Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10055 E. 2023/8526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10055
Karar No
2023/8526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1405 E., 2020/230 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kımsen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/119 E., 2018/579 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile 09.03.2005 günü aynı yönde seyreden müvekkilinin kullandığı aracı sıkıştırarak emniyetli mesafeyi geçmeden sağ şeride geçmek istemesi ile kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza sonrası Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/48 D.İş ... dosyası ile aracın 11.500 YTL hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ceza yargılamasında davalının 6/8 oranında (asli) derecede kusurlu olduğu dikkate alınarak cezalandırıldığını, müvekkilinin kaza neticesinde sakat kalarak malulen emekli olduğunu, aracının hurdaya ayrıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi, 10.000,00 YTL maddi tazminat ve 11.500,00 YTL araç hasar bedelinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini maddi tazminat yönünden 121.500,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe gereğince müvekkili şirketin manevi zararlardan sorumlu olmadığını, davacı tarafın dava açılmadan önce müvekkili şirkete müracaat ederek delil örneklerini vermediğinden müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi hasarda dahi haberdar olmadığını, davanın kabulü halinde mahkeme masrafı ve vekalet ücreti ve harçtan limiti ile orantılı olarak sorumlu olacağını belirterek, gerek faiz gerek masraf ve vekalet ücreti yönünden gerekse esas yönünden davanın reddini savunmuştur. 2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın müvekkilinin davacıya ait aracı sollamaya geçmesi üzerine davacının hızını artırması, zeminin ıslak olması neticesinde davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiğini, ekspertiz raporları ile minibüs ile kamyonet arasında herhangi bir sürtünmenin olmadığının ortaya çıktığını, araçta herhangi bir vurma sonucu tamiratın ve boyanın yapılmadığını, meydana gelen kaza ile kazaya sebebiyet veren eylem arasında nedensellik bağının dava konusu olayda söz konusu olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile önceden mevcut servikal spondiloza bağlı bünyesel dar kanal halinin, söz konusu travmatik patolojinin ortaya çıkmasında kolaylaştırıcı bir faktör olarak rol oynadığının tespitine yer verildiğini, tazminatın azami tutarının uğranılan zarar miktarı olduğunu, aracın satışı ile elde edilen değerin tazminat talebinden düşülmesi gerektiğini, bilirkişinin tayin etmiş olduğu değerin sıfır kilometre bir aracın değeri olduğunu, ayrıca 1977 model bir aracın, kilometresi, motor ömrü tespit edildikten sonra belirlenecek değerin yıpranma payı olarak tazminat talebinden düşülmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki tespitin tamamen yüzeysel olduğunu hiçbir bilimsel veriye dayanmadığını belirterek, davacının davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile ;davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 6.375,00 TL araç hasar bedelinin (Davalı ...Ş. yönünden 2005 yılı teminat limiti olan 4.000,00 TL limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı ...Ş. yönünden dava tarihi olan 28.04.2008 tarihinden, davalı ... yönünden olay tarihi olan 09.03.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; davacı ... lehine 110.000,00 TL maddi tazminatın (Davalı ...Ş. yönünden 2005 yılı teminat limiti olan 40.000,00 TL limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ...Ş. yönünden dava tarihi olan 28.04.2008 tarihinden, davalı ... yönünden olay tarihi olan 09.03.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... lehine 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.03.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebebleri 1- Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarla, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, davalı ... şirketi yönünden 2005 yılı teminat limitinin altında sorumlu tutulduğunu, 2017 yılına kadar kendisini vekil ile temsil ettiren müvekkili yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2- Davalı ...Ş. vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde; önceki savunmalarını tekrarla, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, 31.03.2016 tarihli ATK raporunu dikkate almayarak 2012 tarihli raporu hükme esas aldığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 3- Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; önceki savunmalarını da ayrıntılı şekilde tekrarla, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, eksik ve hatalı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya malullük aylığı bağlandığını, mahkemece bu konuda araştırma yapılması gerektiğini, davacının gelirinin fazla hesap edildiğini, davacıda kazadan önce var olan maluliyetin davacının meslekte kazanma gücünü ne oranda azalttığının tespit edilemediğini, manevi tazminatın kısmen reddi nedeni ile taraflarına maktu vekalet ücreti takdir edildiğini, maddi tazminatın da kısmen reddi nedeni ile maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, araç hasarına ilişkin bilirkişi veya ekspertiz raporu bulunmadığını, davacının hasarı ispatlaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararı ile " yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı görülen Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 14.03.2012 tarihli maluliyet oranının