Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10964 E. 2022/16114 K. – Tahkim
Konu: Tahkim
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10964
- Karar No
- 2022/16114
- Karar Tarihi
- Konu
- Tahkim
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, ... ... tarafından verilen 2020/İHK-21030 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili; davalıya ... ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, başvruya rağmen davalı ... şirketinin ödeme yapmadığını belirterek, uğranılan zararın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını belirterek, başvurunun usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur. ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 202.145,44TL tazminatın 30/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, itirazın kısmen kabulü ile ... kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı vekilinin davacı tarafından davalı ... şirketine karşı Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/522 esas sayılı dosyasında açılmış olan aynı konulu davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bu feragatin eldeki davaya konu alacak yönünden de geçerli olduğu yönünde savunmada bulunduğu anlaşılmakla, davalının feragat iddiası ve eldeki davaya etki edip etmeyeceği konusu da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerekmiştir. 3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza tarihi 12.08.2017 olup Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekirken, hiçbir yönetmelik atfı içermeyen ve denetlenebilir olmayan Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştıma Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenmiş rapor hesap raporuna ve dolayısıyla hükme esas alınmıştır. İtiraz Hakem Heyetince davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumu ve üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bu durumu gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum ... kararının bozulmasını gerekmiştir. Ayrıca, davacı vekili tarafından ibraz edilen ıslah dilekçesinin, davalı vekiline tebliğ edildiğine dair dosyada belge bulunmamaktadır. Islah bir usul işlemi olup ıslaha karşı başvurulabilecek haklar tebliğ işlemi ile başlamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 177/2. maddesi uyarınca ıslah dilekçesinin tebliği zorunlu olup davalı tarafın, davacının ıslah taleplerine karşı diyeceklerini bildirme imkanı tanınması gerekirken, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek, davalının savunma hakkının kısıtlanması da usul ve yasaya uygun düşmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.