Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20632 E. 2023/7202 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20632
Karar No
2023/7202
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/484 E., 2018/557 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda mahkeme davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü Mustafa Baki sevk ve idaresinde bulunan Erol Pürcü İnşaat Taahhüt Turizm ve Mühendislik Mimarlık Müşavirlik San. Tic. Ltd. Şti'ye ait aracın Bursa Yakın Çevre Yolu Acemler köprüye 100 metre mesafede orta refüj sulaması nedeniyle taşıt yoluna akan suyun yolu kayganlaştırması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yol ortasındaki ayırıcı taşlara çarpmak suretiyle meydana gelen kazada araçta büyük çaplı maddi hasar oluştuğunu, kaza yapan aracın müvekkili bulunduğu Eureko Sigorta tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/483 Esas-2014/164 Karar sayılı dosyasından hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak % 50 kusur üzerinden davanın kısmen kabul edildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin kararı ile idari yargının görevli olduğunu, dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi sonucu mahkemenin de karşı görevsizlik vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine gönderdiğini, Uyuşmazlık Mahkemesince davanın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırıldığını ve eldeki davanın açıldığını, bilirkişi raporunda kusur durumunu gösterir raporda asli kusurlu bulunan davalıya karşı sigorta ettirenin talep hakkı müvekkil sigorta şirketine geçtiğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalıya ödenen 5.750,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 16.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasından dolayı müvekkil Belediyenin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, trafik kazasının gerçekleşmesinde dava dışı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile "Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 10 uncu maddesinin b fıkrasında görev ve yetkiler bölümünde belirtilen yolların bakım ve onarımından sorumlu idarelerin yolların trafik düzenini ve güvenliğini sağlamak zorunda olma hükmünü ihlal ederek yolda sulama suyunun birikmesi nedeniyle yolun kayganlaşması ve kazaya sebep olmasından dolayı % 50 oranında kusurlu olduğu "gerekçesiyle davanın kabulüne 5.750,00 TL tazminatın 16.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, sürücünün kendi kusurundan kaynaklanan zarardan dolayı müvekkili idarenin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, yeşil alanların sulama işlemlerinin gece yarısı saat 00:00-06:00 arası gerçekleştirildiğini, yolun kayganlaştığına dair hiçbir bulguya rastlanılmadığını, yol ıslaklığının kazaya sebebiyet verdiği iddiasının ispatlanamadığını, hız kurallarının ihlali neticesinde kazanın gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20632, K. 2023/7202, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20632-e-2023-7202-k-602f360e28cd