Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27473 E. 2024/9574 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27473
Karar No
2024/9574
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/24 E., 2021/236 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... 'ün Zorlu Grubu Patronu ....'nun kızı ve Zorlu Grubunda uzun yıllardır yöneticilik yaptığını, davalı ...'nin ailenin uzun yıllardır yakın dostu, şirketlerinin ortağı ve yöneticisi olduğunu, davalı ...nin ise Avusturya Viyana'da faaliyet gösteren daha önce Zorlu Holding'e ait olan Denizbank A.Ş'nin tek başına sahip olduğu bir banka olduğunu, ...nin uzun yıllar Zorlu ailesinin kontrolünde bulunduğunu, dolayısıyla davalılar arasında geçmişten gelen çok sıkı bir bağ maddi ve organik bir ilişki bulunduğunu, davalı ...'nin davacıların da hissedar olduğu ... Mahallesi 92 Pafta, 776 Ada, 63 Parselde kayıtlı 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerinde kayıtlı taşınmazların 1/4 hissesini 01.12.2005 tarihinde 4.386.017,00 TL'ye satın aldığını ve 02.12.2005 tarihinde de ...lehine doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 6.000.000,00 Euro'luk bir üst sınır ipoteği tesis ettiğini, bu ipoteğin tesisinin amacının ise taşınmazın paylarının ileride satılması halinde diğer paydaşların ön alım hakkını kullanmaktan caydırmak olduğunu, ...'nin ipotekli taşınmazı 24.09.2007 tarihinde 4.386.017,00 TL bedelle davalı ... .'e sattığını, davacıların ön alım davası açma hazırlığında olduğunu fark eden ... ile ... .'ün 16.10.2007 günü vefa hakkı tesis ederek tapuya şerh eklediğini, davacıların ise 07.01.2008 tarihinde ön alım davası açtığını, mahkemenin taşınmazın ipotekleri ile birlikte satılması için depo kararı oluşturduğunu ve satış bedeli üzerinden bedelin depo edilmesi üzerine mahkemece taşınmazın davacılar adına tesciline karar verildiğini, ... .'ün ise taşınmaz üzerindeki ipotek bedelini ödeyerek alacağı Denizbank AG'den temlik alarak davacılara karşı icra takibi başlattığını, davacıların açmış olduğu ipoteğin terkini ve menfi tespit istemli dava ve itirazın iptali davasının da reddedildiğini, davacıların taşınmazların satılmasını engellemek amacıyla 6.000.000,00 Euro ipotek bedelini ödemek zorunda kaldıklarını, davalıların yasanın davacılara tanıdığı ön alım hakkını engellemek ve davacıları zarara uğratmak kastıyla hile ve desiseler, hukuka ve ahlaka aykırı eylemleri neticesinde davacıları zarara uğrattıklarını ve dolayısıyla bu zararı tazmin gerektiğini bildirerek 6.000.000,00 Euro ile 250.000,00 TL maddi zararın ve 100.000,00 TL manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın 2009 yılında zamanaşımına uğradığını, dava şartının gerçekleşmediğini, haksız fiil unsurlarının gerçekleşmediğini, haksız fiilden kaynaklı açılan bu davanın reddi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının ...'ye ait taşınmaz hissesini diğer davalı ... lehine ipotek ile birlikte 24.09.2007 tarihinde satın aldığını, ön alım davası devam ederken ...nin diğer davalı ...'ye 16.10.2008 tarihinde kredi kat ihtarı göndererek borcun ödenmesini talep ettiğini, müvekkili davalının 21.10.2008 tarihinde taşınmazın hissedarı olarak ...ye 6.106.166,67 Euro ödediğini, alacaklı banka yerine geçerek alacaklı ... geldiğini, ipoteğin ortadan kalkmadığını, alacağın teminatı olmakla alacakla birlikte ipotek hakkının müvekkiline geçtiğini, davacıların taşınmazın dava sonunda kendileri adına tescil edilmesi halinde ipoteğin devam edeceğini açık ve net olarak kabul ettiklerini ve bu haliyle hisse devrine karar verilmesini talep ettiklerini, kredi borcunu ödeyen müvekkili davalının davacılara Beyoğlu .... Noterliği aracılığıyla ihtarname göndererek 6.000.000,00 Euro borcun akdi faizi ile kendisine ödenmesini aksi takdirde icra takibi yapacağını bildirdiğini, borcu ödemeyen davacıların ise İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/350 E.sayılı dosyasından ipoteğin terkini ve menfi tespit talepli dava