Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21728 E. 2023/255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21728
- Karar No
- 2023/255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : İHK-2021/19323 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine / Davanın kabulüne SAYISI : K-2021/45250 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 19.03.2018 tarihinde motosiklet sürücüsü olan müvekkili ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde davacının %18 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı aracın %75 oranında kusurlu olduğunu iddia ederek, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 35.000 TL sürekli maluliyet tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep etmiştir. Davacı vekili talebini 12.04.2021 tarihinde 236.788,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; dava şartı eksikliği nedeni ile başvurunun reddi gerektiğini zorunlu olan evrakların usulune uygun sunulmadığını, maluliyet raporuna itiraz ettiklerini hesaplamada TRH yaşam tablosu ve %1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, başvuranın kazada müterafık kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, belirlenen kusur oranlarının fahiş olduğunu, vekalet ücretinin yönetmelik gereği Asliye Mahkemelerinde hükmedilen vekalet ücreti miktarının beşte biri oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının Düzce Üniversite Hastanesi tarafından verilen 19.07.2020 tarihli rapora göre %17 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, kaza tespit tutanağı uyarınca başvuranının %25, davalıya sigorta araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu bulunduğunun anlaşıldığını, alınan aktüer bilirkişi raporu ile 236.788,00 TL maluliyet tazminatının tespit edildiği" gerekçesi ile 19.03.2018 tarihli kaza neticesinde malul kalan başvuranın talebinin kabulü ile 236.788,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava şartı eksikliği sebebiyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, sunulan raporun 01.06.2015 tarihli Genel Şartlarda belirtilen niteliğe haiz olmadığının anlaşıldığını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik madde (6)'da düzenlenen şekilde heyet teşkilini sağlamadığından raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, maluliyetin mevzuata uygun bir şekilde belirlenebilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'na ya da Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği'ne göre rapor vermeye yetkili bir hastaneye tevdi edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının ... genel şart ekinde yer alan TRH- 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, olayda müterafik kusur durumunun olup olmadığının araştırılmasını, sigortalı sürücüye atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, başvuru sahibi lehine hükmedilen tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...maluliyete ilişkin Düzce Üniversitesi tarafından tanzim edilen raporun kaza ile illiyet bağı kurduğunu, Erişkinler için Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edildiğini, davalı şirkete genel şartlara göre tazminat belirlemeye yeterli belge ile başvuru yapıldığını, Danıştay 8. Dairesinin verdiği Yürütmeyi Durdurma kararı neticesinde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin hesaplamada kullanılması gerektiğini, davacının bacağından yaraladığını, kaskının takılı olmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın bu nedenle reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki tespitler ve taraf ifadeleri gereği kusur raporu alınmasına gerek olmadığını, Avukatlık Kanunu'nun 169 uncu maddesindeki asgari sınırın altında vekalet ücreti taktir edilmesi bir başka yasa ile mümkün hale getirilebilir ise de Avukatlık Kanunu'nda yer alan bu hüküm Yönetmelik ile değiştirilemeyeceğinden başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin gerektiği" gerekçeleri ile davalı vekilinin yapmış olduğu itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ... kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 19.03.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacı ve davalı arasında arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve 15.01.2020 tarihinde anlaşamama tutanağının imzalandığı, başvuranın kaskının takılı olduğunun dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağından anlaşılmasına, progresif rant yönetimine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Eldeki davada kaza 19.03.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda karşı taraf, kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı dosya içinde mevcut ise de kaza ile ilgili kusur oranlaması yapılmadığı görülmektedir. Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını iddia etmiş, ... ise verdiği kararda, dosya içinde bulunan ifade tutanakları ve kaza tespit tutanağına göre kusurla ilgili sorun olmadığı kanaati ile davalıya sigortalı aracın %75 oranında kusurlu olduğunu kabul etmiştir. Ancak eksik inceleme ile karar verilemez. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.