Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25201 E. 2023/6127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25201
- Karar No
- 2023/6127
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/112 Esas-2021/140 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının sevk ve idaresindeki aracın davalının tedbirsiz ve dikkatsiz davranması sonucu müvekkillerinin kızı ...'ya çarpmak sureti ile ölümüne sebebiyet verdiği, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL cenaze gideri ve 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyerek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hesaplanarak maddi tazminattan mahsubuna), davacılara her biri için 100,000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyerek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkilinin kusuru olmadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, cenaze giderlerinin belediyeler tarafından karşılandığını, davacılar için tazminat hesaplaması yapıldığında yetiştirme giderlerinin mahsubu gerektiğini belirterek neticede davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu olduğunu, kusur oranının ve tazminat miktarının bilirkişi tarafından hesaplanmasını, müvekkil şirketin davacıların başvurusu üzerine poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacıların SGK'dan ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.05.2015 tarihli 2013/786 Esas- 2015/269 Karar sayılı karar sayılı kararıyla; davanın maddi tazminat yönünden reddine, davacı ... için 4.500,00 TL'ye davacı ... için 4.500,00 TL manevi tazminatın 07.05.2013 tarihinden itibaren işleyerek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.09.2019 tarih, 2016/4869 E., 2019/590 Karar sayılı ilamı ile davalılar vekilinin maddi tazminata yönelik yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesinden sonra, "Somut olayda; davacılar ... ve ...'nın desteği kızları ... kaza tarihinde 2 yaşındadır. Mahkemece hükme esas alınan 03.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, desteğin, 18 yaşına geldiğinde gelir elde etmeye başlayacağı, bekarlık döneminde gelirinden anne ve babasına %20'şer pay ayıracağı, 24 yaşında evleneceği, evlenmesiyle birlikte yılık gelirinden anne babasına %7,5'ar pay ayıracağı, ilk çocukla anne babasına %5'er, 2. Çocuktan sonra %4'er pay ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu halde; desteğin ileride evleneceği kabul edilerek evlenmesinden önceki dönem ile evleneceği kabul edilen yaştan sonraki dönem için belirlenen destek pay oranları yukarıda açıklandığı üzere Dairemiz içtihatlarına uygun olmadığı gibi, Daire ilkelerine göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir. Eldeki davada, hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda bahsi geçen ilkelere aykırı düzenlenmiş olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenle; mahkemece, Yargıtay uygulamaları da gözetilmek suretiyle, bilirkişiden işaret edilen hususlarda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalılar arasında yer alan davalı ... şirketinin (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'na göre maddi tazminattan sorumlu olduğu, manevi tazminattan sorumlu olmadığı gibi manevi tazminata ilişkin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlardan da sorumlu değildir. Mahkemece maddi-manevi tazminat taleplerinden kabul edilen miktara göre ayrı ayrı yargılama gideri, vekalet ücreti, karar ve ilam harcı belirlenerek sigorta şirketinin maddi tazminat talebi hakkında yargılama gideri, vekalet ücreti, karar ve ilam harcından poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna dair karar verilmesi gerekirken manevi tazminata ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı ... şirketinin diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğuna dair karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...'nin %25 oranında kusurlu oluşu nazara alınarak manevi tazminata hükmedildiği, davacılar vekilinin maddi tazminat talebinden feragat ettiği gerekçesiyle; davacıların maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davacı ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 07.05.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 07.05.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 07.05.2013 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat alınan ve davalı sürücüsünün idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ile 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.