tespitine yönelik raporunun kendilerine tebliği ile davacı tarafın maluliyet oranı öğrenmiş olması da nazara alındığında, sözkonusu rapor tarihi olan 14.03.2012 tarihinden itibaren 1 yıldan daha az bir zaman sonra ıslahın yapıldığı 05.03.2013 ıslah tarihi itibarı ile zamanaşımı süresi dolmadan ıslah yapıldığının kabulünün gerekmesine, hesap bilirkişisi tarafından PMF 1931 tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasında ve ayrıca hükmün verildiği tarihte vekil ile temsil edilmeyen davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına ve SGK Rize Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 20.06.2017 gün ve 19580592-915.03.04.01-E.3370709 ... cevabi yazısı ile, davacı ...'e 09.05.2005 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle SGK tarafından herhangi bir gelir bağlanmadığının tespit edildiğinin bildirilmiş olmasına, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, belgelere, ceza dosyası kapsamına, yazı cevaplarına, bilirkişi raporlarına ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, olay tarihi, eylemin niteliği, tarafların kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının da yerinde olduğu, bu sebeple davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, davalı ... vekilinin yüksek olduğuna yönelik istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu" gerekçesiyle davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf başvurusunda ileri sürdüğü sebepler ve resen görülecek nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. 2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde istinaf başvurusunda ileri sürdüğü nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının kullandığı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, manevi tazminat ve araç hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ; a-Mahkemece davalı sigortacının sorumluluk limiti belirlenirken, poliçenin düzenlendiği 2004 yılı teminat limiti esas alınmıştır. Oysa 31.12.2003 tarih ile 25333 ... ve 24.12.2004 tarih ile 25680 ... Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “ Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası tarife ve talimatının” B.1. maddeleri gereği, “Bu tarife ve talimatın yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak sigorta sözleşmeleri, zorunlu mali mesuliyet sigortası yeni teminat ve primleri üzerinden yapılır.Ancak sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça teminat tutarı artırıldığı takdirde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın, artırılan teminat tutarı bu sözleşmeler içinde geçerli olur. Bu Tarife ve Talimat ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır.Sigorta şirketleri, düzenledikleri poliçelerin ön yüzüne "Sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan tarafından teminat tutarları artırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olur." ibaresini yazmak zorundadır. Zeyilname yapılmaksızın poliçelerin yeni teminat limitlerinden geçerli olacağına dair tarife ve talimatname 01.01.2004 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiş; dava konusu trafik kazası ise 09.03.2005 tarihinde meydana gelmiş olduğundan ... plakalı araca ait ... Sigorta A.Ş tarafından tanzim edilen 21.06.2004-21.06.2005 tarihleri arasını kapsayan poliçe teminat limitleri maddi hasar için 5.000,00 TL'ye, sakatlanma için 50.000,00 TL'ye kendiliğinden ek prim ödemeye gerek kalmaksızın yükselmiştir. Şu durumda Mahkemece, davalı ... şirketinin, kaza tarihinde geçerli olan, araç hasarı için 5.000,00 TL, sakatlanma için 50.000,00 TL teminat tutarından sorumlu olduğu gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde poliçede yazılı (4.000,00 TL ve 40.000,00 TL) limitten sorumlu tutulması doğru olmamıştır. b-Dosya kapsamından; davacının kendini vekil ile temsil ettirerek dava açtığı, davacı vekili Avukat ... Öztürk'ün 17.02.2017 tarihli dilekçeyle vekillikten istifa ettiği, İlk Derece yargılamasının sonraki aşamalarında vekilinin istifa etmesi üzerine davacının davasını kendisinin takip ettiği, istinaf aşamasında ise 12.02.2012 tarihinde davacı vekili olarak Avukat ... Karalioğlu'nun dosyaya vekaletname sunduğu görülmektedir. 1136 ... Avukatlık Kanunu’nun 164 üncü maddesi uyarınca; avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir. Aynı Kanun’un 168 inci maddesi uyarınca hazırlanan karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre; bu tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Aynı Tarife’nin “Ücretin Tümünü Haketme” başlıklı 5 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası; “Hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır” hükmünü içermektedir. Yargılama gideri olan vekalet ücretine hükmedilmesi için bir duruşmaya katılma veya bir dilekçe vermek yeterli olup, mahkemece maddi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilmesi nedeniyle davacı yararına Tarife hükümlerine göre belirlenen ücrete hükmedilmesi gerekir. Vekilinin istifa etmesi, davacının vekalet ücretini kazanmasına engel değildir. Ayrıca yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. 