Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12465 E. 2022/15553 K. – Rücuen Tazmina
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12465
- Karar No
- 2022/15553
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 tarih, 2016/14424 Esas ve 2019/8665 Karar sayılı ilamında özetle; davacı yanın dava dilekçesinde, SUT dahilinde belirlenecek miktarın tahsili isteminde bulunup talebini sınırladığı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26/1. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi gereği, hakimin tarafların talepleri ile bağlı olduğu ve talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gözetilmek suretiyle, davaya konu edilen belgeli tedavi giderlerinin SUT esaslarına göre belirlenecek kısmının ne kadar olduğu konusunda ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 201,41 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, sağlık sigorta poliçesi gereği, sigortalısı için tedavi gideri ödeyen davacının ödediği bedelin, 6111 sayılı Kanun kapsamında davalı SGK Başkanlığı'ndan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla mülga 1086 sayılı HUMK'un 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 01/01/2022 tarihinden itibaren 5.815,74 TL'ye çıkarılmıştır. Somut olayda; davacı taraf, kısmi dava ya da belirsiz alacak davası belirtmesi yapmadan (ve fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmadan) 2.333,37 TL'nin rücuen tahsili istemiyle dava açmış; açılan davanın yargılaması sonunda, davacı talebinin 2.131,96 TL'lik bölümü reddedilmiş ve davacı vekili reddolunan bu kısım için, davalı vekili de hüküm altına alınan 201,41 TL'lik bölüm için hükmü temyiz etmiştir. Davacı aleyhine reddolunan (2.131,96 TL) ve davalı aleyhine hükmedilen (201,41 TL.) tazminata ilişkin karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, miktar itibariyle, her iki taraf bakımından da kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz isteminin, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine 28/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.