Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/113 E. 2024/328 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/113
- Karar No
- 2024/328
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1822 E.-1765 K. DAVA TARİHİ : 09.09.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/400 E.- 2021/352 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; desteğin sürücüsü olduğu araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın çarpışması sonucu 09.03.2018 tarihinde gerçekleşen kazada desteğin öldüğünü, davadan önce davalı ... şirketine yapılan başvuru neticesinde kısmi ve yetersiz ödeme yapıldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 250.937,95 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davacıya yeterli ödeme yapıldığını, davacının bakiye zararının kalmadığını, meydana gelen zarardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduklarını, yapılacak hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, 250.937,95 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... AŞ vekili; davadan önce sigorta şirketine yapılan başvurunun geçersiz olduğunu, başvuru sırasında desteğin gelirine ilişkin belgenin sunulmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, desteğin müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... AŞ vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... AŞ vekili; davadan önce sigorta şirketine yapılan başvurunun geçersiz olduğunu, başvuru sırasında desteğin gelirine ilişkin belgenin sunulmadığını, kusur oranının hatalı belirlendiğini, meydana gelen kazada desteğin kırmızı ışık ihlali yaptığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, desteğin müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile desteğin sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu gerçekleşen kaza nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci ve 53 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmakla başvuru şartının gerçekleşmiş olmasına, tazminata yönelik alınan raporda progresif rant yönteminin uygulanmasının Dairemizin içtihatlarına uygun olmasına her ne kadar hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması gerekir ise de bu hususun temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış olmasına göre davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekili, meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ... sigortalısının kusuru oranında gerçek zarar miktarı ile sorumludur. Türk Borçlar Kanunun 51 inci maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda hangi sürücünün kırmızı ışıkta geçtiği konusunda kanaat edinilemediği belirtilerek iki ihtimalli belirleme yapılmış İlk Derece Mahkemesince " her ne kadar bilirkişi raporunda davalının kusuru ikili ayrım ile belirtilerek iki ayrı hesap tablosu düzenlenmiş ise de; davalının sigorta şirketi olması ve teminat miktarı oranında sorumlu olduğu dikkate alındığında, davalının kusur oranındaki ikili ayrım üzerinde hüküm kurmaya yer olmadığına" gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de kusur konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece kusur konusunda hangi durumun esas alındığı belirtilmediği gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporu da olayın oluş şekline uygun değildir. Kaza tespit tutanağına göre kazanın; davalıya sigortalı araç sürücüsünün trafik ışık kontrollü kavşakta aracının ön kısmı ile kavşakta sola dönüş yaparak seyreden sürücü desteğin idaresindeki aracın sağ ön yan tarafına çarpması şeklinde gerçekleştiği; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmediğini beyan ettiği, davacının desteği sürücünün de, önünde iki kişinin yeşil ışıkta geçtiğini kendisinin de yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiğinden her iki sürücü de kırmızı ışıkta geçmediğini beyan etmekle kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün etspit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan raporda kimin kavşağa kırmızı ışıkta girdiği konusunda kanaate varılamadığı, birinci ihtimalde davacının desteği sürücünün kavşağa kırmızı ışıkta girdiğinin kabulü halinde desteğin seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermediği, olay yeri kavşakta seyir yönüne yeşil ışık yanmasıyla önündeki iki aracın dönüş yapması akabinde geçişini yeşil ışıkta yapamayıp, kurallara aykırı ve tehlikeli biçimde seyir istikametine kırmızı ışık yandığı sırada sola dönüşle kavşağa girdiği sırada, sağından ışık ihlaliyle gelen davalıya sigortalı araç sürücünün yönetimindeki otomobilin, aracının sağ yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün de yönetimindeki araçla seyir yönüne yanan kırmızı ışığa rağmen kurallara aykırı ve tehlikeli biçimde seyrini sürdürüp kavşaktan geçiş yapmak istediği sırada, solundan ışık ihlaliyle kavşağa giren mütevefa sürücü yönetimindeki otomobilin sağ yan kısmına çarptığı olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu; ikinci ihtimalde mütevafa sürücünün kavşağa yeşik ışıkta girdiğinin kabulü halinde mütevefa sürücünün kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece de anılan rapor karara esas alınarak hüküm kurulmuştur. Anılan rapor karar vermeye elverişli değildir. Raporda müteveffa sürücünün kırmızı ışıkta kavşağa girmesi durumunda davalının asli kusurlu kabul edilmesi olayın oluş şekline uygun düşmemektedir. Mahkemece yapılacak iş, hangi sürücünün ışık ihlali yaptığının değerlendirilerek, müteveffa sürücünün kavşağa kırmızı ışıkta girmesi durumunda davalıya sigortalı araç sücüsünün kusursuz olma durumunun değerlendirilmesi; hangi sürücünün kırmızı ışıkta geçtiğinin tespit edilememesi durumunda yerleşik içtihatlara göre her iki sürücünün de %50 oranında kusurlu olduğunun değerlendirilmesi yönünden yeni bir bilirkişi heyetinden olayın oluş şekline uygun rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.