Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20332 E. 2022/16573 K. – Sigorta Tahkim

Konu: Sigorta Tahkim

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20332
Karar No
2022/16573
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Tahkim

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü: K A R A R Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulüne karar verilmiş, anılan karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile hakem heyeti kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 67.489,61 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davacı vekilinin müterafik kusura yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı tarafça, davacının koruyucu tertibat kullanmayarak müterafik kusurunun bulunduğu, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiği savunulmuş, İtiraz Hakem Heyetince anılan savunmanın kabulüne karar verilerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Somut olayda tedaviye ilişkin belgelerin incelenmesinde davacının kazada L1 vertebra kırığı nedeni ile yaralandığı ve L1 vertebra kırığı nedeni ile malul kaldığı anlaşılmaktadır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davacı motosiklet ile seyri sırasında kaza gerçekleşmiş olup Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesinde göre motosiklet kullanıcılarının koruma başlığı takmaları zorunludur. Müterafik kusur indirimine gidilebilmesi için zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. Somut olayda yaralanmanın ve maluliyete esas teşkil eden arazın niteliğine göre davacının kaza sırasında kaskının takılı olmamasının zararın meydana gelmesinde ve artmasında etkisi olmadığı, zarar ile koruyucu tertibat kullanılması arasında illiyet bağı bulunmadığı, buna göre de müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması hatalı olup kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; ... ... tarafından, davanın kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nispi vekalet ücretine karar verilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 30. Maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 08.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20332, K. 2022/16573, T. 08.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20332-e-2022-16573-k-dd37c8853b6b