açtıklarını, açılan bu davanın reddedildiğini, davacıların mahkeme kararıyla belirtilen borçlarını ödedikten sonra bu tür dava açmalarının hukuku dolanma niteliğinde olduğunu, tapu kaydının ipotek yüklü olarak kendileri adına tescilinin bizzat davacılar tarafından istendiğini, davacıların dürüstlük kuralına aykırı şekilde dava açtıklarını, rehinle temin edilmiş bir alacak var ise ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasında zorunluluk bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Avusturya'da açılması gerektiğini, Türk Mahkemelerinin görevli olmadığını, davada haksız fiile dayanıldığını, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımı ve pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taraflar arasında organik bağ bulunmadığını, davacının doğduğunu iddia ettiği makbuzları ve bankanın kusurunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen taleplerin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.11.2025 tarihli ve 2014/307 esas, 2015/785 karar sayılı ilamıyla; taraflar arasındaki davanın konusu itibarıyla asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girmesi sebebi ile mahkemenin görevsizliğine ve dava dilekçesinin reddine, karar verilmiştir. IV. Daire Kararı 1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 26.10.2016 tarihli ve 2016/7479 Esas, 2016/10488 Karar sayılı ilamıyla, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiştir. B. Görevli Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ... ile ...arasındaki borç alacak ve bundan kaynaklanan ipotek tesisinin de, davalı ...'nun ipotek yüklü olarak taşınmazı satın aldıktan sonra ipotek bedelini ödeyerek banka borcunu kapatmasında da ve daha sonra icra takibi yaparak ipotek bedelinin davacılardan tahsil etmesinde de haksız bir fiil ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek ve bankanın tüzel yapısını kullanarak, davacıları zarara uğratmak amacıyla iş ve eylem birliği içinde hareket ettiklerini, davalı ... tarafından hesap hareketi olarak gönderilen iki sayfalık dökümden, hangi hesabın kimin adına olduğu anlaşılamadığı gibi, bazı hesap hareketleri olduğu görünse de bu hesap hareketlerinin dayanak belgelerinin sunulmadığını, öte yandan LN1344ES08 nolu kredinin teminatı olarak rehnedildiği bildirilen ...'ye ait 6.000.000,00 Euro nakit paranın bulunduğu hesaptaki hareketleri, dayanak belgeleri ve ayrıca rehnin kaldırıldığı iddiasına ilişkin hiçbir kayıt ve belgenin de ibraz edilmediğini, vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, yemin deliline başvurdukları halde bu hususun kendilerine hetırlatılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muvazaalı kredi ilişkisi ve ipotek tesis nedeniyle haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 438 ve 439 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi (TBK.49). 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacıların açmış oldukları önalım davasında taşınmazı ipotekle yüklü olarak devralmış olmasına, açmış oldukları ipoteğin fekki ve menfi tespit davası ile bir kısım davalılara karşı başlatmış oldukları icra takibine karşı yapılan itirazın iptali için açılan davanın da reddedilmiş olması ve verilen kararların kesinleşerek eldeki dava yönünden güçlü delil oluşturmasına, davacıların taşınmazı ipotekle yüklü olarak devralması nedeniyle yaptıkları ödemede üçüncü kişinin şahsi alacağı nedeniyle yapılmış sayılamayacağına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 10/3 üncü maddesinde manevi tazminat davasının tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olmasına rağmen mahkemece fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/2 nci maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrası 5. bendinde yer alan "13.450,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresi yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27473, K. 2024/9574, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27473-e-2024-9574-k-3fb803df36c0