Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24520 E. 2023/3316 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24520
- Karar No
- 2023/3316
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1722 E., 2021/1177 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/501 E., 2019/158 K. Taraflar arasındaki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca muvazaa hukuksal sebebine dayalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 15.09.2021 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Muvazaa davalarında dava değerini, davacının alacağının miktarı ile iptali istenilen muvazaalı işlemin değerinden hangisi daha az ise o değer oluşturur. Dava konusu uyuşmazlıkta; davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2006/7361 sayılı dosyasındaki alacağı temlik aldığı, eldeki dava dilekçesinde harca esas değeri dava tarihi itibariyle takip alacağının ulaştığı miktar şeklinde116.518,20 TL olarak göstermiş ise de Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/847 esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonucu itirazın 28.713,30 TL yönünden iptaline 06.05.2015 tarihinde karar verildiği, işbu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bir başka deyişle davacının temlik alacaklısı olarak alacak miktarının 28.713,30 TL olduğunun eldeki muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davasının açıldığı tarihten önce belirli olduğu, iptali istenilen muvazaalı işlemin, işlem tarihindeki değerinin ise 350.000,00 TL olduğu, düşük olan değerin davacının alacak miktarı olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen değer 28.713,30 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 15.09.2021 tarihli ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.