Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16741 E. 2023/13688 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/16741
- Karar No
- 2023/13688
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/566 E., 2021/521 K. DAVA TARİHİ : 26.09.2018 HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/347 E., 2019/646 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2304 esas sayılı dosyasında borçlu ... aleyhine toplam 100.468,49.-TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, takibin kesinleştiğini, borçlunun haczi kabil malının bulunamadığını, ancak davalı borçlu ...'ın dava konusu taşınmazını 29.05.2018 tarihinde alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli olan diğer davalı ...'a devrettiğini, alıcı davalı ...'un da kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu ...'ın, diğer davalı alıcı ... ve müvekkili ...'ın ...halkından olup birbirlerini tanıyan ve bilen kişiler olduklarını, aynı köylü olmaları nedeni ile ...'ın satılan ev ve arsasından başka taşınmazının olmadığını ...'un bildiği halde dava konusu taşınmazı üzerindeki ev ile birlikte satın aldığını belirterek, ... İli,...lçesi, ...Mahallesi'nde kain, 115 ada, 7 nolu parselin davalı borçlu tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ...'a borcunu ödememek için üzerine kayıtlı dava konusu taşınmazı herhangi bir para almadan ...'a devrettiğini, açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin ablasının oğlu olduğunu, diğer davalıyla bir araya gelip, müvekkilini tuzağa düşürdüklerini, müvekkilinin çok uzun zaman önce dava konusu arsayı diğer davalıdan satın aldığını, söz konusu arazinin köydeki yapılara ilişkin düzenlemeler gereği araziye inşaat yapılması için devlet tarafından vatandaşlara tahsis edilmiş bir arazi olduğunu, ilgili yasa gereği inşaat yapılmasının zorunlu olduğu ve 10 yıl müddetle başkalarına devrinin kanunen sınırlandığı açık olduğundan yaygın uygulama gereği müvekkilinin araziyi haricen satın aldığını, araziyi aldıktan sonra inşaat faaliyetlerine başladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın satıldığı tarihteki satış değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark olduğu, ödeme emri tebliğinden sonra gerçekleşen satışın alacaklıya zarar verme kastı taşıdığı, taşınmazın değeri göz önünde bulundurulduğunda haricen satışa ilişkin olarak davalının HMK 200 gereği miktar itibariyle yazılı delil sunması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ili...lçesi ...Mahallesi 115 ada 7 parselde davalı ... adına kayıtlı taşınmazdaki satış işlemi şeklindeki tasarrufun iptali ile, davacıya bu taşınmaz yönünden ... 5. İcra Dairesi'nin 2018/2304 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferilerini karşılayacak miktarda cebri haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alacağın gerçekliği konusunda hiçbir araştırma yapılmadığını, tasarrufun iptali davalarında ön koşulun alacaklının gerçek alacaklı olması şartı arandığını, kesinleşmiş icra takibi varlığının yeterli olmadığını, müvekkili ile diğer davalı arasında hiçbir akrabalık olmadığını, davacının müvekkilinin ablasının oğlu olduğunu, davacının diğer davalıyla beraber müvekkilini tuzağa düşürdüğünü, mahkemece davalılar arasındaki durumu niteleme konusunda da hatalı değerlendirme yapıldığını, karşı tarafın muvazaa iddiasının tanık anlatımlarıyla tamamen çürütüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eve ilişkin abonelik kayıtlarından, masraf belgelerinden ve özellikle tanık olarak dinlenen davacının annesi-davalı ...'in ablası ...'ın beyanından; dava konusu taşınmazı davalı ...'un yaklaşık 20 yıl önce davalı ...'dan haricen satın aldığı, satın aldıktan sonra taşınmaz üzerine önce 2004 yılında duvar, 2015 yılında ev yaptığı, taşınmazın ise 2018 yılında davalı ...'e tapudan resmi olarak devredildiği, bu durumda evvelce haricen satılan ve bedeli ödenen taşınmazın sonradan devrinin yapılmasının, borcun tasfiyesi için gerçek malike intikalinin sağlanması niteliğinde olduğu, borçludan mal kaçırma kastı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/347 Esas - 2019/646 Karar sayılı ve 11/12/2019 tarihli kararının, HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; davacının davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; icra dosyasından dava konusu taşınmaza haciz yazısının geç yazıldığını, icra dairesinin bu hatasından faydalanan borçlu davalı ...'ın taşınmazını 29.05.2018 tarihinde alacaklı olan davacıdan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli olan diğer davalı ...’a devrettiğini, davalı ...'un borçlu ...'tan alacaklı olan davacıya zarar verme amacında olduğunu, mali durumunun iyi olmadığını bilen kişi olduğunu, taşınmazın haricen satın alınmasının kanuna karşı hile olduğunu, 10 yıllık süre 2009 yılında dolduğu halde tapuda gerçek temlik işleminin yapılmadığını, davacı ...’un kardeşi ve davacı ...’ın annesi olan tanık olarak ifade veren ...’ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı ... ile annesi arasındaki kırgınlığın ailevi olduğunu ve tanık Hatike ile davalı ...'in birlikte hareket ettiklerini, bu nedenle ...'ın taraflı olarak kardeşi lehine beyanda bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.