Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9871 E. 2022/16841 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9871
- Karar No
- 2022/16841
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 30.07.2012 tarihinde Ankara - İzmir karayolunda... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken sonradan alkollü olduğu tespit edilen motosiklet ile kavşakta kaza yaptıklarını,davalı ... şirketine yapılan başvuruya davalı şirketten posta yolu ile maddi zararın teminat dışı olduğuna dair bildirim aldığını, bildirimde "Konu ile ilgili belgelerin incelenmesi neticesinde kaza sırasında aracı kullanan Sayın ...'nin sürücü belgesinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi gereğince alkollü araç kullanmaktan bağlı olduğu görülmüştür" ibaresinin yer aldığını, davalının bu tutumunun yasal yükümlülüklerini yerine getirmemek için bahane aramaktan başka bir şey olmadığını, açıklanan bu nedenlerle sigortalı aracında meydana gelen hasarın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin zararlandırıcı olayın meydana geldiği 30/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; 27.10.2014 tarihli cevap dilekçesi ile 30/07/2012 tarihli kazadan açılan bu davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının aracı satıp poliçeyi de iptal ettirdiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacının davacı sıfatının kalmadığını, bu dava için belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının defalarca alkollü araç kullanmaktan ceza aldığını, çağdaş bilim ve hukukun gereği olarak ehliyetini geri alması için gereken sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine katılmadığını, davacının bilinçli bir kişi olmasına rağmen kendisini alkollü araç kullanmaktan alıkoyamadığını, davacının 2918 sayılı Kanunun 36. maddesi gereğince araç kullanmasının yasak olduğunu, gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların poliçe teminatı dışında kaldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kaza tarihinde araç sürücüsü olan davacının ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA 6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 13.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.