Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11872 E. 2023/1478 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11872
Karar No
2023/1478
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/806 Esas 2022/392 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/529 ESAS SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/361 ESAS SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN ÇORLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2017/244 ESAS SAYILI DOSYASI HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davaya ilişkin bulunan dava dilekçesinde; 21.07.2013 tarihinde sürücü ...'ün, sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsikletin arka tarafında oturan müteveffa ... ile birlikte seyir halindeyken karşı istikametten gelen ve sürücülüğünü dava dışı ...'in yapmış olduğu tescilsiz motorsikletle çarpışması sonucunda ...'ün hayatını kaybettiğini, olayda araç sürücüleri ...'ün ve ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 10.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 160.504,05 TL'ye yükseltmiş, Dairenin bozma kararı sonrasında açılan ve asıl dosya ile birleştirilen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/529 Esas, 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/361 Esas sayılı dava dosyalarında da asgari ücret artışları açısından ek davalar ikame edilmiş, yine birleştirilen Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/244 Esas sayılı dosyasında ise davacılar için manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olaya karışan tescilsiz aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırma yükümlülüğü olmadığını, dava konusu tazminat talebinden ...'nın hukuki sorumluluğu olmadığını, ayrıca kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müteveffanın hatır için taşınmakta olduğunu ve olayda müterafik kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2017/806 Esas 2022/392 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2014 tarihli ve 2014/882 Esas 2014/244 Karar sayılı kısmen kabul kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2017 tarih ve 2014/24482 Esas, 2017/4892 Karar sayılı ilamında; "...desteğin kaza esnasında boynunun kırılması nedeniyle vefat ettiği gözetildiğinde ölüm nedeni karşısında, müteveffanın kask takmamış olmasının ölümüne bir etkisi olup olmadığının Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmak suretiyle saptanarak sonucuna göre müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerektiği ayrıca sürücü ile ölen arasında dayı-yeğen ilişkisi bulunması nedeniyle taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği, bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediği" belirtilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın gerekçesinde; "...kazaya sebebiyet veren her iki tescilsiz motosikletin kusurlu olduğu, buna göre davalı sürücü ...'ün %75, davalı ...'in ise %25 oranında sorumlu oldukları, dayı-yeğen arasında hatır taşıması söz konusu olmayacağı gibi, kask takmama açısından da Adli Tıp Kurumu'nun saptama yapamaması nedeniyle müterafık kusur indiriminin mümkün olmayacağı, hüküm tarihine en yakın güncel asgari ücret artışlarının dikkate alınması gerektiği" hususları belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298 inci maddesinin ikinci fıkrası, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı. 2. Değerlendirme 1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 294 üncü ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesinin kısa kararında; "..Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/529 Esas sayılı davası yönünden; davacı ... için 123.459,48 TL, ... için 12.621,47 TL, ... için 21.927,94 TL, ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 146.573,59 TL temerrüt tarihi 23/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından diğer davalılarla müteselsilen olmak üzere alınarak davacılara ödenmesine, Birleşen 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/361 Esas sayılı davası yönünden; davacı ... için 247.710,15 TL, ... için 296,04 TL, M. ... için 17.543,95 TL, ... için 4,66 TL olmak üzere toplam 265.254,10 TL maddi tazminatın olay tarihi 21/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı davalı ...’den (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müteselsilen) alınarak davacılara ödenmesine, davacı ... için 122.148,93 TL, ... için 1.596,52 TL, ... için 14.291,84 TL, ... için 50,22 TL olmak üzere toplam 138.885,80 TL maddi tazminatın olay tarihi 21/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...’den (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müteselsilen) alınarak davacılara ödenmesine" karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; "... kısa kararda Birleşen 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/529 Esas dosyasında ... yönünden, Birleşen 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/361 Esas sayılı dosyasında ... ve ... yönünden miktarlar toplamında maddi hata yapıldığı" belirtilerek (kısa kararda düzeltme yapılmak suretiyle) hüküm tesis edilmiştir. Bu şekilde gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuş olup. bu husus bozma sebebidir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.02.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11872, K. 2023/1478, T. 09.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-11872-e-2023-1478-k-504ba37d01e2