Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11075 E. 2024/10419 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11075
- Karar No
- 2024/10419
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/510 E., 2022/510 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.02.2019 tarihinde, davacının davalıya sigortalı aracın içinde yolcu iken meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, davadan önce sigorta şirketince yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, bu sebeple, belirsiz alacak olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının avans faizi ile ve 600,00 TL rapor ücretinin davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 63.113,74 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme ile sorumluluklarının son bulduğunu, ibaraneme verildiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sigortalı aracın kazada kusurunun olmadığını, olayda hatır taşıması ve müterafik kusur olduğunu, 1,65 teknik faize göre hesap yapılabileceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruda sunulu raporda davacının % 11 oranında sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, davacının kazada %20 müterafik kusurlu olduğu, bu sebeple indirim yapıldığı ve davadan önceki ödemenin de güncellenerek düşüldüğü gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 45.516,52 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 20.10.2021 tarihinden yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve davacı taraf vekilllerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik, davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı ... şirketi vekilinin itirazının kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, davacının talebinin kabulü ile kazada müterafik kusuru bulunmadığından 63.113,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacı başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kazada müterafik kusur ve hatır taşıması olduğunu, Adli Tıp rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını ve kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında davacı yolcunun yaralanması nedeniyle cismani zarara dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller yürürlükte olup kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 10.06.2021 tarihli raporun açıklamaların yer aldığı içerik kısmında bu yönetmeliğe göre davacının sol lateral malleol kırığına ve kot kırıklarına bağlı bağlı sürekli iş göremezliğinin balthazard formülüne göre %10,7 olduğu tespit edilmiş, ancak raporun sonuç kısmının 1 numaralı bendinde ise aynı yönetmelik dikkate alınarak bu sefer sürekli iş göremezlik oranının %11 olduğu belirtilmiştir. Hakem Heyetince davacının %11 maluliyetine göre tespit edilen sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Ancak anılan maluliyet raporunda az yukarıda anlatıldığı gibi davacının maluliyet oranınına ilişkin tereddüt ve çelişki vardır. Bu hali ile rapor net değildir, eksik inceleme ile karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; aynı Üniversitesitenin Adli Tıp Ana Bilim Dalından kaza ile illiyet bağı kuran Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini net bir şekilde belirleyen, çelişkilere ve anlatım bozukluğuna yer vermeyecek şekilde denetime elverişli rapor alınması ve oluşacak sonuca göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.11.2024 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi KARŞI OY Başvuran tarafından Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/644 Esas sayılı dosyasında aynı konu ve aynı taleple ilgili olarak dava açılmış bu dava davacı tarafça takip edilmemiş mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır. 5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır." HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Şu durumda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince 30.05.2022 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve Yasaya uygun olmaması, kararın değinilen hukuksal düzenlemelere aykırı bulunması nedeniyle bozulması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun değişik gerekçeli bozma yönünde oluşan kararına katılmıyorum.