Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10105 E. 2023/6443 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10105
- Karar No
- 2023/6443
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3558 E., 2020/3703 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü, istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/772 E. 2018/1053 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.11.2013 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın kaldırımda bulunan davacı küçük ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğu, davacının %42 oranında malül kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş 17.07.2018 tarihli dilekçe ile talebini poliçe limiti doğrultusunda 250.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiği, sigorta poliçesi teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, kazaya karışan aracın hususi otomobil olup davacının avans faizi isteminin haksız olduğu, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davalının temerrüde düşürülmediği, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olabileceği, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, mahkemece kusur incelemesi yaptırılması, Adli Tıp Kurumunca maluliyet tespiti gerektiği, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişle olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet ve tazminat raporunun olayın oluşu ve dosya kapsamıyla uyumlu ve yeterli olduğu, yaya kaldırımı üzerinde bekleyen yaya ...'ya davalının sigortaladığı aracın çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaldırımda bekleyen yaya davacının kusurunun bulunmadığı, Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapora göre davacının %19 oranında malül kaldığı, nihai zararın 415.809,97 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin, olay tarihi ... teminatı kapsamında oluşan zararın 250.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının gelirinin asgari ücretin 2,73 katı olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının gerekli tüm belgeler ile davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, bu nedenle temerrüt tarihinin hatalı olarak belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, davacının Gıda teknikeri olup mezun olup işe girdiği tarih itibariyle asgari ücretin üzerinden bir gelir elde edeceğinin açık olmasına, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün oluşmadığı, temerrüt tarihinin dava tarihi olabileceğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 19.11.2013 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.