Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17983 E. 2021/9692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17983
- Karar No
- 2021/9692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davada davacılar ... ve...’un maddi tazminat isteminin davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davacıların davalılar ... ve...’na yönelik davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın ise reddine dair verilen 09/02/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 31/10/2018 gün, 2015/18579 E- 2018/9887 K sayılı ilamında; hükme esas alınan tazminat hesabına dair bilirkişi raporunun davalı ... vekiline tebliğ edilmediği, 17/02/2015 tarihli bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliği ile davalının savunma hakkını kullanması ve rapora karşı varsa itirazlarını bildirmesinin sağlanması, itirazlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davada davacı ... için 45.213,88 TL, davacı ... için 34.148,08 TL maddi tazminatın 12/02/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ve poliçe limitleri dahilinde davalı ... Hesabından alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların, davalılar ...mirasçıları ve ... mirasçılarına karşı açmış oldukları maddi ve manevi tazminat davasının açılmamış sayılmasına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. 6100 s. HMK'nun 176-182. maddelerinde de ıslah müessesesi düzenlenmiştir. Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Mevcut bir davada ıslah yapılmış olması, dava dilekçesinde ve ıslahdilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla, fazlaya ilişkin haklar yönünden ek dava açılmasına engel değildir. Islahla müddeabih artırılırken, yargılaması süren davadaki müddeabih artırılmaktadır, uyuşmazlığın tümü için müddeabih sınırlandırılmamaktadır. Dava dilekçesinde ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle, ıslah edilen miktardan fazlasının ek dava ile istenmesi mümkündür. Tüm bu açıklamaların ışığı altında dava konusu olaya bakılacak olursa; davacı 06/05/2013 tarihinde açmış olduğu davasını 31/03/2015 tarihli ıslah dilekçesiyle ıslah etmiştir. Davacılar vekili 06/05/2013 tarihli ilk dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ve yine 31/03/2015 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu bildirmiştir. Yargılama sürerken davacılar vekili 11/09/2019 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları yönünden ek dava açmış ve ek dava asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece, 27/02/2020 havale tarihli bilirkişi raporuna göre asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise; davacı tarafın bozma sonrası bilirkişi raporunda davacılar için tespit edilen tazminat miktarının ilk davada alınan rapordan fazla çıkması nedeniyle ek dava açtığı ve eldeki dosya ile birleştirildiği, ancak davacı tarafın bozma öncesi verilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazda bulunmadığı, talebini bu rapora göre ıslah ettiği, kararda verilen tazminat miktarına karşı temyiz yoluna gitmediği, karara karşı sadece davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, bu haliyle davacılar için bozma öncesi verilen karardaki tazminat miktarının davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesi ile reddine karar verildiği anlaşılmakla birlikte mahkemece davacılar vekilinin fazlaya ilişkin hakkını ıslah dilekçesinde saklı tuttuğu değerlendirilmeden birleşen dava yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalı ...'na geri verilmesine 02/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.