Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11537 E. 2023/841 K. – Maddi Ve Manevi
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11537
- Karar No
- 2023/841
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/123 E., 2022/90 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşımalı eğitim kapsamında kendisine ait otobüsü ile öğrenci taşımacılığı, mesai günleri dışında da özel olarak taşımacılık yaptığını, müvekkilinin öğrenci taşımacılığı yaptığı zaman zarfında sabahları öğrencileri okul aracının kalkış saati hususunda ikaz amaçlı aracının klaksonunu kullandığında, davalının defalarca köy içinde korna çalmaması aksi halde müvekkilini öldüreceğini söyleyerek tehdit ettiğini, 09.11.2004 tarihinde davalının müvekkilinin başına sert bir cisimle vurmak suretiyle yaraladığını belirterek 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında anlaşmazlığın bulunmadığını, davacının kimin tarafından yaralandığını bilmediğini, Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında bulunan Adli Tıp Kurumunun raporunda davacının hayati tehlikeye maruz kalmadığını, yedi gün iş ve güçten kalır şekilde yaralandığının belirtildiğini, davaya konu olayda bir suçunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.11.2014 tarihli 2004/213 E., 2014/242 K. sayılı kararı ile; "Yapılan yargılama, toplanan deliller ve yukarıdaki açıklamalar sonucunda dava değerlendirildiğinde maddi tazminat talebi yönünden 09/11/2004 tarihinde davalının davacıyı yaraladığı, bu olaya ilişkin Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/34 E. 2008/67K. sayılı dosyasıyla yargılamanın yapıldığı, bu yargılama neticesinde davacının söz konusu yaralanma nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 18/02/2005 tarihli raporuyla 15 gün işgücüne engel olacak şekilde yaralandığı, zigomatik kemikteki kırığın kişinin hayati fonksiyonlarını hafif derecede etkileyeceğinin belirlendiği, davalının ele geçirilemeyen bir sopa ile davacıya vurduğu, davalının bu katsen yaralama eylemi sonucu cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu nedenle davalının kusurlu olduğu, mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan 01/07/2013 havale tarihli bilirkişi raporuna göre davacının bu olay nedeniyle 16.069,04 TL tedavi gideri ile 159,10 TL geçici işgöremezlik zararı olduğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.229,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.069,94 TL tedavi gideri ve 159,10 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 16.229,04 TL'nin 09.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 11.02.2016 tarihli 2015/1667 E., 2016/1545 K. sayılı kararı ile "...2-a) Mahkemece maddi tazminat yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının aylık net gelirinin tam olarak belirlenemediği gerekçesiyle asgari ücret üzerinden 15 günlük geçici işgöremezlik tazminatının hesaplandığı, davacının olay nedeniyle yaptığı tedavi giderleri toplamının 16.069,04 TL olduğu belirtilmiş ise de; söz konusu bilirkişi raporunun tek sayfadan ibaret olup, içeriğinde davacının öğrenci servis taşımacılığı işi dışında başka herhangi bir iş ile iştigal edip etmediği hususunun dikkate alınmadığı ve hesaplanan tedavi gideri toplamına hangi belgeler esas alınarak, ne şekilde ulaşıldığının denetime elverişli olacak şekilde gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece alınan bilirkişi raporu yetersiz olup, hükme esas alınmaya elverişli değildir. Bu nedenlerle; mahkemece, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi giderlerine ilişkin fatura ve belgelerin hangilerinin olayla ilgili olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmalı, gerekirse bu konuda doktor bilirkişiden bir rapor alınmalı, davacının iş ve gücünden kaldığı süre bakımından talep ettiği maddi tazminat yönünden, yaralandığı dönem itibariyle öğrenci servis taşımacılığı dışında başka bir iş ile iştigal edip etmediği araştırılmalı, oluşacak sonuca göre tazminat miktarı hesaplanmalıdır. Mahkemece, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b)...Davaya konu edilen olayda; olay tarihi, olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği ve derecesi ile yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, tarafların diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki tedavi belgelerinin incelenmesi sonucunda Dr. Saim Narin tarafından hazırlanan 15.09.2019 tarihli rapora göre davacının davaya konu olaydan kaynaklanan yaralanması kapsamında talep edebileceği tedavi giderinin 635,60 TL olduğu, davacının yolcu taşımacılığı işi ile ilgili vergi beyannamesi vermediğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının yolcu taşımacılığı işinden kaynaklı vergi verecek düzeyde bir kazancının olmadığının kabul edilmesi gerektiği, asgari ücretin üzerinde kazanılan gelirin vergilendirilmiş olması gerektiği, davacının tarım işi ile uğraştığına dair Çiftçi Kayıt Sistemindeki kayıtlarının getirtildiği, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 05.09.2018 tarihli raporuna göre davaya konu olayda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici