Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23193 E. 2023/11578 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23193
- Karar No
- 2023/11578
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/37E-2021/337K HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idare tarafından 17.08.2018 tarihli kaza sonucu doğan alacağın tahsili amacıyla davalıya icra takibi başlatıldığını, davalının borcu olmadığından bahisle itiraz ettiğini, davalı şirketin maliki olduğu aracın sürücüsünün davacı idarenin maliki olduğu otobüsün sağ ön kısımlarına çarparak olay yerini terk ettiğini, söz konusu kaza nedeniyle 1.149,30-TL hasar meydana geldiği ve 40 dakikalık servis dışı kalma bedeli olarak 216,67-TL zarara uğradığını, davalı tarafın maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu ve idarenin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin maliki olduğu aracın böyle bir kazaya karışmadığını, bu nedenle olay yerini terk durumunun mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağının dosyada mevcut olmadığını, davacı tarafın tutanağı deliller bölümünde belirtmediğinden bu durumun çelişki oluşturduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın otobüsünün büyüklüğü düşünüldüğünde öyle bir kazaya karışan araçta hasar meydana gelmesi gerektiğini ve aracın bu derece hasarlı şekilde olay yerini terk etmesi hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın açıldığı İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/361 E. 2020/48 K. 25.08.2020 tarihli kararında; Davacı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eshot Genel Müdürlüğünün İksisadi Kamu Teşekkülü olduğu, davalı Ahmet Yar Soğutma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile aralarındaki iş bu davanın ticari nitelikte sayılacağından görevsizlik kararı verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce (2020/1982 E. 2020/1582 K) istinaf başvurusunun miktar yönünden kesin olarak reddine kararı verildiği, 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 5/A maddesi ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirildiği, davacı Eshot Genel Müdürlüğü tarafından davalı şirkete haksız fiil neticesi itirazın iptali davası açıldığı, davacının iktisadi devlet teşekkülü, davalının tacir olduğu davanın ticari dava olduğu, asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkemelerine tevzi edilip, yukarıda esas numarasına kaydının yapıldığı, davanın görevsiz mahkemede açılma tarihinin 09.08.2019 olduğu, dava açılmadan önce 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalının aracının, davacıya ait otobüse çarpmasıyla oluşan hasar ve servisten geri kalması nedeniyle doğan zararın tazmini istemli takibe vaki itirazın iptali davasının ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, mahkemece asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, anılan kararın istinaf isteminin ise miktar yönünden reddedildiği, akabinde davaya bakan asliye ticaret mahkemesince davanın ticari dava olduğunun kabulüyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereği zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş olmasını yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebeplerden saydığı, mahkemece öncelikle somut davada davacı Belediyenin tacir olmadığı ve bu nedenle işletmesinin de ticari işletme sayılamayacağı, diğer yanın ticari işletmesini ilgilendiren bir iş olmasınınsa bu halde bir etki doğurmayacağı gözetilerek, eldeki davanın TTK 4. Maddesinde belirtilen ticari davalardan olmadığı bu nedenle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilip olumsuz görev uyuşmazlığı sebebiyle yargı yeri tayini istenmesi gerekirken, görevli olunduğu yanılgısıyla ticari davalarda öngörülen zorunlu arabuluculuk dava şartının mevcut olmadığı gerekçesine dayanılarak davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup somut olayda uyuşmazlık eldeki davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığı buradan varılacak sonuca göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi mi? Yoksa Asliye Ticaret Mahkemesi mi? Olacağının belirlenmemesinden kaynaklanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesi. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesinde, Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili husulardan doğan davalar ve çekişmesiz yargı işleri ile bu kanundan doğan hukuk davalarının, ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5/2.maddesinde, bir yerde ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen, bu kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda; davacı Eshot Genel Müdürlüğü ve davalı Ahmet Yar Soğutma Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir olduğu gibi, dava tarafların ticari işletmelerine ait araçların kazası sonucu gerçekleşen haksız fiile dayalı ticari dava niteliğinde olduğundan uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Nitekim eldeki dava önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine, dava Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek, sonucunda arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir. 2. Davaya konu olayda; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle, mahkemece ilgili kanun hükümleri doğrultusunda karar verildiği, delillerin değerlendirilmesine ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlarda, açık kanun hükümlerine aykırılık bulunmadığı ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.