Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18668 E. 2022/14516 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18668
- Karar No
- 2022/14516
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulüyle davanın usulden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp % 12 oranında malul kaldığını, davalının ödediği 19.829,37 TL'nin gerçek zararı karşılamadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 04.12.2020 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 116.851,32 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; 01.07.2020'de yapılan ödemeyle sorumluluklarının son bulduğunu, maluliyet oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 116.851,32 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 17.04.2020 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; davacının davalı sigortacıya başvuru sırasında sunduğu 09/03/2020 tarihli maluliyet raporunun 2019 Yönetmeliği'nin şekil şartlarına uygun olmadığı ve bu eksikliğin dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14.11.2022 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09/03/2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 12 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, rapor, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Ancak; kaza nedeniyle sol tibia kırığı oluşan davacıdaki maluliyetin tayini için, anılan yönetmelikteki 1 yıllık bekleme süresi dolmadan rapor düzenlenmiş olduğundan, bu raporun karara esas alınması mümkün değildir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK'nın 97. maddesi ile ... Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemizin yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Somut olayda; kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılmış olmakla birlikte, raporun düzenlendiği 09/03/2020 tarihi itibariyle yönetmelikte öngörülen 1 yıllık stabilizasyon süresinin dolmadığı; ancak, aradan geçen süreçte bu eksikliğin de son bulduğu dikkate alındığında, maluliyeti belirleyen raporun temin edilmesi mümkün olduğundan, İHH kararına gerekçe yapılan eksikliğin tamamlanabilir olduğu açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının aldığı ve dosyaya sunulu 09/03/2020 tarihli maluliyet raporunu düzenleyen heyetten ya da en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlenmiş maluliyet raporunun alınması için davacı tarafa makul bir süre verilip raporun temin edilmesi ve davalı yanın diğer itirazları da incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesinin hatalı olup bozmayı gerektirdiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.