Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20522 E. 2023/1909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20522
- Karar No
- 2023/1909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/412 E., 2021/82 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ... ile .... vekilleri ile davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların oğlu ... 'ın 15.01.2014 günü dava dışı ... 'ın kullandığı davalı ...’ye trafik sigortalı motorsikletin arka koltuğunda seyir halinde iken davalı ...’ye ait, davalı ...’ye trafik sigortalı, davalı ...'ın kullanımındaki kamyonetin motosiklet çarpması ile gerçekleşen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek davacı ... için 30.000,00 TL manevi, 500,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 30.000,00 TL manevi, 500,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş; yargılama sırasında talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davacıların sigortaya başvurması üzerine müvekkili şirketi tarafından hasar dosyası kapsamında 46.445,40 TL'nin 07.05.2014 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu fazlasıyla yerine getirdiğini, davacıların çocuğunun kask takmadığını ve araçta sürücünün ehliyetsiz olduğunu bile bile seyahat ettiğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ile .... vekilleri cevap dilekçesinde; kusur dağılımını kabul etmediklerini, kusurun tamamıyla motosiklet sürücüsünde ve yolcusunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; ... Genel Şartlarının " A.3 teminat dışında kalan haller" başlıklı maddesine göre manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak trafik poliçesinde teminat bulunmadığını, kazada davacı yanın ağır kusurlu olduğunu, kask takmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.10.2015 tarihli ve 2014/380 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 4.545,73 TL maddi tazminatın, davacı ... için 3.638,43 TL maddi tazminatın davalılar ... ve .... yönünden olay tarihi olan 15.01.2014 tarihinden davalılar .... ve HDİ Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı .... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2016/5763 Esas, 2019/1480 Karar sayılı kararı ile; "Davacılar desteğinin Mut Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde PVC Doğrama İmalat ve Montajcılığı üzerine eğitim görmesine göre, desteğin mezun olduğunda mezun olduğu okulun uzmanlık alanına göre ne iş yapabileceği, iş bulma durumuna göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, bu tespitlerden sonra desteğin belirlenen geliri üzerinden maddi tazminat hesaplaması yaptırılması gerekirken asgari ücret kadar gelir elde edeceği varsayımına dayanan bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı; öncelikle destek yolcunun trafik akışına ilişkin olarak kusursuz olduğu kabul edilerek daha sonra davacının uygun olmayan şekilde kasksız yolculuk yaptığı hakim tarafından değerlendirilerek, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken %10 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.02.2021 tarihli ve 2019/412 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 26.189,05 TL maddi tazminatın, davacı ... için 24.218,05 TL maddi tazminatın davalılar ... ve .... yönünden olay tarihi olan 15.01.2014 tarihinden davalılar .... ve .... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile .... vekilleri ile davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ile .... vekilleri temyiz dilekçesinde; kazada tüm kusurun desteğin yolcu olduğu araç sürücüsünde olduğunu, desteğin müterafık kusuru nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, bozma sonrasında ıslah yapılamayacağını, bozma ilamında %20 mürafık kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu indirimin yapılmadığını, ilk kararın lehlerine bozulmasına rağmen bozma sonrası verilen kararın daha aleyhlerine sonuç doğurduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, sigortalı araç sürücüne atfedilen kusur oranının dayanaksız olduğunu, davalı ... şirketinin kusurdan fazlası ile sorumlu tutulamayacağını, manevi tazminata ilişkin sorumlulukları olmadığından bu husus gözetilerek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiği halde kararda davalı ... şirketinin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulduğunu, anne ve baba yönünden hesaplanan yetiştirme giderinin de olması gerekenden düşük olduğunu, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebine yer olmadığını, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hüküm kurulmasının dayanaksız ve isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu araç ile diğer davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar ... ile .... vekilleri ile davalı .... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ..., .... ve ....'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.