilmiştir. B. Direnme Kararı Mahkemenin 19.10.2017 tarihli ve 2016/21 Esas, 2017/210 Karar sayılı kararıyla; görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden ve en son Hukuk Genel Kurulunca verilen karar gereğince karayolunda meydana gelen trafik kazalarında adli yargı görevli kabul edildiğinden önceki kararda direnilmesi gerektiği gerekçesi ile önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 10.000,00 TL, diğer davacılar her bir lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.11.2019 tarihli 2018/17-845 Esas, 2019/1215 Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda; ölen yaya ...'in olayın olduğu yerde refüjdeki fiziki demir bariyerlerin açık bırakılması ve yolun kontrolünden sorumlu olan davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kazada dava dışı sürücünün araç ile çarpması sonucu hayatını kaybetmesinden dolayı manevi zarara uğradıkları iddiasıyla ... aleyhine dava açılmış olup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak açılan davadaki bir uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Yukarıda belirtilen maddî ve yasal olgular dikkate alındığında; açılan davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değildir." gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.09.2020 tarihli ve 2020/126 Esas, 2020/163 Karar sayılı kararı ile; mahkemenin 19.10.2017 tarihli direnme kararı sonrasında dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderildiği ve Hukuk Genel Kurulunun verdiği bozma kararı ile kamu hizmeti sırasında oluşan zararlardan dolayı ve bu zararların tazmini amacıyla idareye karşı hizmet kusurlarına dayanılarak tam yargı davası açılması gerektiğinin belirtildiği gerekçesi ile davacının davasının yargı yolu yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, davacının idari yargıda dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. E. Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen karar; Uyuşmazlık Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2021/74 Esas, 2021/98 Karar sayılı ilamı ile; davanın trafik kazası nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı Belediyenin kusuru neticesi kazanın meydana geldiği ve davacıların murisinin vefat ettiğinin beyan edildiği, Ankara 4. Aliye Hukuk Mahkemesinde davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2020/2220, Esas, 2021/903 Karar sayılı ilamı ile de davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110 uncu maddesi ile karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı, bu kuralların uygulanması ve denetiminin ise ilgili kuruluşların görev yetki ve sorumluluğunda olduğu dolayısıyla trafik kazası nedeni ile açılacak sorumluluk davalarının görüm yeri olarak adli yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. F. İlk Derece Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı Sonrasında Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.06.2008 tarihinde meydana gelen kazada davacı Perinin eşi ve diğer davacıların babası olan ...'in vefat ettiği ve manevi tazminat talebinde bulundukları, dosya arasında bulunan kusur oranının tespitine ilişkin bilirkişi raporu, tarafların sosyal ekonomik durum araştırma sonuçları, davacıların murislerini bu kaza sonucu kaybetmeleri ve bu nedenle yaşamış oldukları manevi elem ve üzüntü dikkate alındığında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... dava devam ederken vefat ettiği davacı sıfatı ortadan kalktığından bu kişi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, Peri dışındaki her bir davacı için 7.500,00'er TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazada müteveffanın kusurlu olduğunu, davalı idarenin kusuru olmadığını, belediyenin orta refüjü bariyerlendirmek gibi bir sorumluluğu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı belediyenin kusuru nedeniyle 16.06.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesi davacılar murisinin vefat etmesi neticesi manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 10 ve 110 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur raporlarında, olay mahallinde orta refüjdeki fiziki demir bariyerlerdeki açık bırakılan bölümün yayalar tarafından kullanılırken, geçiş güvenliğini yayalara sağlamak bakımından ve bu tehlikeli durumu sürücülere uyarmak bakımından mahallede düşey ve yayaya işaretlemelerin yapılmadığı, gerekli önlem ve özeni göstermeyen işaretlemeleri yapmayan yoldan sorumlu ilgili kuruluşun ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtilmiş olmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 10 ve 110 uncu maddesi gereği davalı belediyenin gerekli güvenlik önlemlerini almakla sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.