Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26409 E. 2024/155 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26409
- Karar No
- 2024/155
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/441 E., 2021/1156 K. Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.10.2014 HÜKÜM/KARAR : Red /Davacı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/964 Esas-2018/24 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.06.2010 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki araç ile sürücü ...... yönetimindeki aracın kazaya karıştığını, ......'a kaza tespit tutanağı ile asli kusur izafe edildiğini ancak mahkemece kusur yönünden aldırılacak raporda diğer araç sürücüsüne kusur izafe edilme ihtimaline binaen kazaya karışan iki aracın da sigortasını yapan Işık Sigortaya husumet yöneltildiğini, kazada müvekkili ...in yolcu konumunda olduğunu, çarpma sırasında kafasından ve özellikle de sağ kulağından yaralanmış olduğunu ve sağ kulağının büyük oranda işitme duyusunu kaybettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının sigortalı aracın kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, kusur tespiti için uzman bilirkişilerden rapor aldırılması gerektiğini, mahkemece müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kalıcı rahatsızlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) rapor aldırılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Adli Tıp Kurumundan kaza sonrası ortaya çıktığı iddia edilen rahatsızlığın kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı husunda aldırılan 12.01.2017 tarih ve 10.08.2017 tarihli raporlarda özetle; davacının işitme kaybının 21.06.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasından kaynaklanmadığı, davacının maluliyetine neden olacak düzeyde arıza bırakmadığı, kaza nedeniyle maluliyetin oluşmadığı hususlarının tespit edildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyetin kazadan önce bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 08.06.2016 tarihli raporunda; kaza tarihinden önce kronik kulak enfeksiyonu olduğu belirtilen davacı ...'in mevcut işitme kaybı ile trafik kazası arasında illiyet bağının kurulamadığına dair raporu ile Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 10.08.2017 tarihli raporunda; Kars Devlet Hastanesi’nin, 21.06.2010 tarih ve 358 sıra nolu kazanın hemen sonrası düzenlenmiş genel adli muayene raporunda; kaza tarihinden itibaren kulak şikayeti olmadığı, araç içi trafik kazası ile geldiği, baş ağrısı şikayeti dışında işitme ile ilgili herhangi bir tıbbi kayıt bulunmadığı gibi kulak yolu, kulak etrafı doku ve kemiklere ait herhangi bir grafi tanım bulunmadığı, olaydan 3 yıl sonra gittiği... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü KBB kliniği 11.07.2013 yatış 18.07.2013 çıkış tarihli epikriz raporunda; sağ kulakta akıntı ve işitme azlığı ile geldiği, öyküsünde küçüklüğünden beri kulak akıntısı ve işitme azlığı şikayeti bulunduğu ifadesi olduğu anlaşılmakla kaza ile 3 yıl sonra tespit edilen kulak arızası arasında illiyet kurulamadığının belirtildiği, bu itibarla davacı ...'in 21.06.2010 tarihinde geçirdiği kaza ile işitme kaybı ve zarar arasında illiyet bağı bulunmadığının belirtilmesi karşısında sağlık kurulu raporlarına ve dosya içerisindeki hastane kayıtlarına göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri tekrar ederek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazası sonucu oluştuğu iddia edilen maluliyet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.