Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17454 E. 2022/14288 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17454
- Karar No
- 2022/14288
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının kabulüne, davanın usulden reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü K A R A R Davacı vekili; 02/07/2018 tarihinde ... poliçesi olmayan motosikletin tali yoldan ana yola çıkışı sırasında seyir halinde olan davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 87.518,36 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 87.518,36 TL maddi tazminatın 31/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, itirazın kabulüne, davanın usulden reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza tarihi 02/07/2018 olup kaza sonucu oluşan maluliyet nedeni ile davacı tarafın dosyaya sunduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp anabilim Dalı tarafından verilen 19/02/2020 tarihli raporda, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik gereği davacının %17 oranında engeli olduğu belirtilmiştir. Söz konusu raporda maluliyete esas alınan yönetmelik kaza tarihi itibari ile hatalıdır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği, davalı tarafça da kabul edilmediği, her ne kadar tamamlanabilir dava şartı olsa da alınan ikinci rapor ile eldeki rapor arasında çelişki oluşacağı, çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir rapor alınması gerekeceği, ancak iki ay içerisinde iki maluliyet raporunun alınamayacağı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.