Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21552 E. 2024/2892 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21552
Karar No
2024/2892
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1397 E., 2021/1487 K. DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.08.2019 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/397 E., 2020/350 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, davalının mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 16.08.2017 tarihinde baldızı davalı Havva Sağlam'a sattığını belirterek, bu tasarrufun iptali ile taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Havva Sağlam vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin, diğer davalı ...'den boşandığı eşinin kız kardeşi olup, ...'le tanışıklığının buradan geldiğini, dava konusu taşınmazın bedelini ödemek için davalının Vakıfbank'tan 100.000,00 TL kredi kullandığını, bu nedenle yapılan işlemin muvazaalı olmadığını, zaman içerisinde evin kredi taksitlerini ödemeyi aksatan diğer davalı ...'e banka tarafından ihtar çekildiğini, banka tarafından herhangi bir hukuki işleme girişilmemesi için müvekkilinin ablası ...ın ailesine durumu anlattığını ve kendilerine maddi olarak destek olmasını istediğini, bunun üzerine müvekkilinin babasının bankaya ödeme yapmaları için kızı ...a 45.000,00 TL elden para verdiğini ve konut kredisinin 45.000,00 TL'sinin ödendiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı konut kredisinin kapandığı gün satın aldığını, müvekkil ve ailesinin diğer davalıya defalarca borç para verdiklerini ve geri alamadıklarını, bu nedenle de dava konusu konutun ...'den müvekkil ve ailesine olan borçlarına karşılık olarak müvekkil adına devredildiğini, bu itibarla müvekkil ve diğer davalı ...'in mal kaçırmak amacıyla aralarında tasarruf işlemi gerçekleştirildiği iddiasının gerçek olmayıp hiçbir şekilde bu iddiayı kabul etmediklerini, davalının boşanmasının aile içi anlaşmazlıklardan kaynaklandığı, yapılan araştırmalar sonucunda durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalı ...'a yapmış olduğu satış işleminin tamamen gerçek işlem olduğunu, muvazaa olmadığını, diğer davalının söz konusu taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücünün de bulunduğunu, taşınmazın satış bedelinin düşük görünmesinin sebebinin taşınmazı konut kredisi ile müteahhitten satın aldığını ve müteahhitin satış bedeli olarak bu tutarı bildirdiğini, çekmiş olduğu kredi kayıtlarında da görüleceği üzere taşınmazı tapuda gösterilen bedelden çok daha üstünde bir bedele satın aldığını, aynı şekilde Havva Sağlam'a taşınmazı satarken de taşınmazın gerçek değeri ile satış yapmasına rağmen bu tutarı değiştirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıların akraba olduğu, ivazlar arasında da oransızlık bulunduğu ve satışa rağmen borçlunun eşinin taşınmazda oturmaya devam ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Havva Sağlam vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosya içerisinde yer alan haciz tutanağının aciz vesikası hükmünde sayılmasının mümkün olmadığını, Çarşamba İcra Müdürlüğü’nün 2019/1889 sayılı dosyasında yer alan 07.08.2019 tarihli karar tensip tutanağında alacaklının aciz vesikası talebinin reddedildiğini, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ve cevap dilekçesinde belirttiği iddiaları yineleyerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkil davalı ile diğer davalı arasındaki satış işleminin gerçek satış olduğunu, müvekkil davalının diğer davalıdan almış olduğu borçlara karşılık olarak diğer davalıya taşınmazını satış suretiyle devrettiğini, Çarşamba 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/597 esas sayılı menfi tespit davası dosyasında Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2019/1889 sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespiti neticesinde maddi durumun değişecek olması nedeniyle tasarrufun iptali davası açısından bekletici mesele yapılması ve iş bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, müvekkil davalı tarafından davacı yan aleyhine; davacı yanca tasarrufun iptaline konu edilen Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2019/1889 esas sayılı dosyada borcu olmadığına ilişkin Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/597 esasına kayıtlı menfi tespit davası açıldığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 inci bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri yineleyerek , kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu davaların görülebilmesi için diğer genel dava koşullarının yanında , davacının borçludan bir alacağının olması ve borçlu hakkında yapılan takibin kesinleşmiş olması gerekir. Bu dava koşulları diğer dava koşulları gibi yargılamanın sonuna kadar varlığını devam ettirmelidir. Somut olayda, Ziraat Bankasından çekilen kredinin ödenmemesi üzerine Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/2156 sayılı dosyasından başlatılan takipteki borcun davacı tarafından ödendiği, bu ödeme nedeni ile davacı tarafından borçlu aleyhine Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/1889 sayılı dosyasından takip başlatılmış ve takip kesinleşmiştir. Ancak, borçlu tarafından çekilen kredinin büyük bölümünün davacıya verildiği ve böyle bir borcu olmadığı iddiası ile Çarşamba 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/597 Esas-2023/385 Karar sayılı dosyasında menfi tesbit davası açıldığı, davanın kısmen kabul edildiği ve dosyanın İstinaf Mahkemesinde olduğu anlaşılmıştır. Bu halde, Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/597 Esas-2023/385 Karar sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2. Kabule göre ise, davacı, borçlu hakkında başlattığı Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/1889 sayılı takip dosyasındaki alacağın tahsili için haciz ve satış isteme yetkisi verilmesini istemiş olmasına rağmen hükümde Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/2156 sayılı takip dosyası hakkında karar verilmiş olması da hatalı olmuştur. IV.KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21552, K. 2024/2892, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21552-e-2024-2892-k-d49dd06cfaec