Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14960 E. 2021/7687 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14960
- Karar No
- 2021/7687
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27/10/2021 Çarşamba günü taraflar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 08/05/2018 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 22/04/2013 tarihinde davacının yolcusu olduğu davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonrası ödeme yapılmış ise de yeterli olmadığını belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın ilk başvuru tarihi 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 68.084,90 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının talebinin kabulü ile 68,084,90 TL'nın 27/04/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir. Somut olayda, dava dosyasındaki ifadelerden davacı ve yolcusu olduğu aracın sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmıştır. Davalı hatır taşıması savunmasında bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davacının hatır için karşılıksız taşındığına dair somut bir bilgi yahut belge bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazı reddedilmiştir. Dosya kapsamından davacı yolcu ile dava dışı araç sürücüsünün arkadaş oldukları ve birlikte seyahat ettikleri sabit olup, sürücü ile arkadaş olan davacının taşımada bir yararı olduğu ve olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Somut olayda, kaza günü yolcu olan davacının araçta arka koltukta seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olmadığı ve davacının omuz bölgesinden yaralandığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince, kaza esnasında koruyucu tertibatın takılı olmaması ile omuz maluliyeti arasında illiyet bağının somut verilerle kurulamadığı gerekçesiyle davalının itirazı reddedilmiştir. Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; KTK'nun 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.