Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1203 E. 2023/9833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1203
- Karar No
- 2023/9833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/456 .... 2021/349 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Kısmen Kabul/Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada davalı ... ... mirasçısı aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ile Şeker Sigorta A.Ş. (eski unvan: SBN Sigorta A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... geldi, davalı ...Ş ve ... tarafından gelen olmadı. Davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.09.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; davalı traktör sürücüsü ...'nin traktörünü mevzuata aykırı kullanımı sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan traktörün SBN Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 10 UK 499 plakalı hususi araç sürücüsü davalı ...'ın ise müvekkillerinin içerisinde bulunduğu araca arkadan çarptığını, araçlarında sıkışmış vaziyette olan müvekkillerinin baba ve annelerini daha da sıkıştırarak ölümlerine neden olduğunu, araçta bulunan iki kardeş ... ve ...'nin bedenen zarar görmelerine neden olduğunu, kazaya karışan 10 UK 499 plakalı aracın sigorta kaydı bulunmadığından ...'nın sorumlu olduğunu, müvekkillerinin anne ve babasının kaza nedeniyle vefat ettiğini, ...'nin kafatasında kaza nedeniyle kırık ve çökme oluştuğunu, yaklaşık 1,5 yıl hiç ayağa kalkmadan ve dengesini sağlayıp yürüyemeden yatalak kaldığını, ...'nin kaza anında gözünden darbe aldığını ve bir gözünde daimi görme özrü oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00'er TL maddi, 125.000,00'er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 05.05.2015 tarihli dilekçesiyle talebini ... için 171.173,52 TL, ... için 187.828,94 TL'ye yükseltmiştir. 2. Birleşen davada davacılar vekili; Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/301 .... 2015/943 K. sayılı ilamının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2939 .... 2019/9776 K. sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozmadan sonra bahse konu dava dosyasının Uşak 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/456 Esasına kaydedildiğini, bozma doğrultusunda eksiklikler giderilerek yeniden bilirkişi raporu alındığını ve alınan rapora göre müvekkillerinin daha yüksek miktarda tazminat hakkının ortaya çıktığını belirterek ... için 210.674,51 TL, ... için 143.138,77 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ...; dava dilekçesine konu aracı Ulubey Noterliğinin 26.08.2004 tarihli işlemi ile sattığını, alıcı ...'ın aracı ilgili trafik tescil denetleme büro amirliğinden üzerine almadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; kazaya karışan traktörün % 100 kusurlu olduğunu, 10 UK 499 plaka sayılı aracın trafik sigortası poliçesinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ...; olayda hiçbir kastı olmadığını, kazaya sadece kendisinin kusurlu davranışının sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 4. Davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili; manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği taktirde poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2012/301 Esas, 2015/943 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ün babası ve annesinin ölümü nedeniyle 50.787,57 TL, maluliyeti nedeniyle 133.574,72 TL olmak üzere toplam 184.362,29 TL, davacı ...'ün babası ve annesinin ölümü nedeniyle 31.992,01 TL, maluliyeti nedeniyle 139.265,15 TL olmak üzere toplam 171.257,16 TL maddi tazminatın davalı ... ve ... bakımından dava tarihinden, diğer davalılar bakımından 01.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SBN Sigorta A.Ş ve ... bakımından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ... ve ... için 35.000,00'er TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 01.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2019 tarihli ve 2019/2939 Esas, 2019/9776 Karar sayılı ilamıyla; "Davacı vekili, meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların yaralandığını, aynı zamanda davacıların anne ve babalarının ise vefat ettiğini belirterek, her bir davacı için 25.000,00'er TL maddi tazminat talep etmiştir. Mahkemece talep edilen bu maddi tazminatın ne kadarlık kısmının destek tazminatı için, ne kadarlık kısmının davacıların yaralanmaları sonucu meydana gelen zararlar için talep edildiğini ve hangi alacak kalemleri için talepte bulunulduğunu açıklattırarak buna göre araştırma yapmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yalnızca destek tazminatı ve iş göremezlik tazminatı için araştırma yapılmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Yine Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların kendi yaralanmaları ve anne babalarının vefatı için toplamda her bir davacı için 125.000,00'er TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece her bir davacı için 35.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Somut olayda mahkemece, davacıların hem kendi yaralanmaları hem de anne ve babalarının kaybı olmak üzere iki ayrı olay için manevi tazminat talep ettikleri gözetilerek, öncelikle davacılara hangi olay için ne miktarda tazminat talep ettikleri açıklattırılmalı, daha sonra ise hüküm kurarken davacılara hangi olay için ne miktarda manevi tazminata hükmedildiği ayrı ayrı belirtilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacı ...'nin iş göremezlik zararına ilişkin yapılan hesaplamada, gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının geliri tam olarak belirlenemediğinden asgari ücret ve asgari ücretin katları üzerinden hesaplama yapılmış ve asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. Mahkemece davacının gelirine ilişkin yeterli emsal araştırması yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacının iktisat bölümü mezunu olduğu ve matematik alanında yüksek lisans eğitimini devam ettirdiği göz önüne alınarak, öncelikle davacının iş ve geliri ile ilgili tüm delillerinin toplanması, davacının gelirine ilişkin yeterli emsal araştırması yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıların desteği anne ve baba için hesaplama yapılırken, destek babanın kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olması nedeniyle belirlenen tazminattan kusur indirimi yapılması doğru ise de, anne yönünden destek tazminatı hesaplanırken, annenin araçta yolcu olarak bulunduğu, bu nedenle hesaplamaya yansıtılacak bir kusurunun olmadığı hususu dikkate alınmadan hesaplama yapılmıştır. Yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece, annenin destek tazminatının kusur yansıtılmadan hesaplanmasını sağlamak için ek rapor alınarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Davalı SBN Sigorta A.