Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21189 E. 2023/9582 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21189
- Karar No
- 2023/9582
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1111 E., 2021/1110 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü /İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1236 E., 2018/825 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16.03.2015 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu aracın davacıların annesi olan yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 900,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen zarardan sigorta şirkeninin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe hükümlerini tekrarla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların annesi olan ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsünün %20 oranında, müteveffanın ise %80 oranında kusurlu olduğu, ölenin kaza tarihinde 69 yaşında, davacıların ise 42 ve 44 yaşında olmaları nedeniyle, annelerinin desteğine ihtiyaç duyacak yaşta bulunmadıkları, dava dilekçesinde defin, tedavi gideri, hastane masrafı tarzı zarar kalemlerinden bahsedilmediği, ayrıca müteveffanın kaza akabinde hastaneye kaldırıldığı ve devamında vefat ettiği, dolayısıyla doğmuş hastane masrafı bulunmadığı, kaldı ki bu tip acil durumlarda tedavi giderlerin SGK'nun sorumluluğunda olduğu, SGK'ca karşılanmamış bir tedavi gideri oluştuğunun da dosyaya yansımadığı ve cenaze giderleri yönünden de davacılar tarafından ibraz edilmiş bir belge bulunmadığı, bu durumda maddi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği; manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak, tarafların kusur durumlarına, sosyal ekonomik yapılarına, yaşına, hakkaniyete göre belirlenecek bir miktarın taktirinden ibaret olacak olmasından dolayı 69 yaşında ve ölümüne ağırlıklı olarak kendi eylemi ile sebebiyet veren annelerini kaybeden davacıların olaydan duydukları manevi elem ve üzüntünün boyutu dikkate alınarak takdir edildiği gerekçesiyle; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabüle ile ... için 3.000,00 TL ve ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... ile ... İnşaat Nak. San. ve Tic. Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin taleplerinin, bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak yazılı biçim ve şekilde reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki destek zararına ilişkin belirleme ve değerlendirmelere karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmemiş olmasının hatalı bulunduğu ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı taraf, yargılama sırasında ölenin davacılardan ... ile birlikte oturduğunu, almış olduğu emekli aylığı ile davacı tarafa katkı sağladığını, aynı zamanda aynı evde ikamet etmeleri ve ...'ın eşinin çalışması nedeniyle, ev işleri gibi günlük ihtiyaçların giderilmesine de katkı sağladığı, biri 7, diğeri 11 yaşında olup torunlarına baktığını belirterek, destek tazminatı talep etme haklarının bulunduğunu ileri sürdüğü, dosya kapsamına göre; her iki davacının da evli olduğu, birinin 42, diğerinin ise 44 yaşında bulunduğu, ...'ın biri 2003 doğumlu, biri de 2011 doğumlu olan 2 çocuğunun, diğer davacı ...'ın da biri 1995, diğeri 1999 doğumlu 2 çocuğunun bulunduğu, UYAP'tan temin edilen bilgi ve belgelere göre ...'ın ölümünden önce kız evlat sıfatı ile ölüm aylığı almakta olduğu, müteveffanın nüfus kayıtlarındaki bilgilere göre yerleşim yeri adresi davacı ...'la aynı olduğu, birlikte oturdukları ileri sürülen davacı ...'ın ise aynı binada ve fakat başka bir dairede ikamet etmekte olduğu, resmi kayıtlara göre ölen ile birlikte oturduğu anlaşılan ...'ın çocuklarının yaşları bakım çağının ilerisinde olduğu, davacı taraf ...'ın eşinin çalıştığını, bu nedenle yaşları küçük olan torunlarına babaannelerinin baktığını, müteveffanın sağlığında her iki davacıya maddi yönden düzenli ve eylemli yardımda bulunduğunu ileri sürmüş ise de bu iddialarını kanıtlama bakımından dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunmadıkları, konuya ilişkin olarak tanık ismi dahi bildirmedikleri, dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, ölenin kazanın meydana gelmesinde ağırlıklı kusura sahip bulunması, yaşı ve özellikle davacıların manevi tazminata ilişkin dava dilekçesindeki talep şekli gözetildiğinde, ölümle sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala uygun bulunduğu gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 16.03.2015 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.