Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16744 E. 2021/8386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/16744
Karar No
2021/8386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki 6183 sayılı AATUHK’nun 66. maddesine dayalı istihkak davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 17/02/2021 gün ve 2020/1827 esas, 2021/681 karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Davacı vekili; dava dışı borçlu ... Boya Tekstil San ve Tic. AŞ'nin Türkiye ... Bankasından 30/12/2005 tarihinde 889.000 Euro kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak 01/06/2006 tarihinde düzenlenen ve ticaret sicil memurluğunca 09/06/2006 tarihinde tescil edilen ticari işletme rehni tesis edildiğini, dava dışı borçlunun borcunu ödememesi üzerine kefil olarak müvekkili şirketin 1.056.476,87 Euro ödeyerek Türkiye ... Bankasının haklarına 07/03/2008 tarihli yazı ile 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 496. maddesi gereğince halef olduklarını, buna bağlı olarak BK’nın 499. maddesi gereğince ... Bankasının tüm teminatları (ticari işletme rehni dahil) davacıya geçtiğini, bu sebeple ... Bankasının müvekkili şirkete BK’nın 496. maddesi gereğince ticari işletme rehni, ipotekler ve 26 adet senet üzerinde ödeme tutarı olan 1.056.476,87 Euro kadar halefiyetinin söz konusu olduğuna dair 07/03/2008 tarihli yazılı beyanı verdiğini, böylece ticari işletme rehninin alacaklısı ve lehdarının davacı şirket olduğunu, dava dışı şirketin davalı ... Dairesine olan vergi borcu nedeniyle 01/06/2006 tarihli ticari işletme rehnine konu menkullerinin davalı idare tarafından 25/12/2007, 03/05/2006, 19/03/2008, 31/12/2006 tarihli haciz tutanakları ile haczedildiğini, 24/03/2008 tarihli istihkak iddialarının davalı İdare tarafından haciz tutanaklarında böyle bir iddianın yer almadığından bahisle 31/03/2008 tarihinde reddedildiğini belirterek, 6183 Sayılı AATUHK'nun 66 maddesi gereğince istihkak iddiasının kabulüne, aynı Kanun’un 21/2 maddesi gereğince rehin haklarının saklı tutulmasına, rehin kapsamındaki malların davalı idare tarafından satışı halinde 74/2 maddenin dikkate alınarak satış bedelinden öncelikle rehin alacağının ödenmesine, satış bedelinin rehinli alacaklarının ve takip giderlerini geçmemesi halinde satışın tehir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17/03/2015 tarihli ve 2013/17568 esas, 2015/4337 karar sayılı ilamı ile “varılan sonucun dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmediği, mahkemece davacının iddiasının değerlendirilmesi amacıyla davalı idare tarafından bildirilen dava konusu mahcuzların bulunduğu dava dışı borçlu ... Boya Tekstil San. ve Tic. A.Ş nin adresine 08/02/2013 tarihinde keşfe gidildiği, ancak adres kapalı olduğu için keşfin yapılamadığı, davacı vekilinin 29/04/2013 ve 31/05/2013 tarihli dilekçeleri ile yeni keşif günü tayin edilerek keşif gününün keşif adresinde faaliyette bulunan dava dışı şirketlere HMK’nın 291/3 maddesi gereğince bildirilmesinin istenildiği, ancak mahkemece bu konuda işlem yapılmadan davanın reddedildiği, anılan keşfin davacıya ait adreste yapılmaması da göz önüne alınarak davacı vekilinin dilekçeleri doğrultusunda, keşfin yapılması ve keşfe katlanma zorunluluğunun düzenlendiği HMK’nın 288, 290 ve 291/3. maddelerindeki yasal düzenlemeler gereğince haciz adresinde faaliyette bulunan dava dışı şirketlere belirlenecek keşif gün ve saati bildirilerek mahcuzların bulunduğu adreste keşif yapılması, dava konusu mahcuzların 01/06/2006 tarihli ticari işletme rehni kapsamında olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi, kabule göre de 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca davalı idare yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdirinin doğru görülmediği” gereğince değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda “usulüne uygun tebligatlara rağmen dava konusu mahcuzların bulunup incelenmesi mümkün olmadığından bu hususta rapor alınamadığı, mahcuzların 6183 sayılı Kanun gereğince haczedilip teslim edildiği yedieminlere mahcuzları keşif günü hazır etmeleri yönünden yapılan tebligattan da sonuç alınamadığı, bunun üzerine yedieminde bulunan malların keşif ve bilirkişi incelemesine hazır edilmesi yönünde davalıya süre verilmesine karşın, yedieminlerin