Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9886 E. 2023/527 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9886
Karar No
2023/527
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2504-2020/877 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/İstinaf Başvurularının Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/188-2018/144 Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde ; davacıların kardeşi müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki motorsiklete 22.06.2015 tarihinde davalılardan ...'ın işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdiğini, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, aracın kaza tarihinde davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffa ...'ın 15.10.1981 doğumlu ve sigortalı olarak çalışarak kardeşlerinin geçimine yardımcı olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı kardeş için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın 22.06.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini(davalı ... poliçede sorumlu olduğu miktarla sınırlı olmak kaydıyla) ve yine her bir davacı için 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın 22.06.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar yönünden Borçlar Kanunun maddi tazminata ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığını, vefat öncesinde ölen kardeşin fiili bir desteği yahut destek yükümlülüğü bulunmadığından ölen kardeşin desteğinden yoksun kaldıklarının kabul edilemeyeceğini, dava sonunda hükmedilecek maddi tazminatı ödeme sorumluluğunun sigortacıda olduğunu, davacıların manevi tazminatlarının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, tarafların ekonomik sosyal durum araştırmaları ve somut olaydaki kusur oranları gibi hususların dikkate alınması gerektiğini, ceza dosyasında aldırılan ATK raporunda davalının tali kusurlu, ölen davacılar murisinin ise asli kusurlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"... davacıların maddi tazminat davasının reddine,manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile her biri için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak ,adı geçen davacılar verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın davacı kardeşlerinden başka kimsesi olmayan, hayatını yalnız idame ettiren, bekar bir insan olduğunu, dinlenen tanıkların müteveffanın vefatından önce ... evlerinde çalıştığını, davacıların yanına gelip gittiğini o vesile ile maddi yardımda da bulunduğunu, bu işi dışında zaman zaman hafta sonları elektrikli motorları tamir ettiğini, eşya taşıma, hamallık gibi işler de yaptığını, Akşehir'de kirada kaldığını, ifade ettiklerini, bilirkişi raporunda tanıkların tamamının tüm beyanlarına değinilmediğini, kardeşin kardeşe destek olması için gerekli şartların bulunduğunu, sağlığında davacılara yardımda bulunduğunu, bu yardımın düzenlilik ve devamlılık arz ettiğini, SED araştırmasına verilen cevaplardan davacıların zaruret içinde olduğunun anlaşıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece kabul edilmediğini, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, ceza davası sonunda mahkumiyetine karar verildiğini, manevi tazminat taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek miktar ve düzeyde, tarafların duydukları acı ve ıstırap nazara alındığında hakkaniyete uygun olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken hükmedilen tazminatların çok az olduğunu, maddi tazminatın reddinin de doğru olmadığını, davalı taraf lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların dosya kapsamına uygun olmadığını, ceza davasında ve işbu tazminat dosyasında alınan bilirkişi raporlarında müteveffanın asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalının hiç bir trafik kuralına uymadan, kendi can güvenliği için önlem almayan, kask takmayan müteveffa motosiklet sürücüsünün, aracı ile gelip kendisine ait araca çarpması nedeniyle bu duruma düştüğünü, manevi tazminat davasının reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"... tüm dosya kapsamından murisin davacı kardeşlerine düzenli ve eylemli maddi anlamda bir katkısı bulunduğu, muris yardım etmediği takdirde kardeşlerinin yoksulluğa düşeceği, davacıların murisin desteğine ihtiyaç halinde olduklarının ispatlanamadığından, davacıların destek tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kusur yönünden hükme esas alınan raporun kazanın oluş şekline, dosya kapsamına, denetime ve hükme elverişli bulunması, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenmesi, kaza sonucu kardeşlerini kaybeden davacılar lehine manevi tazminat şartlarının oluşması, müteveffanın asli ve %75 oranında kusurlu olması, davalı sürücünün olayda tali de olsa kusurunun bulunması, davacı taraf lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi, kazanın oluş şekli, taraflara izafe edilen kusur durumu, davacılar ile müteveffanın yakınlığı, müteveffanın yaşı, manevi tazminatın amacı ve ölçütleri, zenginleşme, fakirleştirme, cezalandırma, özendirme amacı taşımaması, mamelek hukukuna ilişkin zararı tazmin niteliğinde bulunmaması, davacıların, kardeşleri olan müteveffanın ölümü nedeniyle yaşadığı üzüntü, acı, elem, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü gibi hususlar gözetilerek tayin ve takdir edilmiş olmasına göre" davcıların ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuşlardır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık ölümle sonuçlanan çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370.maddesinin 1inci fıkrası, TBK'nın 53 ve 56 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, manevi tazminatın TBK'nın 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde belirlenmiş olmasına, murisin davacı kardeşlerine düzenli ve eylemli maddi anlamda katkısının bulunduğunun ispat edilememiş olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince ve davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9886, K. 2023/527, T. 17.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9886-e-2023-527-k-87dd8dda6aee