Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21916 E. 2023/3241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21916
Karar No
2023/3241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/404 E., 2021/488 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Reddi/Birleşen Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı birleşen davada davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde; davalıların maliki, trafik sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın kusuru ile meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davacı şirket tarafından “sağlık sigorta sistemi poliçesi grup sertifikası” ile sigortalı olan ...'nun yaralandığını, davacının kazada yaralanan sigortalısının tedavisi için 06.08.2009 tarihinde 34.166,23 TL, 21.08.2009 tarihinde 871,00 TL ve sigortalının hava ambulansı ile taşınması için de 25.06.2009 tarihinde 12.268,22 TL olmak üzere toplam 48.305,45 TL ödeme yaptığını, zararın rücuen tazmini gerektiğini belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.076,00 TL tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek diğer davalılar yönünden 06.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davacı vekili birleşen dosyadaki dava dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi üzerine aynı kaza nedeni ile asıl dosyanın davalılarından istediği tazminat bedeli olan 12.076,00 TL’yi SGK’dan da talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, olayda davacı yönünden halefiyet şartlarının gerçekleşmediğini, kazaya ... plakalı aracı kullanan sürücünün neden olduğunu, talep edilen tedavi giderini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, kazada yaralanan sigortalının tedavi giderlerinin davalı şirketten tahsil ettiğini halefiyetin söz konusu olmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, tüm kusurun kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsüne ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; açılan dava ile meydana geldiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle poliçe sahibine ödendiği iddia edilen hastane masraflarının talep edildiğini, oysa mevzuat incelendiğinde ödemelerin talep halinde gerçekleştirileceğinden bahsedildiğini, rücuen talepten bahsedilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.04.2014 tarihli ve 2010/231 Esas, 2014/149 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 12.076,00 TL tazminatın 06.08.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... şirketinin 125.000,00 TL tutarındaki poliçe limiti dahilinde ve 26.03.2010 dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Groupama Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2014/20081 Esas, 2017/5023 Karar sayılı kararı ile; "asıl dava bakımından hüküm kurulduğu fakat birleştirilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/627 E sayılı dava yönünden hiçbir hüküm kurulmamış olmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.12.2017 tarihli ve 2017/402 Esas, 2017/459 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davanın kabulü ile 12.076,00 TL tazminatın 06.08.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve SGK'dan alınarak davacıya ödenmesine, davalılardan SGK yönünden faizin 21.12.2012 tarihinden itibaren yürütülmesine, davacının Groupama A.Ş ye açmış olduğu davasının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2018/1295 Esas, 2020/4608 Karar sayılı kararı ile; "davalı kurumun haberi olmaksızın yargılama sonlandırılarak savunma hakkının kısıtlanmasının doğru görülmediği, somut olayda, tarafların iddia ve savunmalarının neden ibaret olduğu, ihtilaflı hususlar, hukuki uyuşmazlık, delillerin ne şekilde değerlendirildiği, birleşen davalı SGK ve asıl davalılar sürücü ve işleten bakımından davanın neden kabul edildiği, asıl davalı ... bakımından davanın neden reddedildiğinin açık olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.04.2021 tarihli ve 2020/404 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 9.661,09 TL'nin 21.12.2012 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde birleşen dosyada davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleşen dosyada davalı SGK vekili temyizi dilekçesinde; görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, kazanın Dikili'de olduğunu, haksız fiil yerinde dava açılması gerektiğini, sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1301 inci maddesi uyarınca halef sıfatının bulunmadığını, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, dava dosyasında tedavi giderlerinin özel sağlık sigortası kapsamında yapılmış olması nedeniyle tedavi giderlerinden yine 6l11 sayılı yasa uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını, kaldı ki sigorta şirketinin özel sağlık sigortası nedeniyle lehtardan primlerini tahsil etmiş olduğundan özel sağlık sigortası nedeniyle yapılan ödemelerden davalı kurumun sorumlu tululmasının davacı ... lehine sebepsiz zenginleşme meydana getireceğini, tedavi ücretlerinin yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan hukuk normları uyarınca hesaplamanın SUT kapsamında yapılması gerektiğini, mahkemece Sağlık Uygulamaları Tebliği (SUT) kapsamında bir değerlendirme yapılmadığını, faiz başlangıç tarihinin yanlış tespit edildiğini ve faiz oranın yanlış hesaplandığını, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, özel sağlık sigorta sözleşmesi nedeniyle rücuen tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Birleşen dosyada davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca birleşen davada davalı SGK'dan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21916, K. 2023/3241, T. 09.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21916-e-2023-3241-k-270f4aa9d880