Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18991 E. 2022/14806 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18991
Karar No
2022/14806
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 15.04.2021 tarih 2021/İHK-10682 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan aracın karıştığı, 12.02.2018 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu aynı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; 04.01.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 177.339,62 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili; başvuruya konu kaza, iş kazası olduğundan SGK’dan ödeme alınıp alınmadığına ilişkin yazı istenmesi gerektiğini, başvuru şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini ve hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 177.339,62 TL tazminatın 03.11.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara davalı vekili tarafından itirazda bulunulması üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı ... vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, Hakem Heyetince hükme esas alınan Kocaeli Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporunun hangi mevzuat hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılamamaktadır. 12.02.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut ifade ve beyanlardan, davacının Kocaeli Belediyesinde işçi olarak çalıştığı, dava konusu kazanın, davacının belediyedeki işi sonrası bindiği iş yeri servisinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş, dosyaya Kocaeli SGK İl Müdürlüğünün 23.12.2020 tarihli yazısının sunulduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu hususta bir araştırma yapılmadığı görülmüştür. Şu durumda, SGK Başkanlığı'na yazı yazılarak, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan yapılıp yapılmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması halinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18991, K. 2022/14806, T. 16.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18991-e-2022-14806-k-dbb70f5f4129