Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27374 E. 2024/1586 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27374
Karar No
2024/1586
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1918 E., 2021/1535 K. DAVACILAR : 1.... 2.... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.12.2018 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine/ davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/430 E., 2021/96 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının kullandığı araç ile davacı ...'nun sürücü, diğer davacı ...'nun yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davalının kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle çalışamaz ... geldiğini, bedenen zarar görmesi nedeniyle açılan belirsiz alacak davasında müvekkili... için sürekli iş göremezlik zararı olarak 1.000,00 TL, diğer davacı ... için hasar bedeli ve geçici iş göremezlik zararı olarak 1.000,00 TL tazminata, ayrıca... için 50.000,00 TL, Salih için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş; davacı ... için maddi tazminat talebini 20.01.2021 tarihli dilekçesiyle talebini 94.249,50 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de keşif yapılarak hazırlanan raporda davacı sürücü Salih'in de kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kazanın meydana geldiği yolun kapalı bir yol olduğu ancak herhangi bir işaretin bulunmadığı, bu hususta karayolları ve belediyenin de kusurlu olduğu, davacının maddi zararlarının tamamının fazlası ile karşılandığı, talep edilen manevi tazminat tutarının da oldukça yüksek olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'in meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni ile %23 oranında maluliyeti oluştuğunun belirlendiği davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davacı sürücünün kusursuz olduğu, davacı ...'in iş göremezliği bulunmadığı, hasara ilişkin davacı yanın bilirkişi incelemesi talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile ... yönüyle 94.249,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.09.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ... yönüyle maddi tazminat isteminin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın kaza gününden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ceza davasında davacı motor sürücüsü Salih'in de kusurlu olduğunun belirtildiğini, mahkemenin davalıyı tam kusurlu kabul etmesinin çelişkili olduğunu, davacının kusuru yahut müterafik kusuru olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, kazanın trafiğe kapalı, ışık olmayan bir yerde meydana geldiğini, bu durumda ilgili kurum ve kuruluşların kusuru olup olmadığının da irdelenmesi gerektiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, ... için verilen maluliyet raporunun aynen benimsenmesinin doğru olmadığını, bu davacının kaza öncesinde ameliyatı olup bunun nazara alınmadığını, bu dosyaya özgü fahiş manevi tazminatlara hükmedildiğini, mahkemenin eksik peşin harçla davayı görüp neticelendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ile talep edilen 66.000 TL için harcın doğru yatırılmadığını, 20.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi sonrası yatırılan tamamlama harcının da davacının taleplerini karşılamadığını açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; cismani zarardan kaynaklı davada peşin harcın 492 sayılı Harçlar Kanunu ile Tarife hükümlerine uygun alınmasına, dosya kapsamına ve görüntü izleme tutanağına göre mahkemenin kazanın oluş biçimine uygun ayrıntılı, açıklayıcı ve çelişkileri gideren Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinin tüm kusurun davalıda olduğuna ilişkin raporunun benimsenmesinde usulsüzlük bulunmamasına, davacılardan...'in kaza öncesinde ameliyat geçirdiğine dair somut herhangi bir beyan ile delil olmamasına, hükme dayanak ATK 3. İhtisas Kurulunun 11.05.2020 tarihli raporunda maluliyetin kaza sebebiyle rapor tarihinden önce çekilmiş olan film grafilerine göre "T12-L1 arasında posterior stabilizasyon meteryaline" dayalı olarak verilmiş olmasına, manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete uygun bulunmasına göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan kusur belirlemesine ilişkin bilirkişi raporunda önceki kusur raporları da ayrıntılı incelenmek sureti ile çelişkinin giderilmesine, raporun denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27374, K. 2024/1586, T. 14.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27374-e-2024-1586-k-e51f9bf81630