6100 ... HMK’nın 330 uncu maddesine göre, dava sonunda mahkemece hükme bağlanan vekalet ücreti, lehine hüküm verilen tarafa aittir. O hâlde, mahkemece, davacının tazminat istemlerinin, kısmen kabulüne, karar verildiğine göre, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ; a- Davacının beden gücü kaybına yönelik olarak Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 14.03.2012 tarih 2012/415 ... rapora göre; trafik kazasına bağlı olarak şahısta mevcut vertebra travmasından sonra meydana gelmiş olan kuardriparazi kalıcı arazı nedeni ile şahsın; meslekte kazanma gücünü %69 oranında kaybetmiş olduğu belirlenmiş, mahkemece Yargıtay kararlarına göre; davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma günü kaybının hesabı için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden ya da Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınması gerektiği belirtilerek Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmıştır. 13.06.2014 tarihli işbu rapora göre; kendisinde bünyesel omurga patolojileri bulunan davacıda kaza sonrası tespit edilen omurga patolojileri arasında mevcut tıbbi belgelere göre illiyet bağı kurulamadığı, olay öncesi ve olay tarihli kişinin sağlık durumunu belirten tıbbi belge ve grafiklerinin gönderilmesi durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceği, mevcut tıbbi belge ve dosya kapsamına göre illiyet bağı kurulamadığından meslekte kazanma gücü kaybı tayini yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece kaza tarihi olan 09.03.2005 tarihinden önce davacının tedavi evrakları araştırılmış ancak ulaşılamamıştır.Bu sefer davalı vekilinin itirazları üzerine dosya Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmiştir. 31.03.2016 tarihli raporda kişi hakkında düzenlenen tedavi belgelerinin incelenmesi neticesinde davacı ...'de 09.03.2005 tarihindeki kaza sonrası tespit edilen omurga patolojileri arasında mevcut tıbbi belgelere göre illiyet bağı kurulamadığı, bu sebeple meslekte kazanma gücü kaybı tayini yapılamadığı, olay öncesi ve olay tarihli kişinin sağlık durumunu belirten tıbbi belge ve grafilerinin (özellikle omurga grafileri) gönderilmesi durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Mahkemece Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 14.03.2012 tarihli rapora itibar edilerek, trafik kazasına bağlı olarak ...'de mevcut olan vertebra travmasından sonra meydana gelmiş olan kuardriparazi kalıcı arazı nedeni ile şahsın; meslekte kazanma gücünü %69 oranında kaybetmiş olduğu, kaza öncesine ve kaza sonrasına ilişkin tıbbi evraklara hastaneler nezdinde ulaşılamamasının kişi aleyhine değerlendirilemeyeceği davacıda maluliyetin oluştuğuna dair şüphe olmadığı gerekçesiyle, %69 oranındaki maluliyete göre hesap edilen tazminat miktarından davacının ıslah ettiği talep miktarına hükmedilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Zira kaza öncesine dayalı tedavilerine yönelik belgelere ulaşılmadığından Adli Tıp Genel Kurulunca kaza sonrasındaki muayene ve tedavi evrakına göre mevcut rahatsızlığı ile kaza arasında illiyet bağı kurulmadığı gerekçesiyle rapor tanzim edilmiş ise de Adli Tıp Genel Kurulunda davacı bizzat muayene edilmemiştir. O halde Mahkemece kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre davacının bizzat muayenesi yapılarak ve tüm tedavi evrakları incelenerek kazadan kaynaklı yaralanmasına dayalı maluliyetinin tespitinin sağlanması ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulundan ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. b- Davacı ... Çaykur Ambarlık Çay Fabrikasında mevsimlik işçi olarak çalışmaktadır. 28.12.2012 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, davacının geliri Çaykur Ambarlık Çay Fabrikasında mevsimlik işçi olarak çalıştığı 2005 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos ve Eylül aylarına ait ücret bordrosuna göre ve ayrıca davacının ürettiği çayları fabrikaya teslim etmesi sonucu elde ettiği hak edişlerine göre ,her iki gelirin toplanması suretiyle, yıllık gelirin tespiti yapılmış, işlemiş devre için bu toplama göre işleyecek devre için ise asgari ücretin 2,63 katı üzerinde gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece işbu rapora göre tespit edilen tazminata hükmedilmiştir.Ancak hesap raporu yetersiz olup hüküm vermeye elverişli değildir. Davacının tarımsal faaliyetleri sonucu çay fabrikasına teslim ettiği ürünlerden elde edilen kazançlar aylık gelire dahil edilemeyecektir zira, davacının yaralanması ve iyileşme döneminde gelir elde ettiği tarım arazileri, zaten gelir getirmeye devam etmektedir. O halde, somut olayda, yapılması gereken, davacının gerçek gelirinin tespitinde, bilinen dönem için yılın 5 ayı mevsimlik işçi olarak çalıştığı gözetilerek bordrosunun esas alınması suretiyle, geri kalan aylar için ise davacının tarımsal faaliyetinin niteliği, davacının şahsi ve yönetsel katkısının ne oranda olduğu, davacının yerine işin görülmesi için başka birisinin çalıştırılması halinde, ilgili meslek odasından bu iş için ne kadar ücretle başka birisinin çalıştırılabileceği sorularak ve davacının kişisel yetenek ve emeğinin tarımsal faaliyete katkısı belirlenerek, bu katkının parasal değeri tespit edilip bu değerin asgari ücrete oranlanması ve pasif dönem hesabında ise asgari geçim indirimi eklenmeksizin net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. c- Davacı tarafın araç hasarına yönelik tazminat talebi 11.500,00 TL olup mahkemece araç hasarının kısmen kabulü ile 6.375,00 TL'ye hükmedilmiştir. Ancak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına, reddedilen araç hasar tazminatı bakımından vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2/a-b) bendinde yer alan sebeblerle davacı vekilinin , (3/a-b-c) bendinde yer alan sebeblerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ile davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10055, K. 2023/8526, T. 04.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10055-e-2023-8526-k-ff88b8ce8718