Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22021 E. 2022/16576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22021
- Karar No
- 2022/16576
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 20.05.2021 tarih 2021/İHK-15028 sayılı itirazın kabulü ile davanın usulden reddine dair kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 19.03.2020 tarihinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve iş gücü kaybının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; 25.01.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 121.508,40 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. Sigorta ... tarafından, davanın kabulü ile 121.508,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının kabulü ile davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. ... kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; 19.03.2020 tarihli kaza neticesinde davacının maruz kaldığı alt ekstremite maluliyetine ilişkin başvuruda sunulan Sakarya Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 07.10.2020 tarihli raporunda Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı belirtilerek %10 oranı belirlenmiştir. Bu raporda, her ne kadar Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı belirtilse de Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik eki cetvellerine göre alt ekstremite sorunlarında engellilik durumunun kişinin mevcut durumuna göre belirlenmesi gerektiği, kişinin özür durumunun zaman içinde değişebilme ihtimali varsa raporun süreli verilmesi gerektiği, devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede düzelme olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen yönetmeliğin eki cetvellerinde belirtilen söz konusu süre beklenmeksizin yedi ay sonra raporun tanzim edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; hükme esas alınan Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11.01.2021 tarihli raporda ise davacının maluliyetinin, kaza tarihi olan 19.03.2020 tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenmesi gerekmekteyken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca %11 olarak tespit edilmiş, bu oran üzerinden hesaplama yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının maluliyete ilişkin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince; maluliyete ilişkin alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davalı ... şirketine başvuru sırasında mevzuata uygun şekilde düzenlenmiş rapor sunulmasının özel dava şartı olduğu, bu nedenle davalının itirazının kabulü ile davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıa karşısında; İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e ve eki cetvellerinde belirtilen süre şartlarına da uyulmak suretiyle (davacının muayenesi de yapılıp) usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.