Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26605 E. 2023/626 K.

Konu: Haksız Fiil Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26605
Karar No
2023/626
Karar Tarihi
Konu
Haksız Fiil Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/154 E., 20220/694 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret Taraflar arasındaki haksız fiil nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... duruşmaya katılmışlar, tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülmüştür. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'in nişan ve düğün merasimi sırasında takılan altın ve diğer ziynetlerin davalıların nezaretinde toplandığını ve davacının eline ulaşmadığını, ancak evlilik gerçekleşmemesine rağmen takıların kendisine iade edilmediğini belirterek toplanan 17 adet çeyrek altın, 10 adet yarım altın ve 15 adet tam altın ile belirsiz miktardaki diğer ziynetlerin davalılarca aynen iadesine, iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin faiziyle davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takılan takıların tamamının davacıda kaldığını, davacının müvekkili ...'den ayrıldıktan sonra kendisine araba aldığını, davacının o dönemde herhangi bir işte çalışmadığını dolayısıyla hiçbir gelirinin de bulunmadığını, ayrılığın üzerinden üç yıl geçtikten sonra açılan iş bu davanın iyi niyetten uzak olduğunu, olay haksız fiil olarak nitelendirildiğinden 1 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın gayri resmi düğün merasimi sırasında davacıya bağış mahiyetinde takıldığı iddia edilen ziynet eşyasına yönelik alacak talebinden kaynaklandığı, taraflar arasında bahse konu düğün merasimin 2011 yılında gerçekleştiği, nişan töreninin ise 2010 yılında yapıldığı, davaya konu bağış ilişkisi kapsamında (davacıya takılan ziynet eşyaları sebebiyle) davacının talebinin bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, eldeki davanın ise 2014 yılında açıldığı, bu haliyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacıya (kadın) takılan takıların kişisel mal niteliğinde olduğu, davanın, ziynet eşyalarının iadesine yönelik olduğu, aynen iade talebinin mülkiyet hakkına dayandığı, bu davalar bakımından zamanaşımının söz konusu olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik tasarruf özgürlüğüne yönelik saldırılara el atmanın önlenmesi davası ile karşı koyabileceği gibi istihkak davası ile de karşı koyabilir. Eşya davası bu anlamda bir istihkak davası olmakla istem dava konusu eşyaların; aynen iadesi, olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelinin verilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilmiş ise uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından olayda zamanaşımı söz konusu olmaz. Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise, istem tazminata ilişkin olduğundan Türk Borçlar Kanununun 146. maddesinde belirlenen on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Davacı dava dilekçesinde, düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesini olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiştir. Buna göre mahkemece; davacının talebinin ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili olduğu, dava konusu ziynet eşyalarının varlığına ilişkin olarak davacı tarafından delil olarak düğün görüntülerinin dosyaya sunulduğu, tanık beyanlarına ve yemin deliline dayanıldığı da gözetildiğinde bildirilen deliller usulünce toplanıp birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26605, K. 2023/626, T. 18.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26605-e-2023-626-k-5ddc1593043a