Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24523 E. 2023/471 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24523
Karar No
2023/471
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/281 E., 2017/430 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Hükmün Bozulması KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 05.07.2021 tarihli ve 2021/1107 Esas, 2021/4136 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın düzeltilmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu şirket aleyhinde yürütülen icra takibinde borca yeterli malvarlığı bulunamadığını, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla iki adet lüks aracını davalı 3.kişi İnfoma A.Ş.'ne devrettiğini, davalı şirketler arasında organik bağ ve muvazaalı ilişki bulunduğunu ileri sürerek muvazaalı satış işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; her iki davalı şirketin kurucularının, faaliyet adreslerinin farklı olduğunu, dava konusu icra dosyasındaki alacağın henüz kesinleşmediğini, müvekkili borçlu şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu yönde menfi tespit davası açtıklarını, satışların gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisine gelen kayıtlar ile borçlu şirket ile aracın devredildiği şirketin yetkililerinin aynı olduğu haliyle borçlu şirketin şirket adına olan araçlarını borcun doğumundan sonra alacaklılarından mal kaçırmak için farklı ünvanda ancak aynı kişilere ait şirkete devrettikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalı İnfoma İç ve Dış Tic. Danışmanlık Hizm. A.Ş adına olan ... ve ... plaka sayılı araçların devrine ilişkin tasarrufun iptaline, İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün 2012/13565 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı şekilde araçlar üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına ve davacı tarafa satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 05.07.2021 tarihli ve 2021/1107 Esas, 2021/4136 Karar sayılı ilamıyla; "... Somut olayda dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde; davacı tarafın davalı hakkında İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2012/13565 sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin iptali için İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/1151 sayılı dosyasından açılan davada davanın reddine karar verilmişse de, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09.04.2013 tarih ve 2013/4332-2013/13512 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra ilk derece mahkemesinin 2013/662-2013/980 sayılı kararı ile direnerek yine davanın reddine karar verdiği bunun üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda hala derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan icra takibinin iptali davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi bu dosya içeriğine ve oluşacak sonuca göre dava şartları yeniden değerlendirilerek esasa girilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; bozma ilamında anılan dava dosyasının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-363 E ve 2019/462 K. sayılı onama ve akabinde 2019/12-607 E. ve 2020/118 K. sayılı karar düzeltme talebinin reddi kararı ile 11.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, bu sebeple sehven yapılan hatadan dönülerek, bozma kararının kaldırılmasını ve onama kararı verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Dairemiz bozma ilamında; somut olayda dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde; davacı tarafın davalı hakkında İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2012/13565 sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin iptali için İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/1151 sayılı dosyasından açılan davada davanın reddine karar verilmişse de, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2013 tarih ve 2013/4332-2013/13512 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra ilk derece mahkemesinin 2013/662-2013/980 sayılı kararı ile direnerek yine davanın reddine karar verdiği bunun üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda hala derdest olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle anılan icra takibinin iptali davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gereğine değinilmişse de; icra takibinin iptali için açılan bu davada verilen red kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-363 E ve 2019/462 K. sayılı onama ve akabinde 2019/12-607 E. ve 2020/118 K. sayılı karar düzeltme talebinin reddi ile 11.02.2020 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacı tarafından başlatılan icra takibinin kesinleştiği ve dava şartlarının gerçekleştiği anlaşılmış olup, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilerek, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yeniden incelenmesinde; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı şirket yetkilileri aynı kişiler olup, bu durumda İİK'nın 280/1 maddesi kapsamında araçların devredildiği davalı 3.kişi şirketin davalı borçlu şirketin mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 05.07.2021 tarihli ve 2021/1107 E. - 2021/4136 K. Sayılı bozma ilamının belirtilen şekilde KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2017 tarih ve 2016/281 E., 2017/430 K. sayılı kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan karar düzeltme harcının davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24523, K. 2023/471, T. 16.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24523-e-2023-471-k-e45aa46462a3