Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25198 E. 2022/10066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25198
- Karar No
- 2022/10066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacı ... vd. vekili Av.... tarafından, davalı ... aleyhine 24/12/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen davada ... vekili Av.... tarafından, davalı ... ve ... Sig. A.Ş. aleyhine 04/12/2014 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen 07.06.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Hükmüne uyulan Dairemizin 28/09/2020 gün 2020/411 E. 2020/3026 K. sayılı ilamında; “…Dava dosyası arasına alınan Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/714 esas ve 2015/75 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılardan ... ve dava dışı ... Sigorta A.Ş. aleyhine bakiye maddi tazminatın tahsili için dava açıldığı, anılan dava dosyasının 25/03/2015 tarihinde eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak mahkemece birleşen dava dosyası hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu husus, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin 2. fıkrasındaki "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklindeki emredici düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek birleşen dava ile ilgili herhangi bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. ../... -2- Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; söz konusu karar, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesi “Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmünü haizdir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde manevi tazminat bakımından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükme A.14. bent olarak “Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden vekilin emek ve mesaisine karşılık A.A.Ü.T.nin 10/1 maddesi gereğince davanın ret oranına göre manevi tazminat yönünden belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine” bendinin eklenmesine kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 13/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.