Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/15551 E. 2022/14271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/15551
Karar No
2022/14271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... ...'nin 02/03/2021 tarih ve 2021/İHK 5306 sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 10/09/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davalının ...'si olduğu araç ile davacının yolcu konumunda bulunduğu motosikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL'nin temerrüt tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ıslah ile talebini 121.932,21 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. ... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 121.832,21 TL tazminatın 24/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair 100,00 TL talebin reddine karar verilmiş; bu karara davalı vekili, ... nezdinde itiraz etmiştir. ... tarafından; müterafik kusur ile hesap yöntemine ilişkin itirazlarını kabulüne, diğer itirazlarının reddine, 31/01/2021 tarih, 2020.E.79500, K-2021/11056 sayılı kararın kaldırılmasına ve yeniden karar oluşturulmasına, davanın kısmen kabulü ile 90.476,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatından %30 müterafik kusur indirimi yapılarak 63.334,33 TL'nin 24.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; aktüerya raporunda sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin TRH 2010 Yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmış İtiraz Hakem Heyetince de bu rapor hükme esas alınmıştır. İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ancak davacı vekili temyiz dilekçesinde PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Taleple bağlılık ilkesi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 26.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Taleple bağlılık ilkesi tahkim yargılamasında da geçerli olup itiraz Hakem Heyetince talep dikkate alınmalıdır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; her ne kadar kaza tarihi itibariyle TRH 2010 Tablosu'na göre hesaplama yapılması gerekirse de davacının talebi dikkate alınarak PMF 1931 progresif rant usulüne göre tazminat hesaplaması yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Dosya içeriğinde, davacının ehliyetsiz sürücüsünün aracına binmesi ve kask takmaması nedeniyle; İtiraz Hakem Heyetince %30 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Hakem heyetince davacının müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü yerinde ise de, somut olayın özelliği dikkate alındığında, belirlenen zarardan %30 oranında yapılan indirim Dairemiz yerleşmiş içtihatları göz önüne alındığında yukarıda açıklaması yapılan BK'nın 44. maddesinde belirtilen uygun ölçülerin üstünde olmuştur. Bu itibarla, tazminattan müterafik kusur nedeniyle %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.955,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/15551, K. 2022/14271, T. 09.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-15551-e-2022-14271-k-99fe5ced4449