işgöremezlik süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacının ÇKS (çiftçi kayıt sistemi) kayıtlarına göre ektiği ürünler arasında hububat bulunduğu, hububatın ekiminin Kasım ayının sonlarına kadar olabileceği, bu durumda davacının arazilerini tam olarak ekemediği ve tam verim elde edemediğinin kabulü gerektiği, davacının her ne kadar 3 aylık geçici iş göremezliği söz konusu olsa da olaydan ötürü çiftçilik yapamadığından; 1 yıllık elde edeceği geliri elde edemediğinin kabulü gerektiği, davacının geçici iş göremezlik zararının olaydan itibaren 1 yıllık net asgari ücret olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğini ispatlayamadığı, olay tarihi olan 09.11.2004 ile 08.11.2005 tarihleri arasında davacının net asgari ücret üzerinden yıllık gelirinin 4.146,45 TL olacağı, mahkemece bilirkişi raporu alınmaksızın söz konusu hesaplamanın yapıldığı, sonuç olarak davacının 4.146,45 TL geçici işgöremezlik zararının olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 4.146,45 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 616,30 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 4.762,75 TL maddi tazminatın 09.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın 09.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunu, davacının çalışamadığı dönemde kendisi yerine şoför tuttuğunu, bu nedenle zararı bulunduğunu, ilçe ve il merkezine halk pazarı günlerinde yolcu taşıyamadığını, ... Bayramında il ve ilçeden İzmir Havaalanına yolcu taşıyamamaktan kaynaklanan zararının bulunduğunu, bu nedenle gelirinde azalma olduğunu, zirai kazanç kaybının daha fazla olduğunu, tüm zararlarına ek olarak 3 aylık geçici işgöremezlik süresi boyunca en az üç aylık asgari ücret kadar zararı bulunduğunu, hükmedilen tedavi giderinin yetersiz olduğunu, davacının Bağkur borçları nedeniyle kredi çelmek zorunda kaldığını, bundan dolayı faiz ödemesi yaptığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin az olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ÇKS kaydında bildirdiği tarlalara 10 ayda ekim yapıldığını, davacının Nisan ayına kadar tarımsal bir faaliyetinin bulunmadığını, davacının tarımsal anlamda bir zararı bulunmadığını, ÇKS kayıtlarına göre davacının iddia edilen miktarda tarlayı hiç kullanmadığını, sadece 30 dönüm civarında bir araziyi hububat üretimi için kullandığının ortaya çıktığını, davacının servis işletmesi ve şehirler arası taşımacılık yaptığı iddiasını ispat edemediğini, davacının söz konusu dönemde sadece köy ile ilçe arasında öğrenci servis taşımacılığı yaptığını, resmi kayıtlarda bu taşımacılığında da bir aksama olmadığının ortaya çıktığını, maddi tazminat yönüyle verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının davaya konu olay nedeniyle maddi bir zararının bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının haksız eylemi sonucu yaralanan davacının tedavi gideri, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacının olay tarihinde servis taşımacılığı yaptığını iddia ettiği, dosyadaki Sivaslı Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü'nün 05.02.2019 tarihli yazısında; davacının 01.01.1991-31.12.2013 tarihleri arasında yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğu, vergi beyannamesi vermediği için re’sen terk işlemi yapıldığı hususunun belirtildiği, mahkemece davacının yolcu taşımacılığı işi ile ilgili vergi beyannamesi vermediği gerekçesiyle asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu kabul edilerek davacı lehine tazminata hükmedildiği, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu yönünde kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının kaza tarihinde servis taşımacılığı yaptığı dosya kapsamından anlaşılmış olup, hayatın olağan akışına göre davacının asgari ücretin bir miktar üzerinde gelir kazandığının kabulü gerekir. Şu durumda, mahkemece davacının kaza tarihinde servis taşımacılığı yaptığı, gelirinin asgari ücretin bir miktar üzerinde olacağı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılması konusunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, mahkemenin 14.11.2014 tarihli 2004/213 E., 2014/242 K. sayılı kararı ile davaya konu olay nedeniyle davacının 15 gün geçici işgöremezlik süresinin bulunduğu kabul edilerek davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Dairenin 11.02.2016 tarihli 2015/1667 E., 2016/1545 K. sayılı ilamı ile davacının tazminat hesabına esas gelirinin araştırılması hususunda eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Şu durumda; davacının mahkemenin ilk kararına karşı geçici işgöremezlik süresi yönünden temyiz itirazında bulunmadığı anlaşılmasına göre, 15 günlük geçici işgöremezlik süresi bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle bir yıl üzerinden tazminat hesabı yapılıp, buna göre karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, davacının davaya konu olaydan kaynaklanan geçici işgöremezlik süresinin 15 gün olduğunun kabulü ile 15 gün için hesaplanacak tazminata karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde karar verildi.