Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1433 E. 2021/5229 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1433
Karar No
2021/5229
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yargılaması neticesinde davanın reddine ilişkin verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 19/02/2019 tarih, 2018/1554 E- 2019/1781 K sayılı ilamında “.... takip dayanağı belge şekil şartları yönünden geçersiz olması halinde borçlunun takip hukukuna göre itiraz hakkını kullanmamış olması halinde takip kesinleşmiş ise bu hususun resen araştırılması söz konusu değildir. Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin takip dayanağı belgenin şekil şartlarına uygun olmadığı gerekçesi ile alacağın gerçek olmadığı yönünde yaptığı saptama yerinde değildir. Yapılacak iş, davalı borçlu ... Grup Orman Ürünleri İnşaat Emlak Turizm. Gıda San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterleri incelenerek davacı ile aralarındaki ticari alım -satım ilişkisinin belirlenmesi, alım-satım işlemi varsa toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi dava konusu borcun olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği....” gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ...ve ... İnşaat Reklam Plastik Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alacaklı olduğunu, davalı borçlular aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2018/8410 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı borçluların aciz halinde olduğunu, davalı borçluların adlarına kayıtlı gayrımenkulleri diğer davalılara devrettiklerinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir. Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince “.......bilirkişi raporunda davacı ile davalı borçlu şirket arasında ticari defterlere göre ticari ilişki bulunmadığı, senet borçlusu olduğu halde takip borçlusu olmayan şirket yetkilisi ... ile davacı arasındaki ticari ilişkinin de takip konusu borçtan yaklaşık dokuz ay önce 23/02/2015 tarihinde başlamış olması, davacı ile ... arasındaki eft'lerin büyük kısmının 10/11/2015 tarihli sözleşmeden önce (muhtemelen başka bir ticari ilişki) yapılmış olması, altı adet taşınmaz alımı için adi sözleşme yapılmış olmasının hayatın olağan akışına ../... uygun olmaması gibi maddi ve hukuki olgular gözönüne alındığında davacının davalı borçlu şirketten olan alacağının gerçek bir alacak olduğunu ispatlayamadığı, bu nedenle eldeki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar ilamı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bozma ilamında; davacı tarafından davalı borçlu ... Gurup Orman Ürünleri İnşaat Emlak Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti aleyhine başlatılan ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2016/4480 sayılı takibin kesinleştiği, alacağın var olduğunun kabul edildiği, ancak alacaklı ile borçlu şirket arasında ticari ilişki olup olmadığının araştırılması için ticari defterlerin incelenmesinin istendiği belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de bozmaya uyulduğu belirtilerek yargılamaya devam edilmiştir. Bozma ilamı sonrasında; davacının ticari defterlerinin incelendiği, alacağın dayanağı olan satış sözleşmesinden sonra alacaklının şirketi ile davalı borçlu şirket yetkilisi ve şirket arasında ticari ilişkinin varlığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, alacağın dayanağı olan 10/11/2015 tarihli adi nitelikteki satış vaadi sözleşmesinden önce, davalı borçlu şirket yetkilisi ... ile ticari ilişkilerin olduğu, davacı ... tarafından dava dışı ... adına düzenlenen ve davalı borçlu şirket tarafından elektronik takas ortamında ibraz edilen 30/05/2015 tanzim tarihli çekler olduğu, davalı borçlu ile davacı arasında ticari ilişkinin tasarruf tarihinden önceye dayalı olduğu, her ne kadar borçlunun defterlerine ulaşılamasa da, davacı alacaklının usule uygun defterlerine HMK hükümlerine göre değer verilmesi gerektiği, bozma ilamı kapsamında dosyadaki deliller ile birlikte değerlendirildiğinde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, gerçek bir alacak olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın HMK’nın 373/2. maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/09/2021 gününde ... ve ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1433, K. 2021/5229, T. 22.09.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-1433-e-2021-5229-k-b00ef61d7446