Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27044 E. 2024/716 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27044
Karar No
2024/716
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1193 Esas 2021/2053 Karar 2-... DAVA TARİHİ : 10.10.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine - İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/540 Esas 2019/18 Karar Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.01.2009 tarihinde alkollü olduğu doktor raporu ile tespit edilen davalı ...' ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... adına kayıtlı aracın, bölünmüş karayolunda ters yönde seyrederken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi yoldan çıkması, orta refüjdeki toprak kısma aracın ön kısmıyla çarpması ve daha sonra karşı istikamette bulunan şeride devrilmesi şeklinde gerçekleşen tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasında, davacı ... şirketinin kazada ölen...ın desteğinden yoksun kalan eş ve çocuklarına destekten yoksun kalma tazminatı ve kaza nedeniyle doğan tedavi giderlerini ödediğini, konuyla ilgili olarak Ceza Mahkemesince davalı olan alkollü sürücü ...' ın mahkum edildiğini, davalı sürücünün alkollü araç kullanması nedeniyle ödenen miktarın rücu edilebileceğini, söz konusu kaza neticesinde zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası kapsamında 12.05.2014 tarihinde 74.529,04 TL, 19.18.2014 tarihinde 18.766,00 TL tazminatlar ile 12.03.2009 tarihinde 419,46 TL ...' in tedavi masrafları, 412,72 TL... ın tedavisi masrafları ve 10.02.2010 tarihinde Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma Hastanesine 560,39 TL olmak üzere toplamda 96.078,00 TL ödendiğini iddia ederek, 96.078,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren rücuen tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat koşullarının olayda oluşmadığını, ceza mahkemesi dosyasında asli kusurlu olduğunun kabul edildiğini ancak alkollü olduğu yönünde doktor raporu bulunmadığı, koklamakla alkollü olduğunun tespit edildiği, bunun kaç promile tekabül ettiğinin bilinemeyeceği, alkol konusunda savunmalarının aksinin kanıtlanamadığı kabul edilerek olayda bilinçli taksir olmadığı belirlenerek cezalandırıldığını, kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşmediğinin ceza dosyası ile bu şekilde ortaya çıktığını, bu nedenle davacı ... tarafından yapılan ödemenin rücu yolu ile tarafından istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre "...Araç sürücüsü davalı ... ile davacı ... arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, rücu davasının açılamayacağı değerlendirilmiş, bu sebeple red kararı verilmiş, Araç işleten, poliçenin tarafı davalı ... açısından ise alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre kazanın münhasıran davalının almış olduğu alkolden kaynaklanmadığı, bu hali ile davacı sigortacının rücu hakkının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücü ... idaresinde bulunan aracın 25.01.2009 tarihinde yaptığı kaza sırasında davalı sürücünün yasal sınırların üzerinde alkollü olduğunun usulüne uygun olarak ispat edilememesi ve dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu kazanın meydana geldiği yer ve meydana geliş şekli ile sürücünün %100 kusurlu olması bir arada değerlendirildiğinde kazanın sürücünün ağır kusuru ile meydana geldiği ve rücu şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre, davalı sürücünün alkol tespitinin doktor raporu ile yapılacağı belirtilmiş olmakla birlikte, ... Devlet Hastahanesi'nin 25/01/2009 tarihli doktor raporunda "koklama ile alkol tespit edilmiştir" kaydı dışında, sürücünün alkollü olduğuna dair ölçüm veya başka somut bir belge bulunmamaktadır. Nitekim kazaya ilişkin olarak Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/136 Esas- 2011/121 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; sanığın kazadan 4-5 saat önce alkol almayı bıraktığını beyan etmesi, kaza sonrası hastane'de alkolmetre ya da kan yolu ile alkol ölçümü de yapılmaması karşısında, sanığın savunmasının aksi ispat edilemediği için sanık lehine yorum yapılarak, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağının kabul edildiği, kararın Yargıtay 12.CD'sinin 17.06.2013 tarih 2012/30391 esas 2013/16421 karar sayılı kararı ile onandığı görülmüştür. Yerel Mahkeme tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden emekli yüksek mühendis ve nörolog bilirkişiden alınan 08/04/2016 tarihli raporda; sürücünün kandaki alkol durumunun tespit edilmediği, koklamak ile alkol tespiti yapılamayacağı, koklanarak bulunan alkolün yasal sınır olan 0.50 promilden fazla olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle kazanın sürücünün sırf alkollü olmasından kaynaklı olmadığı, asıl nedenin yol şartlarına uygun hızda araç kullanmamak olduğu ve kazanın %100 sürücünün kusuru ile meydana geldiği belirtilmiştir. İtirazlar üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 09.01.2018 tarihli raporda da sürücünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Netice olarak, dava konusu kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği sübut bulmadığı gibi, sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu dahi ispat edilemediğinden, davacı ... şirketinin alkole dayalı rücu isteminin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile rücu isteminin dayanağı değiştirilerek, sürücünün %100 kusurlu olması nedeni ile rücu talebinin kabul edilmesi gerektiği savunulsa da; dava dilekçesi ve ilk derece yargılama aşamasında ileri sürülmeyen rücu nedeninin HMK 141/1.son cümle gereğince değiştirilmesi mümkün olmadığı gibi, %100 kusurun rücu sebebi olmamasından dolayı davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. ..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin yerinde olmadığını, ehliyetine 2 kez el konulan ve kaza sırasında bu nedenle ehliyeti olmayan sürücünün alkollü olarak ters şeritten seyir halinde iken araç hakimiyetini yitirip orta refüjdeki toprak yığınına çarparak karşı şeride geçmek şeklinde gerçekleşen ölümlü, yaralamalı tek taraflı trafik kazasında ağır kusurlu olduğu ve rücu şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabul edilmesi yerine reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında araçta bulunan yolcunun desteğinden yoksun kalanlara ZMSS tarafından ödenen tazminat ve tedavi giderlerinin sürücü ve araç malikinden rücuen tazmini tlebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90,91 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında olmadığının nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına, davacının dava açılırken rücu sebebi olarak sürücünün ağır kusuruna dayanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27044, K. 2024/716, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27044-e-2024-716-k-1cc9f88cb6bc