Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/6822 E. 2021/10152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/6822
- Karar No
- 2021/10152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 18/06/2018 tarih 2018/İHK-5009 sayılı itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; sigortası bulunmayan aracın, 13/07/2016 tarihinde müvekkillerinin oğlu ...’ın sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 500,00 TL, müvekkili ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 28/02/2018 tarihli dilekçesi ile taleplerini müvekkili ... için 39.110,00 TL, müvekkili ... için 45.128,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulüne, davacı ... için 39.110,00 TL, davacı ... için 45.128,00 TL tazminatın 20/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davalının müterafik kusura ve vekalet ücretine ilişkin itirazının reddine, davacı ... bakımından yetiştirme gideri itirazının reddine, davacı ... bakımından yetiştirme gideri indirimine ilişkin itirazın kabulüne, yeniden hüküm kurularak davacı ... ... için 36.230,70 TL ve davacı ... ... için 45.128,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalının, davacılardan ...’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu sebeple adı geçen davacı yönünden verilen karar, miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan davalı vekilinin, davacılardan ...’a yönelik temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalının, davacılardan ...’a yönelik temyiz itirazlarına gelince: a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçeye, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin, davacılardan ...’a yönelik aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir. b-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; motorsiklette sürücü konumunda olan desteğin kaza tespit tutanağına göre kask takmadığı, ölüm raporuna göre desteğin ağır baş ve göğüs travmasına bağlı öldüğü belirlenmiştir. Başvuru konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında; davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacıların desteğinin ise aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) ... Trafik İhtisas Dairesi’nin 03/04/2017 tarihli raporunda ise meydana gelen trafik kazasında, desteğin idaresindeki motorsiklet ile gerekli direksiyon – fren tedbirlerine başvurmadığı ve motosiklet kullanmakta olduğu sırada kendi can güvenliği açısından kask takması gerekirken de takmayıp otopsi raporunda belirtildiği şekli ile yaşamını yitirdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, ATK raporu hükme esas alınmış; desteğin %25 oranındaki tali kusuru, müterafik kusur durumunu da içerecek şekilde birlikte değerlendirilmiş ve belirlenen tazminat miktarı üzerinden ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Davalı tarafın müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazı, İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ATK raporunda, olay değerlendirilmesi yapılırken müterafik kusur durumunun, desteğin trafik kazasındaki tali kusuru içinde değerlendirilmesi hatalı olup İtiraz Hakem Heyetince, davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasındaki kusuru ile müterafik kusur durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; desteğin belirlenen ölüm sebebi açısından, kask takmış olsa idi sonucun değişip değişmeyeceği, kask takılmayışı ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınarak illiyet bağı bulunduğunun saptanması halinde, Dairemizin uygulamaları da dikkate alınarak TBK md. 52 uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. c-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince kendini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde (AAÜT) yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekâlet ücretine hükmederken Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden verilen karara yönelik temyiz isteminin kararın miktar bakımından kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2-a) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalı vekilinin davacılardan ... yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2-b) ve (2-c) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılardan ...’a yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.