Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10286 E. 2024/1083 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10286
Karar No
2024/1083
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/86 E., 2022/207 K. DAVACILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 10.07.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar anne ve babanın 17.08.2009 tarihinde iki oğlunun da içinde bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu çocuklarını kaybettiklerini, desteklerini yitirdiklerini iddia ederek açtıkları belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için ayrı ayrı 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini davacı ... için 196.365,00 TL'ye, davacı ... için 103.635,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu trafik kazasında aracı kullanan sürücünün belli olmaması nedeniyle ve rücu ilkeleri uyarınca davacılara müvekkilinin rücu hakkı bulunduğundan olayda alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2014/1169 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararıyla; "...Davalı ...'nın gerek sorumluluğu gerekse rücu hakkı Sigortacılık Kanunu'ndan kaynaklanmaktadır.Yanlar arasında akdi bir ilişki de bulunmamaktadır. Bu nedenle ... sigorta şirketlerinden farklı olarak yasadan kaynaklanan rücu yetkisini mirasçılara karşı kullanabilecektir. Somut olayda destek kendi kusuru ile ölümüne neden olmuş olmakla destekten yoksun kalan davacı aynı zamanda mirasçı da olduğundan Güvence Hesabına karşı yasa gereği rücu sorumluluğu bulunmaktadır. Bu hali ile somut olayda alacaklılık ve borçluluk sıfatları birleştiğinden" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.10.2018 tarihli 2015/17396 Esas 2018/9962 Karar sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin vekilinin temyiz itirazının "Davacıların üçüncü kişi konumunda oldukları Dairemiz kabulünde olduğu gibi, işletenin (veya sürücünün) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının ... sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak ... Yönetmeliği'nde açık bir düzenleme bulunmadığı da uyuşmazlık konusu değildir. Davacıların uğradıkları zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacıların, ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ... Yönetmeliği'ne göre, davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ...'nın sorumlu olacağına karar vermek gerekir (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı vs. ilamları uyarınca). Bu durumda mahkemece, talebin ...'nın sorumluluk kapsamında kaldığı gözetilerek, işin esası incelenip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu trafik kazasına karışan 06 SR 191 plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesinin bulunmadığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14/2-b maddesine ve ... Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre davacıların davalı ... Hesabına başvurabileceği, kaza tarihi itibarı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk /Trafik sigorta poliçesinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı 150.000,00 TL olmakla, teminat limitlerine göre yapılan hesaplamaya göre müteveffa Sait Yılmaz ve Emrah Yılmaz'ın annesi ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı toplamının 196.365,00 TL, müteveffaların babası ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı toplamının da 103.635,00 TL olduğu, bu bedellerden davalı yanın sorumlu olduğu, davacı yanca dava tarihinden önce davalı tarafa başvuruda bulunulmuşsa da dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmekle taleple bağlılık ilkesi uyarınca işleyecek faize ve nev'ine yönelik talebin de yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ... yönünden toplam 196.365,00 TL, davacı ... açısından toplam 103.635,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; alacağın dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, sürücünün tam kusuru nedeniyle oluşan tek taraflı trafik kazasında destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, araçta bulunan davacıların desteği her iki müteveffanın da ehliyeti bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın kaza tarihi itibariyle PMF-1931 Yaşam Tablosu göre ve teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Zorunlu Mali Sigortası Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında desteğini yitirenlerin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, uzamış ceza zamanaşımı içerisinde davanın açıldığı, müterafik kusur indirimi yapılmamasında ve hesaplama yönteminde hata bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 20.493,00 TL 0.H. 5.123,25 TL P.H. 15.369,75 TL Kalan Karşılaştırdı. HŞC SA

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10286, K. 2024/1083, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-10286-e-2024-1083-k-4ce218167be9