Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27042 E. 2023/5209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27042
Karar No
2023/5209
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1790 E., 2021/2292 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/116-2019/216 HÜKÜM/KARAR : istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi Taraflar arasındaki haksız icra takibi nedeniyle taşınmaz satışından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı Uyum Apartmanı Yönetimi yönünden husumet yokluğundan reddine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ..... geldi. Diğer davalı ile davacı adına gelen olmadı. Davalı ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Suudi Arabistan vatandaşı olup, İstanbul/Kadıköyde kain ve tapunun 150 Pafta/1271 Ada/75 Parsel sayılarında kayıtlı taşınmazdaki 3 (üç) no'lu bağımsız bölümü 03.12.1986 Tarih ve 6279 Yevmiye no'su ile satın aldığını, 2005 yılında davalı apartman yönetiminin müvekkilinin maliki olduğu 3 no'lu daireye tekabül eden apartman aidat ve kalorifer yakıtına karşılık gelen toplamda 2.606,85 YTL (TL) olan alacak iddiasıyla Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün (yeni İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü) 2005/4492 sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkilinin yabancı uyruklu olduğundan ülkemizde ikametgah sahibi olmadığını, bu sebeple icra müdürlüğünce tanzim olunan ödeme emrinin Teb. K. M. 25 ve devamı ile Teb.Tüzüğünün 36 ve devamı maddeleri gereğince tebligat yapılması zorunlu olup bu hususta yapılacak başka bir işlemin yok hükmünde olduğunu, açık ve net olan yasa hükmüne rağmen müvekkiline sanki Türk vatandaşıymış gibi ve sanki Türkiye'de ikamet ediyor gibi taşınmazın bulunduğu adrese ödeme emri tebliğe gönderildiğini, taşınmazın bulunduğu adresin müvekkilinin ikametgah adresi olmadığını, haksız ve hukuka aykırı uygulamalar neticesinde müvekkili hakkında başlatılan icra takibi gıyabında, hiç bir bilgisi olmadan, savunma hakkı kısıtlanarak kesinleştirildiğini, icra dosyası incelendiğinde tüm bu haksız ve hukuka aykırı işlemler neticesinde müvekkilinin taşınmazının ve menkul mallarının satılarak zarara uğradığının açıkça görüleceğini, müvekkil hakkında yapılan tüm hukuki işlemlerin ilgili yasal düzenlemelerin amir hükümleri yok sayılarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını belirterek taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedeli üzerinden uğramış olduğu zarar kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalılardan müşterekten ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Uyum Apartmanı Yönetimi vekili cevap dilekçesinde; Kadıköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü'nün 2005/4492 sayılı takip dosyasından gönderilen tebligatların usulüne uygun olduğuna karar verildiğini ve taşınmazın satışının yapıldığını, dolayısıyla bu hususla ilgili olarak müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını ve davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının söz konusu taşınmazın satılmasından yaklaşık 6 ay sonra Türkiye'ye geldiğini ve 2006 tarihinden itibaren taşınmazın satılması hususundan haberdar olduğunu, davacının öğrendikten itibaren 2 sene içerisinde tazminat talebinde bulunmaması nedeni ile tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı hazine vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yabancı uyruklu olduğu için ülkemizde ikametgahının bulunmadığı, icra müdürlüğünce tanzim edilen ödeme emrinin Tebligat Kanunu'nun 25 ve devamı maddeleri ile Tebligat Tüzüğü'nün 36 ve devamı maddeleri gereğince tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu, ancak alınan 13.06.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre tebligat işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığı, bu sebeple de taşınmazın ihalesinin sıhhatli olmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden ıslah dilekçesi dikkate alınarak kabulüne, diğer davalı Uyum Apartmanı Yönetiminin tebligat işlemlerinde bir yetkisi ve sorumluluğu bulunmadığından aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yönünden reddine, her ne kadar davacı tarafından davalılar aleyhine manevi tazminat davası açılmış ise de, olayda davacının kişilik haklarının zarar görmediği ve bu suretle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusursuz olan, haksız ve hukuka aykırı işlemler nedeniyle maddi olarak zarar gören davacı müvekkilinin duyduğu üzüntü ve elemin bir nebze olsun hafifletilmesi için manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken reddine dair mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini, zamanaşımına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, tazminat bedelinin fahiş olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm oluşturulmasına; davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; açık ve net olan yasa hükmüne rağmen davacıya sanki Türk vatandaşıymış gibi ve sanki Türkiye'de ikamet ediyor gibi taşınmazın bulunduğu adrese ödeme emri tebliğe gönderildiğini, haliyle davacı anılan adreste ikamet etmediğinden ve muhtarlık kaydıda bulunmadığından tebligatın bila tebliğ iade edildiğini, ikamet etmediği boş adrese gönderilen ödeme emrinin Teb.K.m.35 göre tebliğ edilerek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde takibin kesinleştirildiğini, haksız ve hukuka aykırı uygulamalar neticesinde davacı hakkında başlatılan icra takibi gıyabında, hiç bir bilgisi olmadan, savunma hakkı kısıtlanarak kesinleştirildiğini, huzurdaki davanın gerek icra müdürlüğünün gerekse de icra hukuk mahkemesinin yasaya ve usule aykırı karar ve işlemleri neticesinde davacının uğramış olduğu zararların tazmini için "...'na" karşı ikame edildiğini, menkul mallarının ve kişisel eşyalarının bir oldu bittiyle satılması karşısında davacının derin bir üzüntü ve elem duyduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Suudi Arabistan vatandaşı olan ve Türkiye'de ikametgahı olmadığı iddia edilen davacının taşınmazının haksız icra takibi ile satışından dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanunu'nun 5 inci maddesi, Tebligat Kanunu'nun 35 ve 25 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'na verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27042, K. 2023/5209, T. 11.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27042-e-2023-5209-k-b245942016b7