Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18995 E. 2022/15901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18995
Karar No
2022/15901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 28/04/2021 tarih 2021/İHK-10691 sayılı itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 06.05.2019 tarihinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve iş gücü kaybının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; 15/01/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 200.955,25 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kısmen kabulü ile 163.512,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekille temsil edildiğinden 19.483,67 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekilinin bu karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kısmen kabulü ile 107.877,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline, davacı vekille temsil edildiğinden 14.198,33 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, İtiraz Hakem Heyeti kararının dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a)Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, PMF 1931 Tablosu ve progresif rant esasına göre yapılan hesaplama doğrultusunda 163.512,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, TRH 2010 Tablosu ve %1.8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplamaya göre 107.877,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Tazminat hesaplamasında, Genel Şartlar ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazı bulunmadığından), %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazı kabul edilerek TRH 2010 Tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. b) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2) numaralı fıkrasında; ''Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir'' şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda; dava dilekçesinde, 06/05/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının malul kaldığı belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulü ile 163.512,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak talebin kısmen kabulüne ve 107.877,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bununla birlikte İtiraz Hakem Heyetince, faiz talebine ilişkin hüküm kurulmamıştır. Davacının tüm talepleri değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile 163.512,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken faiz yönünden eksik hüküm kurulması doğru değildir. Kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir. 3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı için 107.877,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 14.198,33 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekâlet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 30/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18995, K. 2022/15901, T. 30.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18995-e-2022-15901-k-92072756aef2