Ş. kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacılar tarafından davalı ... şirketine başvurulduğu anlaşıldığından, davalı ... aleyhine temerrüd tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Somut olayda davacı ...'nin yaralanıp geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı ... kaza tarihinde 17 yaşında olup hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacı ...'nin sürekli maluliyet oranının %11,2 olduğu, iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından geçici işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı ... bakımından daimi maluliyet yanında geçici iş göremezlik tazminatına da hükmedilmiştir. Davacı ... kaza tarihinde henüz 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından, mahkemece geçici işgöremezlik zararı bulunmadığının gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacılar ve davalı SBN Sigorta A.Ş. vekillerinin, vekalet ücretine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacı ... için babası ve annesinin ölümü nedeniyle 50.787,57 TL, maluliyeti nedeniyle 133.574,72 TL olmak üzere toplam 184.362,29 TL, davacı ... için babası ve annesinin ölümü nedeniyle 31.992,01 TL, maluliyeti nedeniyle 139.265,15 TL olmak üzere toplam 171.257,16 TL maddi tazminatın davalı ... bakımından temerrüt tarihinden itibaren ve ... bakımından dava tarihinden, diğer davalılar bakımından 01.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SBN Sigorta A.Ş ve ... bakımından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ... ve ... için babasının ölümü nedeniyle 7.500,00'er TL, annesinin ölümü nedeniyle 7.500,00'er TL, maluliyeti nedeniyle 20.000,00'er TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 01.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... ... aleyhine açılan davanın reddine, birleşen davada davacı ... için anne ve babasının ölümü nedeniyle 24.033,86 TL, maluliyeti nedeniyle 186.640,65 TL olmak üzere toplam 210.674,51 TL, ... için anne ve babasının ölümü nedeniyle 2.083,89 TL, maluliyeti nedeniyle 141.024,64 TL olmak üzere toplam 143.138,77 TL maddi tazminatın davalı ... bakımından temerrüt tarihinden itibaren, ... bakımından dava tarihi olan 02.08.2021 tarihinden, diğer davalılar bakımından 01.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SBN Sigorta A.Ş ve ... bakımından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve Şeker Sigorta A.Ş. (eski unvan: SBN Sigorta A.Ş.) vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; temyiz taleplerinin birleşen davaya ilişkin olduğunu, ilk karar sonrası tarafların uzlaşması nedeniyle temyiz taleplerinden vazgeçmiş olduklarını, davacı ...'nin sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından bozma kararı verilmediğini, bu kısmın kesinleştiğinin gözden kaçırıldığını, ... bakımından her durumda ek ders ücreti almasının mümkün olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, gelir durumunun yeterince araştırılmadığını, ...'nin öğreniminin devam edip etmediği araştırılmadan 25 yaşa kadar destek tazminatı hesaplandığını, ... bakımından 25 yaş bitimi olan 01.08.2011 tarihine dek destek tazminatı hesaplanması gerekirken 31.12.2014 tarihine dek hesaplama yapıldığını, birleşen dava bakımından zamanaşımı definde bulunduklarını, zamanaşımı defi hakkında herhangi bir karar verilmediğini belirtmiştir. 2. Davalı ...Ş. (eski unvanı: SBN Sigorta A.Ş.) vekili temyiz dilekçesinde; temerrüt tarihinin belirtilmediğini, manevi tazminat ile sorumlu tutulmamalarına karşın vekalet ücreti bakımından sorumluluklarına hükmedildiğini, poliçe limiti ve kusur çerçevesinde sorumluluğun tespit edilmesi gerektiğini, müşterek müteselsil sorumluluk yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabında müteveffanın % 25 oranında kusurlu olduğunun gözetilmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı SBN Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS Poliçesi ile teminat altına alınan davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile trafik sigortası bulunmayan davalı ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 01.07.2009 tarihli trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45, 46 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ve Şeker Sigorta A.Ş. (eski unvan: SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve ... bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.” Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur. Dosya kapsamından, mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair ilk kararın davacılar vekili ve davalı ...Ş. (eski unvan: SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince verilen bozma kararı sonrasında mahkemece asıl davada davalı ... ... mirasçısı aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce davacı ... için hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatı ile davacı ... ve ... için babalarının desteğinden mahrum kalmaları nedeniyle uğradıkları destek tazminatına ilişkin tarafların temyiz itirazları reddedilerek bu kısımlar bakımından hükmün kesinleştiği gözetilmeden, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunda sadece anne bakımından davacıların destek tazminatı hesaplanması gerekirken anne ve baba için yeniden destek tazminatı hesabı yapılması ve ayrıca sadece davacı ... bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken ... ve ... için yeniden sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılarak hesaplanan tazminatın birleşen davada kabulüne karar verilmesi, davalının usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden kararın bozulması gerekir. 3. Davacıların manevi tazminat taleplerini davalı ... ve ...'ya yönelttiği, mahkemece manevi tazminattan sadece davalı ... ve ... sorumlu tutulmasına karşın, hüküm altına alınan manevi tazminat nedeniyle davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinden tüm davalıların sorumlu tutulması doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve Şeker Sigorta A.Ş. (eski unvanı: SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve Şeker Sigorta A.Ş. (eski unvan: SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... vekili ve Şeker Sigorta A.Ş. (eski unvan: SBN Sigorta A.Ş.)'ye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.