Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1122 E. 2024/7873 K. – Haksız Eylem

Konu: Haksız Eylem Sebebiyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1122
Karar No
2024/7873
Karar Tarihi
Konu
Haksız Eylem Sebebiyle Maddi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1094 E., 2021/1922 K. DAVA TARİHİ : 29.08.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/26 E., 2021/43 K. Taraflar arasındaki haksız eylem sebebiyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'nın davacının on altı yıllık komşusu olduğunu, davalının çeşitli zamanlarda davacıya gelerek eşinin kendisine para vermediğini, çocuğunun ve kendisinin paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek davacıdan borç para istediğini ve aldığını, davalının eşinden 2016 yılının nisan ayında resmi olarak ayrıldığını, davalının eşinden resmi olarak boşandıktan sonra davacıya gelerek "senin eşin yatalak eşinden sana fayda yok bana 150.000,00 TL verirsen seninle evlenirim" şeklinde söylediğini, davacının 80 yaşında olduğunu, kavak pazarında dükkanı olup esnaflıktan emekli olduğunu, Aksaray'da bir tane dairesinin olduğunu ve üzerine kayıtlı bir arsayı da çok yüksek bir fiyata sattığını, bedelini de bankaya yatırdığını, davacının eşinin de yaklaşık olarak 6 yıldır yatalak olup bakıma muhtaç olduğunu, davalının davacıda para olduğunu bildiği için ve daha önce de borç para aldığı için davacıyı evlenmek maksadı ile kandırdığını ve 25.08.2016 tarihinde evlenelim ancak benim de bir garantim olsun, bana 150.000,00 TL verirsen evlenirim dediğini, davacının da davalının kendisi ile evleneceğine inanıp 150.000,00 TL'yi Aksaray Ziraat Bankasındaki hesabına aktardığını, davacının, davalıya evlenelim dediğinde davalının evlenmeyi kabul etmediğini, bunun üzerine davacının parayı geri istediğini, davalının ise parayı geri vermeyeceğini söylediğini, telefonlarını kapattığını, davacının, davalı hakkında dolandırıcılık nedeniyle Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu iddia ederek 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, davacı ile eski komşu olduklarını, davalının, davacının eşi ile arasındaki sorunlar sebebiyle davalının saflığından faydalanarak davalıya yakınlaştığını ve aralarında bir ilişkinin başladığını, davalı ile davacı arasındaki ilişkinin mahalleden de duyulduğunu, davalının, eşi ile arasının bozulduğunu ve eşinden maddi – manevi tazminat, nafaka talep etmeden boşanmak zorunda kaldığını ve ilk evliliğinden olan oğluyla ortada kaldığını, davacının bu zaman zarfında davalıya, eşinin hasta olduğunu birlikte yaşayabileceklerini, kimsenin şüphelenmeyeceğini söylediğini, sonrasında ise eşinden boşanacağını, boşanan kadar bu şekilde yaşayacaklarını, davalının ve çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayacağını söyleyerek davalı ile ilişkisini devam ettirdiğini ve davalının hesabına para yatırdığını, "seni ortada bırakmayacağım, benim yüzümden mağdur olmayacaksın" diye söylediğini, davacının birkaç gün sonra ise davalıyı arayarak çocuklarının rızasının olmadığını, mahallede önceden çıkan dedikodular yüzünden bu işin olmayacağını, kendiyle evlenmeyeceğini söylediğini ve parayı iade etmesini söylediğini, davalının ise kendisine bakacağı ve mağdur etmeyeceği şeklinde verdiği sözlerden döndüğü için davacıya parayı iade etmeyeceğini söylediğini, davacının çocuklarının ve yakınlarının etkisinde kalarak müvekkili hakkında asılsız iddialarla şikayetçi olduğunu, davalının, davacının kendisiyle evlenmeyeceğini, kendisine bakmayacağını anlayınca 06.09.2016 tarihinde bir başkası ile evlendiğini, davacının, davalı ile görüşmeye başladığı ve davalıyı şikayet ettiği tarihte Zeynep Yörük ile evli olduğunu, dolayısıyla zaten resmi olarak evli olan davacının iddia edildiği gibi davalı ile resmi olarak evlenmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının, davalının resmi evlilikten kaçındığı iddiasının bu sebeple gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olay ile ilgili Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/330 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında "dolandırıcılık" suçundan mahkumiye kararı verilerek hükmedilen adli para cezasına dair hükmün Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi neticesinde başvurunun esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesindeki bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı bulunmamasına göre davalının, davacı ile evleneceği hususunda hileli hareketlerle onu inandırarak kendi yararına menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu, davacının ise dava konusu miktarı davalıya banka yoluyla havale ettiğinin sunulan banka dekontundan anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalının davacıyı evlenmek amacıyla para alarak dolandırmadığını, gerçekte davacının, davalıyı evlenmek amacıyla kandırdığını ve sonrasında evlenmediğini, davacının dava tarihinde dahi bir başkasıyla evli olması sebebiyle davalı ile evlenmesinin kanunen mümkün olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu olay ile ilgili Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/330 esas sayılı dosyası ile davalı hakkında "dolandırıcılık" suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve hükmedilen adli para cezasına dair hükmün Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi neticesinde, istinaf taleplerinin esastan reddedilerek ceza kararının ve dolayısıyla haksız fiil-dolandırıcılık eyleminin böylece kesinleşmiş bulunduğu; ayrıca ihtilaf ve itiraz konusu da olmadığı üzere davalı tarafa 150.000,00 TL'nin de verildiğinin sabit olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Somut uyuşmazlıkta davacı, davalının evlenme vaadi ile kendisini kandırdığını, davalının kendisi ile evleneceğini düşünerek kendisine 150.000,00 TL para verdiğini iddia etmiş, davacı tarafından davalı adına açılan banka hesabına bahsi geçen miktarın yatırıldığı davalı tarafından kabul edilmiş ise de, davacının, davalı adına açılan banka hesabına para yatırdığı tarih olan 25.08.2016 tarihinde davacının resmi nikahlı olarak Zeynep Yörük ile evli olduğu, bu evliliğin Zeynep Yörük'ün 16.09.2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle sona erdiği, davalının ise paranın yatırıldığı tarihte bekar olduğu ve evlenmesine engel bir durumunun bulunmadığı dosya kapsamından ve tarafların nüfus kayıt örneklerinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca paranın yatırıldığı tarihte resmi nikah ile evli olan davacının, davalı ile evlenmesinin hukuken mümkün bulunmaması ve 6098 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde yer alan "Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir." düzenlemesi dikkate alındığında davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1122, K. 2024/7873, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1122-e-2024-7873-k-623b96cc8c34