bulunamaması nedeniyle yedieminler aleyhine tazmin davası açıldığının bildirildiği, davanın açıldığı tarihten bugüne değin dava konusu mahcuzların bulunamaması ve bulunmalarının da fiili olarak imkansız olması nedeniyle bozma kararı uyarınca dava konusu mahcuzların 01/06/2006 tarihli ticari işletme rehni kapsamında olup olmadıklarını belirlemek mümkün olmadığından, ispat edilemeyen davanın reddine” dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ise Dairenin 17/02/2021 tarihli ve 2020/1827 esas, 2021/681 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş olup, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dava, 6183 sayılı AATUHK’nun 66. maddesi gereğince açılmış istihkak istemine ilişkindir. Her ne kadar davanın reddine dair verilen karar Dairemizce onanmış ise de, davacı vekilince karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan incelemede; dava konusu mahcuzların bulunamadığı ve bulunmalarının da fiili olarak mümkün olmadığından bahisle ispat edilemeyen davanın reddine dair hüküm kurulması isabetli görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17/02/2021 tarihli ve 2020/1827 esas, 2021/681 karar sayılı onama ilamı kaldırılarak, davacı vekilinin karar düzeltme isteği üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Dosya kapsamından; bozmaya uyularak yapılan yargılamada davalı idare tarafından mahcuzların keşif mahallinde ve iki ayrı yedieminde bulunduğunun bildirildiği, keşif mahallinde bulunan şirketlere yapılan tebligatların iadesi nedeniyle yapılacak keşfin ertelendiği, ticaret sicil memurluğundan gelen cevaba göre keşif mahallinde faaliyet gösteren şirketin tasfiye aşamasında olduğu ve tasfiye memurunun aynı zamanda yediemin ... olduğunun anlaşıldığı, mahkemece yedieminlere gönderilen tebligatlardan sonuç alınamadığı, bunun üzerine davalı idarenin yedieminde bulunan malları keşif günü hazır etmesine karar verildiği, davalının mahkemeye verdiği 08/12/2017 tarihli cevapta yedieminlerden...’nun malları teslim etmeyeceğini bildirmesi ve diğer yediemin...’e ulaşılamaması nedeniyle yedieminler hakkında 6182 sayılı Kanun’un 83. maddesi gereğince yasal takibat başlatıldığının bildirildiği, mahkemece yedieminler hakkında başlatılan yasal takip sonucunun beklenmesine ve yediemindeki malların hazır olduğu bildirildiğinde keşif yapılmasına karar verildiği, sonraki celselerde davalı vekili tarafından yedieminler hakkında işlemlere devam edildiğinin beyan edildiği, davalının 17/07/2018 tarihli cevabında ise yedieminler hakkında 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca bahsi geçen haciz tutanaklarındaki malların tayin edilen bedellerinin 1 ay içinde ödenmesi, aksi halde cebren takibat yapılacağı hususunda tebligat gönderildiği, her iki bilirkişi hakkında cebren takibat işlemlerinin devam ettiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece uyulan bozma kapsamında yapılan araştırma sonucu dava konusu mahcuzlara, bulundukları adreste keşif yapılarak ulaşılamamış ise de, 6183 sayılı Kanun’un 83. maddesi uyarınca yedieminlerin kendilerine bırakılan malları teslim zamanındaki durumları ile geri verme mecburiyetini yerine getirmemeleri üzerine cebren takibat başlatıldığının anlaşılması karşısında; dosyanın geldiği aşamada 01/06/2006 tarihinde düzenlenen ve ticaret sicil memurluğunca 09/06/2006 tarihinde tescil edilen ticari işletme rehni sözleşmesi ve sözleşmeye ekli bulunan rehne dahil unsurlar listesi, dava dışı şirketin vergi borcu nedeniyle düzenlenen haciz tutanaklarında haczedilen menkul malların listesi ve davalı vekilinin 17/11/2009 tarihli dilekçesinde yer alan davaya konu mahcuz listesi ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek, dava konusu mahcuzların 01/06/2006 tarihli ticari işletme rehni kapsamında olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereği yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜNE, Dairemizin 17/02/2021 gün, 2020/1827 esas, 2021/681 karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve kararın davacı yönünden açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, tashihi karar harcının ve temyiz peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16744, K. 2021/8386, T. 08.11.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-16744-e-2021-8386-k-9623a098c69b