Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21819 E. 2022/17051 K. – Sigorta Tahkim
Konu: Sigorta Tahkim Yargılaması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21819
- Karar No
- 2022/17051
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Tahkim Yargılaması
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması davasında ... İtiraz Hakem Heyetinin 20/06/2021 tarih 2021/İHK 18854 sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 15.08.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada, davalının ...'si olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 79.144,00 TL'ye yükseltmiştir. ... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulü ile 79.144,00 TL sürekli işgöremezlik zararının 04.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan alınmasına karar verilmiş; bu karara davalı vekili, ... nezdinde itiraz etmiştir. Sigorta ... tarafından; davalı ... vekilinin, ... Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 29.03.2021 tarih ve K-2021/31514 sayıllı kararına yaptığı itirazın kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak rapor düzenlenmiş, hakem heyetince anılan rapor karara esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sunulan raporda 2 üyenin imzasının bulunduğu, üçüncü üyenin adının yazılı olmasına rağmen uzman olup olmadığının anlaşılamadığı ve raporda imzasının da bulunmadığı, Yargıtay kararlarına göre maluliyet raporunda en az 3 uzman doktorun imzasının bulunması gerektiği, raporun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Eldeki dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğünden sonra açılmıştır. HMK'nin 114. maddesinde dava şartları gösterilmiştir. Aynı yasanın 115/2. maddesine göre de; eksik olan bir dava şartının, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. HMK'nin 114. maddesinde gösterilen dava şartı olarak belirlenen bir çok hususun tarafça giderilebilecek bir noksanlık olarak görüldüğü madde gerekçesinden de anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu" belirtilmiştir. Dairemiz uygulamalarında dava şartı olarak kabul edilen hususlarda eksiklik varsa dava usulden red edilmemekte bu eksiklik tamamlatılmaktadır. Yine, maluliyete ilişkin alınacak raporların Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarınca, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi yeterlidir. Buna göre, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğinden bu raporun karara esas alınmamasında isabetsizlik yok ise de, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi (15.08.2016) itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.12.2022 gününde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.