Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14349 E. 2023/11273 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14349
Karar No
2023/11273
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/208 E., 2019/460 K. HÜKÜM/KARAR : Bozmaya uygun onama/ Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı ... vekili, Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan)17.Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 26.09.2019 tarihli kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, düzeltilerek onanmıştır. Kararın düzeltilmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin alacağı için borçlu Berat Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti aleyhine takip başlattığını, alacaklarının tahsilinin mümkün olmadığını, borçlu şirketin üçüncü şahısları zarara uğratmak ve mal kaçırmak amacıyla Ankara 46. Noterliği'nin 06.12.2012 gün ve 9772 ve 9773 yevmiye numarası ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nden olan 12.000.000,00 TL alacağını diğer davalı Abdürrahim Temiz'e temlik ettiğini, bu temliklere dayalı olarak davalı ... aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2013/1888 sayılı takip dosyasında icra takibi başlattığını, icra dosyasına verdiği dilekçe ile İİK 20. maddesinde yazılı sürelerden feragat ettiğini, takibin kesinleşmesine ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'ndeki alacaklarına haciz konulmasına muvafakat ettiğini, böylelikle alacaklılardan mal kaçırdıklarını, temlik ve icra işlemlerini aciz halindeyken yaptıklarını, söz konusu hususların davalıların karşılıklı bilgileri dahilinde olduğunu belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2014 tarihli ve 2013/415 Esas, 2014/391 sayılı kararıyla; davalıların uzun yıllardır birbirlerini tanıdıkları, üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 17.11.2017 tarih ve 2017/2053 Esas, 2017/10232 Karar sayılı ilamında ;"... a-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. b-HMK’nun 297/2.fıkrası gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenin borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda, dosya içeriğinden ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nden gönderilen dosyalardan, yargılamadan önce ve yargılama boyunca iptaline karar verilen temlike dayalı olarak davalı üçüncü kişi Abdurrahim'e bir kısım ödemeler yapıldığı, yine anılan şahıs tarafından borçlu şirket aleyhine başlatılan Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1888 sayılı takip dosyasındanda tahsilatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş karar tarihine en yakın zamandaki davacı alacaklının alacak ve ferilerinin ulaştığı miktar tesbit edilerek, üçüncü kişiye yapılan ödemelerin bu miktarı aşması halinde davalı üçüncü kişiden tesbit edilen alacak ve ferilerinin tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Ancak davacı alacaklınında alacağı borçlunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'ndeki istihkakları üzerinde ikinci sırada olduğundan, tahsilde tekerrür olmayacak şekilde infaz edileceğinin de belirtilmesi gerekmektedir. Öte yandan, hükmün 4.bendinde geçen "Davacı şirkete dava ve birleşen davadaki alacak ve ferilerini karşılayacak miktarla sınırlı olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için cebri icra yetkisi tanınmasına, "hükmünün neye ilişkin olduğunun belirli olmadığı gibi alacaklıya borçlu hakkında yeniden cebri icra yetkisi verilmesi de mümkün olmadığından infaz kabiliyetinin olmadığı açıktır. Mahkemece verilen hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı ve bu husus kamu düzenine ilişkin olup eksiklik halinde temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bozma nedenidir.." gerekçesi ile bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, aynı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 10.12.2019 tarih ve 2019/5716 Esas, 2019/11721 Karar sayılı ilamı ile kararın bozmaya uygun olduğu gerekçesi ile onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, temlik işleminin müvekkilin alacağının tahsiline yönelik olduğunu, bozma gereği davacının alacak ve ferilerinin ulaştığı miktarın belirlenmediğini, borçlu şirketin açtığı menfi tesbit davasının reddine ilişkin kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 15.12.2020 tarih 2020/441 Esas 2020/750 sayılı kararı ile bozulduğunu bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, onama kararının kaldırılarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davasıdır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekilinin, daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan diğer karar düzeltme istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında davacı alacaklının borçludan bir alacağı olması ve yargılama boyunca bu alacağın varlığının korunması gerekir. Somut olayda, her ne kadar davalı borçlu tarafından davacı aleyhine Niğde 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/227 Esas sayılı dosyasından açılmış menfi tesbit davası var ise de bu davanın tasarrufun iptali davasından sonra açılmış ve sonrasında da red edilmiş olması nedeni ile bekletici mesele yapılmamıştır. Ancak Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/227 Esas 2019/405 sayılı Kararı'nın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2020 tarih 2020/441-750 Esas ve Karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşme ve yapılan iş oranı ve yapılan ödemelerin tesbitinin usule uygun olmadığından ,yeniden tesbit edilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve yeniden görülmek üzere mahalline gönderilmiş, henüz İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilmediği anlaşılmıştır. Yapılan bu yargılama sonunda davacı şirketin hiç alacağının kalmadığı anlaşılırsa bu davanın reddi gerekecektir. Bu halde belirtilen menfi tesbit davasının sonucu bekletici mesele yapılarak, alacağın olmadığının tesbiti halinde davanın reddine, aksi halde şimdiki gibi karar verilmesi gerekmektedir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple; davalı ... vekilinin diğer karar düzeltme isteklerinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme isteklerinin kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14349, K. 2023/11273, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-14349-e-2023-11273-k-4ff08ee89687