Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10805 E. 2022/17862 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10805
Karar No
2022/17862
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... tarafından davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine ... ... tarafından verilen davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın reddine dair karar Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/14922 Esas-2022/7400 Karar 25.10.2021 tarihli kararı ile bozulmuş, ... tarafından bozma kararına uyulması sonrası 24.05.2022 tarihli kararla davalının itirazının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 13.04.2020 tarihinde davalıya kasko sigortalı ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorsenin araç sürücüsünün yaptığı tek taraflı kaza sonucu hasar gördüğünü, araç sürücüsü alkollü olduğundan zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir. ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 360.000,00 TL maddi tazminatın 23.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulüne, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14922 Esas-2022/7400 Karar sayılı ve 25.10.2021 tarihli kararı ile karar bozulmuş; ... tarafından bozma kararına uyulması sonrası 24.05.2022 tarihli kararla davalının itirazının kısmen kabulüne dair verilen hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava; kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan araçta meydana gelen hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsili talepli alacak davasıdır. Davacı tarafından bozma ilamından sonra bilirkişi ücreti olarak yatırılan 625,00 TL'nin yargılama giderleri içerisinde kabulüne karar verilmemesi bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, ... ... kararının, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “5.900,00 TL” ibaresinin çıkarılarak, yerine “625,00 TL bilirkişi rapor ücreti olmak üzere toplam..6.525,00 TL" ibaresinin yazılmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, ... ... kararının, hüküm fıkrasının 6.1 numaralı bendinde yer alan “6.730,00 TL” ibaresinin çıkarılarak, yerine “...8.850,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 18.524,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10805, K. 2022/17862, T. 27.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10805-e-2022-17862-k-9829cba64b52